pezevenk
akustikcinayet(27-01-2005 20:27)
- farsça pejvend kelimesinden dilimize girmiştir yol gösterici manasındadır.
- kibarca olsun diye herhalde,muhabbet tellalı olarak kullanılan kelime.kadın pazarlayan.evlenmek için değil tabi.kadınsa mama da denebilir.
halk arasında şu şekilde anlatıldığı vakidir;iki gün pezevenk derler,üçüncü gün beyefendi olursun. - kadınları satarak değerlendirme yolunu seçmiş kişilere verilen ünvan.
- tüccar.
- vergiden arındırılmış kişilere verilen san.
- (bkz:arkadaş arkadaşın sosyal kıyakçısıdır)
- azericede kötü anlamı olmayan,aksine iyi olarak adam anlamı taşıyan kelime. yabancı versiyonu için (bkz:pimp)
- niçin gurur kırıcı bir küfürdür bilinmez aksine iyidir seni satıyorum ehehehe diye cevap verilebilir bazıları pezemenk diye telaffuz eder
- dostlarını birbirleriyle tanışıtırıp bundan yüzdelik alan beyefendi de denebilecek kişi.
- sermayeden istediği kadar yiyebilen tüccar
- kompela`yı ünlü yapan, argoda bir kelime.
- bir ara rüşvetin belgesinin de sorulduğu vatandaş.(bkz:anlayana sivrisinek saz)
- rakının satıcısı.
(bkz:meze)
(bkz:ayrılmaz ikililer)
(bkz:orospu)
(bkz:fahişe) - muhabbet tellalı
- iç müktesebat izin vermediği için faturasız yoldan yani kayıt dışı, her türlü kadın (hatta ibne)) alım satımı ve dahili ticareti yapan kişidir. bir nevi tüccardır. ama tüccarların sahip olduğu ortak niteliğe yani saygınlığa yada itibara sahip değildir. bunun nedeni ise elbette faturasız alışveriş yapmasıdır.
uluslararası çalışan pezevenklerin yaptığı iş yaz kadın ticareti olarak adlandırıır. fakat bu ticaretin uluslararası olanı da kayıtdışı olduğu için yurt dışından getirilen mallar proforma fatura ile alınamaz ve satılacak olan mallar da ihraç kaydı altında gönderilemez. haliyle vergilere binaen mahsup edilemez.
özetle pezevenk fatura kesemeyen, devletten vergi indirimi sağlayamayan kayıtdışı bir tüccardır. haliyle kayıtdışı çalışan, vergi kaçıran her tüccar da sattığı malın niteliği ne olursa olsun pezevenktir. (bkz:düz mantık) - büyüyünce ne olacaksın sorusuna verilebilecek cevapların en dumur edeni, en bir daha sorulmaya cesaret ettirmeyenidir.
- fuhuş patronu
- farsça "pejavend" kelimesinden geldiği söylenir. o dildeki anlamı "kapı tokmağı" veya "sürgü" imiş. türkçeye de “kapıda bekleyen adam” anlamıyla girmiş. şimdi kullanılan anlamı ise malum.
- bir rivayete göre de ermenice'den dilimize geçtiği söylenen kelime.
(bkz:pozavak) - cacık içindeki sarımsağın ünvanı.
- dünya ahvâlinden haberi yoktur
sohbeti din ile açar pezevenk
komşusu aç iken kendisi toktur
sanki melek olmuş uçar pezevenk
karanlık işlerde zıplama ister
evine granit kaplama ister
dünya mektebinden diploma ister
insanlık dersinden kaçar pezevenk
herkesin kabına çeşmesi akmaz
erkek sinekleri hareme sokmaz
fakir komşusunun yüzüne bakmaz
selâmsız sabahsız geçer pezevenk
sanırsın Allah'la akte oturmuş
cennete giderken macun götürmüş
hûriler'i dizip işi bitirmiş
şimdi gılmanları seçer pezevenk
aydınlığa düşman yobazın dölü
hû çekerken şişmiş ağzında dili
erbâbi, ülkede bunlardan dolu
durmadan zehrini saçar pezevenk
Âşık erbabi - ilk erkeğe ilk kadını sunanın ağzından ne manaya geldiği öğrenilmesi gerekendir. işin içinde çıkar varsa bu adla anılan insanlar olur. başka türlüsü düşünülemez. zira bazı geleneklerde misafire eş sunmak büyük bir misafirperverlik örneği ve gelenektir. *
"insanlar türetti ise kavram olarak türetmiş" şeklinde düşünülebilir fakat "kökü kimden ve nereden geliyor" iyi bir düşünmek gerekir. aslında erkekleri mutlu etme işinden menfaat sağlayanların mesleği denebilir. ilham kaynakları ise hep soru işareti olarak kalacak veya " ihtiyaç " karşılama ile sınırlı kalacaktır.
(bkz:deli saçması)
