orhan pamuk

klaket(04-09-2004 08:30)

  1. türk edebiyatının en bilenen simalarındandır. romanları kimileri tarafından yerilirken kimileri tarafından da göklere çıkarılır ki ben göklere çıkaranlar arasında yer alıyorum. dili çok kötü ve savruk kullandığı hatta ingilizce`nin dilbilgisine göre yazdığı söylenir. bu pamuk`un dille oynamasından kaynaklanır. cevdet bey ve oğulları adlı romanında türkçe`yi ne kadar iyi kullandığını göstermiştir. kara kitap şimdiye kadar yazdıkları arasında baş yapıttır.
    klaket

      (04-09-2004 08:35)
  2. kitaplarının içi dipsiz,karanlık bir kuyu gibidir.
    romulus

      (04-09-2004 08:43)
  3. her kitabında farklı bir yazım tarzı deneyen yazar. yazarken devamlı yazabileceğini gösterir şekilde yazar yani uzatır hatta öyle ki insan sıkılır gına gelir. buna rağmen iki kitabını zor da olsa bitirdim. okuması zor bir yazar ama kendini geliştiren bir yazar düz değil.
    emresem

      (01-12-2004 22:27)
  4. son yaptığının anasını ve babasını komşuya şikayet etmekten farkı yok.
    raskolnikov

      (09-02-2005 22:06)
  5. hiç bir özelliği olmayan ve bangır bangır denildiği gibi yut dışında bir halt yiyemeyen,üstelik tamamen facia olarak yurt dışında nitelendirilen kalem oynatıcısı.
    aclevent

      (10-02-2005 23:18)
  6. türk toplumuna yabancı ve kompleksli bir iç muhalif. ben neden türküm gibi bi kompleksi var zannedersem bu adamın. yazarlığı da tartışmalıdır ama şahsen kara kitabı iyidir.baba ve abisiyle arasında ciddi uyuşmazlıkları vardır. bunlar freudyen açıdan takıntılarının ve narsizminin bi sebebi olabilir belki.eleştirmenler tarafından bu hususların ciddi ciddi incelenmesi ve analizi gerekir.
    ammaa.beyaz kale, yeni hayat,benim adım kırmızı gibi eserlerinin umberto ecodan postmodernist aşırmalar olduğunu çözdüğümde derhal gözümden düştü.ilgilenenler için söyleyeyim. umbertonun gülün adı ile pamukun kırmızısı öyle bir benzer ki kopya kağıdı ile üzerinden geçirilmiş eskizlere benzerler.kurgu,olayların gelişimi zamanın akışı ve reel zaman gibi öğeler aynen intihaldir denebilir. şimdi aslında söylenecek çok şey var ama şöyle özetleyelim:
    muhtelif kompleksleri yüzünden yazı stilini kaybetme gibi zor bir durumla yüzleşmiş gerçek bir kabiliyettir,hakkının teslim edilmemesi onu bugünlerde daha da agresifleştirmektedir.
    hoca çocuk

      (11-02-2005 00:17)
  7. (bkz:ben orhan pamuk okuyorum)
    zortoporto

      (11-02-2005 00:20)
  8. eserlerinin bazıları umerto ecodan aşırmadır ve edebiyat dünyası bunu farkedememiştir (bkz:yalandan kim ölmüş?).

    son açıklamalarından sonra;

    tarih bilgisi
    kıçından rakam uydurmaktaki kabiliyeti
    -kendince - daha yüksek rakımlı mevkilere tırmanmanın,hatta ödüller almanın basit yolunu keşfetmiş olması
    belki ağzından çıkanların kulaklarına uğramıyor olması

    gibi durumlar hayret ve takdirle (?) karşılanmıştır.kendisi bol bol (s)övgüyü haketmektedir belki de.ancak Allaha ya da el kaideye havale etmek daha doğru bir davranış olabilir.
    desailless

      (12-02-2005 01:57)
  9. yeni nesil muhalif.günün tabularına karşı savaşmayı kendine görev edinen bir fenomen.şimdi onu anlamamız zor-her zaman ki- . her dönemin düşmanı farklı,cesur insanlara karşı yürütülen devamlı bir linç;işte burası Türkiye.

    yakın zamanların orhan pamukları için: (bkz:nazım hikmet) ,biraz daha yaklaşırsak günümüze (bkz:ahmet kaya) vs.
    judas

      (19-04-2005 12:43)
  10. bu ülke yönetimini sevmeyip bu ülkede yaşayanlardandır kendisi.bu ülke insanın parasını yiyen,kendine değer verenlerin suratına tüküren,kuyularını kazan şerefsizdir kendisi.orhan pamuk kitabı yakma kampanyasının en önde gidenlerindenim.
    angelofdeath

      (23-04-2005 20:21)
  11. çağdaş türk ve dünya edebiyatının en iyilerindendir. bu yanıyla bir yaşar kemal, bir latife tekin, bir suna kan,bir semiha berksoy,bir nuri bilge ceylan gibi ulusal gurur kaynaklarımızdandır. kendisi ve eserleri gerek reklam teknikleriyle, gerekse intihal tartışmalarıyla eleştiri konusu olmuştur. günümüz roman teknikleri, özellikle metinlerarası ilişkiler yönüyle intihal tartışmalarına yol açmaktadır. ama bunun orhan pamuk`la sınırlı olmadığını görmek gerekir.bir kara kitap`ı , bir yeni hayat`ı, bir benim adım kırmızıyı, bir kar`ı edebiyatımıza kazandıran, dünyanın en büyük kültür merkezlerinde yüzlerce edebiyatçı ve sanatçıdan büyük övgüler alan, en ciddi edebiyat çevrelerinin ödüllerini toplayan, adı nobelle birlikte anılmaya başlanan ve her romanıyla ben dahil onbinlerce insanı kalemine hayran bıraktıran orhan pamuk, hem ülkemizin yetiştirdiği en büyük yazarlardan, hem de en büyük değerlerdendir. kendi adıma konuşuyorum ve bu kalemin bana her romanı ve her satırıyla tam bir edebiyat zevki yaşattığını söylüyorum. son romanı kar önceki romanları gibi yoğun, dolu dolu bir eserdi. sonra onun istanbul`unu okuduk. bir dönemki resim sevdasını, ağabeyi ile arasındaki mücadeleleri, aşklarını. gözümüz yeni eseri için yollarda, umarım gecikmez.
    blue
    efendi ol!

      (23-04-2005 21:00)
  12. saygıdeğer yazarımıza ermeni diasporası cesaret madalyası takacakmış sonrada ver elini nobel ödülü. pamukçugiller ise orhan pamukun büyük bir aydın olduğunu sadace gerçekleri söylediğini iddaa etmektedir peki soru
    madem bir soykırım yaptık
    bu soykırımdan neden bütün ermeniler zarar görmedi mesala istanbuldakiler
    o zaman Türkiyedeki ermeni nüfüsu bir milyonken nasıl oluyor da 1.5 milyon ermeni katlediliyor
    ermeni çeteleri binlerce insanı katletmiştir bu nedir?
    asala örgütü onlarca diplomatımızı şehit etmiştir bu nedir?
    perception

      (23-04-2005 23:24)
  13. çukurova bölgesinde yetişir. 100 kilo orhan pamuk mu ağır yoksa 100 kilo ata neslihan demir mi?
    yansımalar

      (24-04-2005 00:38)
  14. alman kitapçılar ve yayıncılar birliği`nin bu yılki barış ödülüne layık görülen 2.ci türk yazar(1.yaşar kemal)
    tuva

      (23-06-2005 13:06)
  15. öldüğünde bu toprağın kendisini nasıl kabul edeceğini merak ettiğim yazar bile diyemiyorum artık gerisini siz doldurun
    hackisvack

      (12-07-2005 21:46)
  16. bir cümlesi bir paragraf şeklinde olan bu nedenle yazılarını okumaktan zevk almadığım,uslübunu beğenmediğim fakat yine de usta yazar.
  17. sözde ermeni soykırımı, insan haklarında Türkiyenin yetersizliği gibi konulardaki görüşlerine hiç değinmeden edebi yöndeki fikirlerimi belirtecek olursam derim ki;

    "belki bir kütüphanenin raflarını düzecek kadar kitap okumadım şu 20li yaşıma kadar, belki bir edebiyat dergisinde makale yazacak kadar edebiyata hakim değilim ama her gün belli bir vaktini kitaba ayıran ve bunuda yemek gibi, işemek gibi rutin işlerden sayan birisiyim. fakat tüm dünyanın(!) severek okuduğu, bizdeki tikisinden ciksinden, enteline kadar bir çok kişinin sıkı bir "fan"ı olduğu orhan pamuk beyin kitaplarını okuma konusunda bir özrüm var. oturup sümüklüböceklerin vücut haritaları üzerinde bile bir kaç saatini heba eden ben, niyeyse orhan pamukun kitaplarında 1 saat sınırını aşamadım. işte bu 1 saat sınırını bana hiç bir kitabında aşıramadığı için ben orhan pamuk`u başarısız bir yazar olarak görüyorum. lakin etrafımda kitabını akşamdan sabaha şıp diye bitiriveren insanlar da var, onlara sorduğumda ise "muhteşem bir yazar" cevabını alıyorum; koca bir banane. beni kendi düşündüklerim ırgaladığı için bence orhan pamuk iyi bir yazar değildir"

    derim
    phaidros

      (13-10-2005 17:14)
  18. çok istediği her halinden belli olan nobel ödülünü harold pintera kaptıran edebiyatçı

    (bkz:göt olmak)
    phaidros

      (13-10-2005 17:19)
  19. bir kitabını hevesle okumaya koyulduğum ve kitabın sonuna kadar gelmeme rağmen bir bok anlamadığım denyosal anlatım sahibi nobel adayıyken estirip hikayeler anlatan , ödülü alamayınca çifte telliye merak saran edebiyat insanı,karizmatik metabolizma.
    requiem
    poke topu

      (28-10-2005 22:06)
  20. fransa’da her yıl ‘en iyi yabancı roman’a verilen ‘le prix medicis etranger’ ödülünü bu sene kar romanıyla kazanan edebiyatçı
    dazzy
    aldırma be kalender

      (08-11-2005 00:20)
  21. çok ödüllü ve aynı zamanda çok gereksiz bir zat
    seyduna

      (08-11-2005 00:22)
  22. can yücel`den yıllar önce orhan pamuk`a ilişkin görüşler


    sepetinde üç dirhem pamuğu olmayan takımı
    fena halde tebelleş oldu orhan pamuk`a.
    yok efendim, bu nişantaşı çayırı züppesi
    -romancılık ne gezer serde!-
    reklam yazarıymış düpedüz
    veya son model helikopteriyle kapı kapı dolaşan
    postmodern bir seyyar satıcı.
    ben ki premodern bir şairim, diyorum ki size;
    bakmayın orhan`ın hep geçmişe mazilerden dem vurduğuna
    harem dairelerinde oryantal göbekler attığına!
    o mu sanki edebiyatımızda tek yağmur kaçağı
    üslubu bihoş mesleği nakkaş muşambası makintoş!
    bakmayın sokaklarda bir müze bekçisi gibi dolaştığına!
    o tam günün adamı
    antika olan biziz asıl
    gırtlağına kadar beyaz eşyaya, kara paraya batmış
    bu tüketim toplumunun has çocuğu o!
    bir kalemde yeni bir kalem sürdü piyasa ekonomisine
    kitapsızlar mahallesinde salyangoz bellenen, o yasaklı
    o tu kaka kitap kapış kapış gidiyor sapamarketlerde
    orhan eskiden yok olan bir şeyi yok satıyor
    biz ne kızıllar gördük kızılı yok pahasına satan.
    varsın o da kırmızı`yı okutsun ateş pahasına!

    can yücel
    seyduna

      (26-12-2005 14:31)
  23. şu sıralarda tutuksuz yargılanan, ytargılanmaya götürülürken tartaklanan, kariyerli yazar. suçlu olsa da olmasa da insan.
    mrstrange
    12!

      (26-12-2005 18:50)
  24. bir zamanlar web sitesi bizim tarafımızdan (cigicigi) hacklenen abuk-zubuk, kendinibilmez, şahsiyetsiz kişilik.
    cursed-manson

      (30-01-2006 23:02)
  25. insanlara bazı öznel değerlerinden uzak kalarak okumalarını tavsiye ettiğim yazardır. ben severim. ilk okuduğum kitabının kara kitap olmasında bunun etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. kesinlikle yazabilen bir insandır. bok atmak anlamsız ve komik. ayrıca frankrurtta barış ödülünü alırken hazırladığı konuşma da epey güzeldi. okumak isteyenler radikalin o tarihli sayısında bulabilir. okuduklarım içinde en sevdiğim kitabı kara kitap; pek zevk alamadığım ise kardır. okumak isteyenler kara kitapla başlasınlar derim.
    bakkhus
    .

      (17-08-2006 15:14)
  26. kitaplarında ayrıntıya çok önem vermesi okuycuyu sıkar.en azından beni sıkıyor.kitapları 52 dile çevrilmiştir.kanımca büyük başarıdır
  27. bir nobel ödülü kazanan ilk türk olan edebiyatçı.
    raptor

      (12-10-2006 19:32)
  28. isveç akademisi, "kültürlerin çatışma sembolleriyle ilgili çalışmaları nedeniyle bu ödülün pamuk`a vermiş.
    akademi yaşadığı kentin melankolik ruhunu arayışında pamuk`un, kültürlerin çatışması ve birleşmesinde yeni semboller bulduğu ifade edilmiş.
  29. sözde ermeni katliamını tanıyarak nobeli hak ettiğini kanıtlamış,bununla da yetinilmemiş ve kendisine nobel verilmiş türk olmayan roman yazarı.
    kalender

      (12-10-2006 20:41)
  30. açıklamalarıyla meşhur olmuş, sözde ermeni soykırımını tanımış, türk milletinin buğz ettiği türklerin karşısındakilerin ödüllendirdiği sözde yazar.
    yeşil bayrak

      (12-10-2006 20:51)
  31. (bkz:yılmaz özdil)
    tuva

      (13-10-2006 12:34)
  32. bu memleketi batının görmek istediği gözle gösteren herkes nobel alma potansiyeline sahiptir. bunu gördük. bir de film çeksinler o da garanti oscar alır. orhan efendiye bizim layık gördüğümüz hediye konulu erotik filmlerde kullanılan nacizhane masaj aletleridir.
  33. herne olursa olsun Türkiye yi diğer dünyaya kanıtlamış olan ne kadar yanlışı olsada o düşünme hakkını kullanarak ben demokratik bir ülkede yaşıyorum istediğimi yazarım öngörüsüne sığınmış tarafımdan alkışlanmış edebiyat açısından bu ülkenin görüp göreceği en büyük yazar.ona laf atmadan önce onu iyi anlayıp iyi okumuş olmak gerekir.
    pesimistic
    cıvık!!!

      (14-10-2006 13:21)
  34. orhan pamuk ermeni soykırımı tartışmalarına girmeden önce de kitapları 34 dile çevrilmiş her ülkede sevilen ve okunulan bir yazardır. bazı ülkelerde o kadar meşhurdur ki yolda yürüyemez. ama bizim türk insanı hiç bir değerini zamanında anlamaz. orhan pamuk`da öldükten sonra değeri anlaşılacak yazarlardandır zannımca. ayrıca nobel ödülü`de o kadar basit bir ödül değildir. kimseye vermezler iki laf etti diye.

    bir radyo programında sunucu diyor ki geri ver o ödülü kabul etmede görelim en kadar türk seversin falan. adam hayatında alabilecek en güzel ödülü almış bir edebiyatçı olarak. neden böyle bir hata yapsın ki hem bu siyasi kimliğine değilde edebiyatına, yazarlığına verilmiş bir ödüldür. hem de adam yuhlandığı bir yer olmasına rağmen "bu ödülü Türkiye için alıyorum" diye de bir açıklama yapmıştır.nobel gibi bir kurumda kendine bu kara lekeyi sürdürmez.

    Türkiye`de diğer ülkelerin alkışladığı bütün değerlerini hapse tıkmakta meşhur bir ülke olduğu için değerini çok sonra anlar.

    madem o kadar "milliyetçi"siniz nobel gibi bir ödülü bir türk aldı diye sevinin.
    natalia
    hepinizi şikayet edicem.

      (15-10-2006 22:22)
  35. (bkz:nobel`mi istiyorsun? türk`e söv!)
  36. orhan pamuğunda almayı başardığı "nobel edebiyat ödül"lü kitapları özellikle tercih ederdim.en azından bir kitap hakkında çok fazla bilginiz yoksa, okuyup okumamaya karar vermek için bu iyi bir kriterdir çünkü, yani ödüllü olması.
    artık bir kriter daha eksilmek üzere, kitap seçmek zorlaşıyor!!!
    tujok

      (15-10-2006 23:42)
  37. bir romanında Atatürk için



    "çocukluğunda kız kardeşiyle tarlada karga kovalayan sapık bir padişah. sonra kasaba meydanına dolanır, Atatürk heykeline sıçan güvercinleri ayıplar. Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına cumhuriyet'i emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu. Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük bir felaket olduğu."


    diyen o.çocuğu

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/5270583.asp?yazarid=5&gid=61
    tuva

      (17-10-2006 11:37)
  38. kişiye her ne kadar objektif bakmaya çalışsam da, baksamda kitaplarında paragraflarını çok uzun tutan ve bu yüzden kolay kolay bir bok anlayamadığım yakın zamanda nobel ödülünü (nihayet) alan ama benim kanaatimce değil nobel babayı bile hak etmeyen yazar.

    (bkz:arabanın hakkını ver hakkını)
    raistlin
    wtf ?¿?

      (17-10-2006 18:53)
  39. nihat gencin de ifadesiyle kitaplarının edebi kalitleri zırıltı olarak nitelendirilen yabancı adam.
    gülendam

      (20-10-2006 13:57)
  40. fazıl hüsnü`nün `ermeniyi övmeyene armağan yok` sözüyle fena halde ayar yemiş zat.
  41. nobel ödülü almış ilk türk yazar.

    nobel ödülü almış olması ödülün saygınlığı bakımından incelendiğinde büyük başarıdır.
    yıllardır yaşar kemal`in alması umulan ödülün verildiği kişidir.

    kitapları ödül almadan önce de birçok dile çevrilmiş yazar olduğu doğrudur. hatta yurtdışında bilinen nadide türk yazarlardan hatta türk insanlarındandır.

    ödülü almasından hemen sonra birçok kişi tarafından eleştirilmiş ve övülmüş kişi olma özelliği de göstermiştir.

    kitaplarının okunması kolay olmayan bir yazardır. genellikle kitaplarının sonları mutsuz ve karamsar biter. en iç açıcı sona sahip kitabı olarak benim adım kırmızı gösterilir.
    yeni hayat kitabıysa piyasaya çıktığı dönemde çok fazla satmış ve popüler olmuştur. bu kitabından sonra Türkiye`deki popüleritesine tam anlamıyla benim adım kırmızı romanıyla kavuşmuştur.
    en beğenilen, güzel ve iyi yazılmış olduğu iddia edilen romanı kara kitaptır.
    cevdet bey ve oğulları ve sessiz ev romanları da yazarın beğenilen diğer eserleridir.

    bir romanıyla ilgili (sanırım son romanlarından biriydi) şunu demiştir. " o aileye bir roman yazacağımı söyledim. onlardan amacıma dair hiçbir şeeyi gizlemedim. evlerinin fotoğraflarını çektim. sonra bu fotoğraflarımı çalışma masama astım ve yazmaya başladım." (cümleler birebir hafızamda kalmamış olabilir ama bu mealde cümleler kurmuştu.)
    (bkz:yorumsuz) - (yaratıcılık nerede?)

    nobel edebiyat ödülünü sadece sözde ermeni soykırımı hakkında yaptığı açıklamalardan ötürü almadığı bir gerçektir. bu kadar kolay değil en azından nobel almak için tek bir açıklama yapmak.
    kitapları için geniş bir lobisi olduğu bilinir, söylenir. hatta yemekler verip, yemeklere katıldığı vs.

    orhan pamuk ödülü almıştır. türk edebiyatı artık başka bir çehre kazanmıştır ve yurtdışında daha fazla merak edilir olacaktır.

    ancak, orhan pamuk`un ödülü alış tarzı ya da beyanatları bu ödüle bir gölge düşürmüştür. en azından insanlara, yazarlara ya da herhangi bir sanat dalıyla ilgilenenlere alttan alta şöyle bir mesaj verilmiştir: eğer toplumunuzun çizgisinin dışında kalırsanız, toplumun evet dediklerine kanıtlar sunamuyor olsanız bile hayır diyebiliyorsanız nobel ödülü alamayacak olsanız bile popülerlik kazanabilirsiniz. belli çevrelerce desteklenirsiniz, belli çevrelerin sizi desteklememesi bile size bir kazanım sağlar.

    orhan pamuk`un edebiyatına gelince, ben sevmem. (bkz:neye göre, kime göre?) bana göre.

    (bkz:dokunmayın orhana pamuktur)
    maybe

      (28-10-2006 04:20)
  42. kendisi hep ezilenlerin yanındadır, ama artık birazda tarih boyunca avrupa ve günümüzde ab karşısında ezilen şu anadolu insanının yanında yer al. avrupanın çifte standartlarını da kendi değer yargılarını eleştirdiğin hatta boğazına kadar cehalet içinde olduğun ama konuşmaktan geri durmadığın konular gibi konuş; demek istediğim yazar.
    mjordan
    peyami safa-yalnızız

      (28-10-2006 13:19)
  43. atv ana haber bültenine katıldığı bir akşam, o karizmatik, beyaz saçlı cool adamın aslında ne kadar heyecanlı, ne kadar yerinde duramayan yaramaz bir çocuk gibi, ne kadar içten ve samimi olduğu görülmüştür. ama akıcı bir konuşması olmaması çok ilginçtir. çoğu zaman kekeleyerek, kelimeleri tekrarlayarak ya da bazılarını yutarak konuşması ilgi çekmiştir. ayrıca kitaplarının hepsini elde yazarmış.
    natalia
    hepinizi şikayet edicem.

      (08-12-2006 01:17)
  44. nobeli milletini satarak almış olan yazar.
    femmefatale

      (08-12-2006 01:20)
  45. türk aydınının yüz karası. türk aydınları elbette yaşadığı toplumu eleştirecek, elbette toplumun bütün ikiyüzlülüklerini, yanlışlarını yüzüne vuracak ama bunu sadece ve sadece toplumda bir şeyleri değiştirme, bir şeyleri insanların yüzüne vurmak adına yapacak.kendi kişisel hesapları uğruna değil. orhan pamuk aptal değildir elbette, ne zaman, nerde ve nasıl bir açıklama yapacağını çok iyi bilmiştir. tek açıklamayla nobel alınması saçma görünebilir ama yapılan açıklama herhangi bir açıklama değildir. avrupa ülkelerinde birer birer kabul edilen ermeni soykırımı yasalarını tüm dünyanın gözünde meşrulaştıran, bakın artık türkler de kabul ediyor dedirten türden bir açıklamadır. orhan pamuk oyunu kurallarına göre oynadı ve kazandı(!). ama sadece kişisel çıkarı yüzünden aydın kimliğini yerle bir etti.nihat genç: "ben bu adamdan gıcık alıyorum ve buna da hakkım var." demiş sanırım. biz de türk halkı olarak bu adamdan gıcık alma hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız bence. ama maalesef türk halkı da kendini kandırıp sırf nobel hatırına orhan pamuk`u yavaş yavaş kabullenmeye başlamıştır. doğru hamleyi yapıp Türkiye`nin şah`ına mat çeken ve bunu avrupalı dostlarının (!) verdiği akılla yapan orhan pamuk`u tam olarak kabul etmek ve onla övünecek kadar nobel ödülünün parlak ışıklarına teslim olmamız dileğiyle.
  46. ferit orhan pamuk (d. 7 haziran 1952, istanbul). romanları pek çok dile çevrilmiş, ödüller almış türk yazar. postmodern romancılar arasında sayılmaktadır. orhan pamuk, 12 ekim 2006 tarihinde nobel edebiyat ödülünü kazanarak nobel ödülü kazanan ilk türk vatandaşı olmuştur.bu ödülü alması bazı çevrelerce siyasi olarak nitelendirilmektedir.[1]
    sinsikurbaga

      (10-12-2006 20:41)
  47. her ne kadar son zamanlarda üzücü olaylarla karşı karşıya kalmış olsakta.sözde ermeni soykırımının var olduğunu söylesede kişiliğini bir yana bırakıp edebiyatçı yönüyle değerlendireceksek eğer gerçekten büyük kabiliyet bugünlerde çok kızdığıı için yazıyor ve yanlış anlaşılmış olduğunu aldığı ödülün siyasetle ilişkilendirilmiş olmasından üzüldüğünü ve çok kırgın olduğunu söylüyor ve o yinede Türkiyenin nobel ödülü almış ilk edebiyatçısı.biyandanda takdir etmesini bilmek lazım diyorum.
  48. roman yazarı orhan pamuk bir isviçre gazetesinde yaptığı söyleşide şöyle dedi:
    " bu topraklarda 1 milyon ermeni ve 30 bin kürt öldürüldü ve bunu benden başka hiç kimse söylemeye cesaret edemiyor "

    bu sözleri Türkiye`de bir dergide yayımlanınca "türklüğü aşağılama" suçundan 30 haziran 2005 te hakkında dava açıldı.

    ardından alman gazetesinde yaptığı söyleşide ise şöyle dedi :
    " hükümetteki partiyi demokrasi için tehdit olarak görüyorum. bence en büyük tehdit ordu."

    bütün gayretine rağmen pamuk,2005`te nobel i alamadı ama bu ödül başka bir türk düşmanı harold pinter`a verildi .


    kitaplarında ise Atatürk`e bile açık açık sataştı:
    " Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına,cumhuriyet`i emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu."

    "Atatürk`ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğu."

    ve en kötüsü:
    "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık padişah."
  49. orhan yamuk diye de bahsedebiliriz kendisinden sokakta görsem sıçtığı yere kadar kovalayacağım gözlüklü maymundan bozma şahıs.ermenilere ve kürtlere soykırım yaptık diyerek kendini türk göstermek isteyen zıpır. tarihi değerlerimizi bilmeden ona buna sataşan andaval aldığı ödülü münasip biyerine sok diyeceğine medyamız göğre çıkarmıştır böylece medyanın içindede ne kadar hafif meşrep çocukları olduğunu anlıyoruz
    babaoğlu

      (11-12-2006 16:28)
  50. türk edebiyatının tartışmasız en büyük ismi. kitapları kırk küsur dile çevrilip sayısız ödül kazanmış ve bunları yaparken ülkesinden en ufak tebrik görmemiş, her gerçek aydının olması gerektiği gibi muhalif yazar. kimi kitaplarını anlamasam da bu adamı seviyorum.
    parsifal

      (11-12-2006 22:12)
  51. 7 ocak 2007 pazar günkü radikal gazetesi`nin editörlüğünü yapacak ve manşetini yazacak yazardır.
  52. adı her daim "şan.şöhret ve para yani oscar için batıya yalakalık yaptığı,ülkesini satıp kötülediği,gerçekleri saptırdığı" iddiaları ve tabi ki nobel ile beraber anılacak kişi.
    desailless

      (05-01-2007 11:49)
  53. Türkiye`deki olaylardan sonra bir çok ülkede gezisini tehdit edildiği için iptal eden ve bu tedirginliklerden dolayı da ülkeyi terkettiği söylenen yazar.

    kaçmasaydın tam süper olacaktı.

    (bkz:orhan pamuk`un Türkiye`yi terk etmesi)
    natalia
    hepinizi şikayet edicem.

      (11-02-2007 13:42)
  54. türk edebiyatının en önemli bir kaç isminden biri. robert koleji mezunu olan yazar amerika`da yazarlık eğitimi de almıştır. evli ve romanlarına da konu ettiği rüya adında bir kızı vardır.
    cevdet bey ve oğlulları adlı klasik çağ romanı tarzındaki eseriyle gündeme bomba gibi düşmüş, ödüller almış, fethi naci gibi eleştirmenlerce türk edebiyatının en önemli eserlerinden birine imzasını atmıştır. ardından yazdığı sessiz ev ise onun modern romana yavaş yavaş geçişini simgeler. üçüncü romanı beyaz kale biri avrupayı temsilen italyan, diğeri doğuyu temsil eden türk olmak üzere iki ana karakter üzerine kuruludur. romanın sonunda karakterler birbirinin yerine geçerek doğu ve batı kültürünün iç içe geçmişliğini simgeler. ve roman orhan pamuk`un bir anda batı dillerine çevrilmesini sağlamıştır. dördüncü romanı kara kitap ise onu bir anda türk edebiyatının en çok tartışılan yazarı yapar. kara kitap hala üzerinde en çok tartışılan kitaptır. son derece karmaşık, bir o kadar da yenilikçi yönüyle dikkat çeken roman Türkiye`de satış rekorları kırmıştır.
    beşinci romanı yeni hayat ondan daha çok satılmış ancak daha az okunmuş bir romandır. çünkü roman son derece karmaşıktır. lirik, şiirsel bir dile sahip olması çabuk okunmasını sağlar ancak roman bittiğinde ne anladığınızı anlatamazsınız. oysa su gibi okunur.bir çırpıda.
    benim adım kırmızı onun romancılığının zirvesi kabul edilir. konusunu minyatur sanatından alan eser pamuk`un tüm romanlarında olduğu gibi yine doğu batı sorunsalı üzerine kuruludur.
    son romanı kar onun diğer romanlarına nazaran daha hafif, daha basit ve maalesef daha az edebidir. orhan pamuk`un yetkinliği bir kaç bölümde görülmekle birlikte romanın geneli zayıftır.
    hemen hemen tüm romanları Türkiye ve avrupa`da ödüller almış, bütün önemli uluslararası ödülleri toplamıştır. son olarak da nobel edebiyat ödülünü kazanmıştır.
    şu anda amerika`da columbia üniversitesinde ders vermekte ve yeni romanı masumiyet müzesi üstünde çalışmaktadır.
    kafkaesk

      (06-03-2007 11:46)
  55. nam-ı diğer orhan yamuk
    tiriviri
    daysleeper

      (06-03-2007 12:01)
  56. çok satan ama az okunan yazarlardandır.
    (bkz:türk romanında postmodernist açılımlar)
    (bkz:postmodern edebiyat)
    (bkz:metafiction)
    musticure
    wish

      (08-03-2007 15:02)
  57. insanlar genel düşünce yapısına ters olsa bile düşündüklerini söyleyebilecek kadar cesur olmayı ve dünya düşünce özgürlüğüne samimi bir şekilde sahip çıkmayı öğrendiği zaman; orhan pamuk ve onun gibi pek çok yazara vatan haini muamelesi yapmayı bırakıp, düşündüklerine katılıyorum ya da katılmıyorum;romanlarını beğeniyorum ya da beğenmiyorum yazıları olacaktır artık satırlarda.

    orhan pamuk bana göre: zekanın ve edebi dehanın sembolüdür.çok da yakışıklıdır:)

    fethi naci`ye göre:edebiyatımıza rastlanmamış tatlar getirmiştir.

    konur ertop`a göre:ayrı bir keyifle okunuyordur.

    selim ileri`ye göre:anlatım tekniğinin uygulanması açısından kusursuzdur.

    fatih özgüven`e göre:türk edebiyatına ve okuyucusuna edebiyat denilen şeyin öncelikle uydurmak ve kurgulamak olduğunu hatırlatmaktadır ve ustaca ve giderek derinleşen bir duyarlılık boyutundadır.

    cemal süreya`ya göre:ne yazsa ilgiyle okunur.

    dünya edebiyat otoritelerine göre: nobel`e layıktır.
    nikituşka

      (19-03-2007 20:15)
  58. bu yıl 60`ncısı yapılacak olan cannes film festivali jürisinde yer alacak olan nobelli yazarımız.
    natalia
    hepinizi şikayet edicem.

      (19-04-2007 16:02)
  59. tenhada kıstırırlar korkusuyla amerikaya yerleşen nobel ödüllü yazarımızdır.
    moonty

      (01-05-2007 00:25)
  60. popüler kültür dayatması, daha ustaları varken, aman neyse. malzeme malzeme.
    eskitara
    dudağının kenarı

      (01-05-2007 01:34)
  61. boğaziçi üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanı verilen yazar.
    natalia
    hepinizi şikayet edicem.

      (14-05-2007 13:14)
  62. göt korkusundan amerikada yaşayan yazar müsveddesi.yeni kitapları yoldadır merak etmeyin.kaçmasam sikeceklerdi.hain yayınevinden.
    sniperxxx
    her an av olabilirsin!!!

      (17-05-2007 03:10)
  63. aşırı ve temelsiz bir şekilde politize olmuş kafaların ondaki edebiyat ruhunu anlamadan ağız dolusu küfürler ettiği yazarımız.

    hayatı boyunca en iyi yaptığı ve yapmak istediği şey yazarlık olmuş bir adam.

    korkak bir adam belki, ve aynı zamanda cesur da. düşündüklerini linç edilme tehlikesine rağmen söyleyebilecek kadar cesur hiç olmazsa. bir devletin, bir ulusun, onmilyonlarca insanın tepkisini çekeceğini bile bile doğru bildiğini herkesin karşısında söylemek, sonra da bunun -linç edilme, öldürülme tehlikesi, ailesine zarar verilme korkusu gibi- ceremesini çekmek her babayiğidin harcı değildir. hele ki internetten küfretmeye hiç benzemez.

    bir yazarın kahraman olması, sapına kadar cesur olması, mükemmel olması gerekmiyor.

    vatansever, milliyetçi, komünist, sosyalist falan olması da gerekmiyor. bunlar hayata dair bakış açılarıdır ve hiçbiri zorla dayatılamaz. vatan, millet ya da sosyal adalet kavramı biri için herşeyken bir başkası için önemsiz kavramlar olabilir.

    bir yazarın sadece tek bir yükümlülüğü olabilir; yazmak.. ve eğer orhan pamuk bizim istediğimiz bir model değilse bu onun değil bizim problemimizdir. çünkü onu tanımamıza neden olan vasfı, yani yazarlığı sağlamdır. gerisi nafile.

    ayrıca; o kimseye küfretmedi şimdiye kadar. nezaketini her zaman korudu. ve götünü kurtarmak için kaçmadı bir yerlere. amerika`da yıllardır evi var. oraya gidip geliyor sürekli, orada üniversitede ders veriyor aynı zamanda. ve eğer geri dönmediyse birkaç gün önce istanbul`daydı.

    bazıları ölümden hep korksa da dinleri nedeniyle insanları öldürenlerin, misyonerlik yapıyor diye insanların gırtlaklarını kesenlerin ve bütün bu vahşilikleri yapma potansiyelini taşıyan onbinlerce insanın sokaklarda fink attığı bir ülkeye gelmekten, orada yaşamaktan çekinmiyorlar.

    bazıları internetten küfretme cesaretini göstermeyi değil, gerçek cesareti göstermeyi yeğliyorlar yani.
    blue
    efendi ol!

      (17-05-2007 09:22)
  64. pekçok yanlış anlaşılma var ortada ama kesin olarak ayrılması gereken şey şu: orhan pamuk iyi bir edebiyatçı ama o, bir tarihçi değil. edebi eserler, uslüp, yazarlar, şairler, edebi anlayışlar vs. bu konularda konuşması çok olağan, istenen ve beklenendir. ama 15ler hakkında Türkiye için kritik dönemlerde üstelik ilgi ve bilgi alanı olmadığı halde konuşması ne kadar beklenen ve tasvip edilendir, belki biraz daha düşünmek gerekir.
    bununla beraber bu adama internetten küfür etmeyi kınamak ne kadar doğruysa, bu adamı internetten "kahraman, objektif" vs. gibi sıfatlarla nitelendirenleri de kınamak o kadar doğru olmalı o zaman ki bence öyle. demek istediğimi tam olarak anlamak için vatanlarına hizmet etmeyi, sözde soykırım fikrini insanlara empoze etmeyi misyon olarak edinerek yerine getirdiklerini sanan insanların, bu amaçla da armeniangenocide.com vb siteler açarak, üye kurallarına "ermeni soykırımı kabul etmek" gibi bir kural koyan sitelerine bakılabilir.
    wonka

      (27-05-2007 13:12)
  65. bugünlerde 60.cannes film festivali`nde jüri üyeliği yapan türk edebiyatçı.

    harbi bir adamdır. Türkiye`de kaldığı zamanlarda cihangir`deki evinde vakit geçirir. biraz spastik bir silueti olsa da (ki zaman zaman stephen hawking gibi boynu koltuğuna gömülmüş, ağzı açık gözleri kısık pozları vardır) yakışıklı bir adamdır. ha bu arada iyi bir çizerdir aynı zamanda.
  66. iyi yazar kötü türk.
    forrest gump

      (25-09-2007 19:00)
  67. http://www.youtube.com/watch?v=d7LkE_pIiAo
    bruxizm

      (25-09-2007 19:35)
  68. nobelde son dönemeci türklük karşıtı söylemleriyle alan fırsatçı insan, iyi yazardır.
    alien baron
    seasons in the abyss

      (25-09-2007 20:02)
  69. ülkesine küfretmesinin ödülü alarak düzenin düzdüğü kalemlerden biri olmayı başarmıştır. kendi ülkesinden bir haber roman yazdığı için satırlarında ezanı hep imama okutur. bakmayın siz pamuk prensin o mahzun duruşuna cehenneme doğru fırlattığı vicdanını rahatlatma peşinde şu sıralar. trilyonluk villada oturmanın karşılığını ülkesini aşağılık diasporaya satarak fazlasıyla ödemiştir. diasporanın rahmetli dink'e düşman olupta pamuk prense sarılmasının nedeni sizce ne olaki. pamuk iyi bir yazar mıdır değil midir bilmiyoruz çünkü kıyaslamamıza fırsat vermedi. ama iyi bildiğimiz birşey var. ülkesini seven vatanına kusmaz.keşke dilini tutarak sadece kalemiyle ödül alabilseydi. şimdi vicdan mastürbasyonu yaptığı jakuzili villasında babasının bavuluna anlatsın masum olduğunu. ve günah çıkartmak için bir kaç aziz öldürsün.
  70. türk milli futbol takımı'nın aşırı milliyetçiliğe ve yabancı korkusuna hizmet ettiğini söyleyerek, son bombasını patlatmıştır. kendisini mehmet aurelio'ya havale ediyoruz.
    mjordan
    peyami safa-yalnızız

      (02-06-2008 11:40)
  71. aşırı milliyetçilikle utanmadan arlanmadan bok attığı milli takımımızın teknik direktörü fatih terim tarafından en kibar biçimde yetersiz milliyetçi olarak tanımlanan puşt kişi.
    aclevent

      (03-06-2008 03:53)
  72. hakkında ne denirse densin yalnız kalmayı becerebilen bir adamdır. mecazi anlamda değil, maddi anlamda yalnızlıktan bahsediyorum. bir eve kapanıp yılda 10 ay kimseyle temas etmeden saatlerce yalnız kalabilmek ve düşünmek, iç sesini dinlemek, kendinle kalabilmek. . . bunu becerebilen az sayıdaki insanlardan biridir.

    yazmayan yazının ne korkunç bir süreç içerdiğini bilemez. yazarken kendinle, yakınlarınla, uzaklarınla, değdiğin, tanık olduğun, yaşadığın, duyduğun, okuduğun binlerce insanlık durumuyla yapayalnız kalırsın. kendine karşı, kendine rağmen verdiğin bir meydan savaşıdır yazmak. defalarca yinelenen. içinden bir öyküyü çekip kopartıp çıkartmak çok acı bir süreçtir. barıştırmaz yaralar bazen yazarı. sancılıdır. yazmak yalnızlıktır. o derin yalnızlık kuyusunda boğulmaktır. yazmayan bu süreci bilemez.

    orhan pamuğu edebi ya da politik olarak yargılamak, taraf olmak başkadır. tüm bunların dışında onun dramını görmek ise bambaşka bir anlamadır. içinde fırtınalar kopan kızgın bir adamın yalnızlık dolu hesaplaşmalarını duyumsamak başka bir insanlık durumudur. içindeki ticari hesapları bile bile. . . anlamak işte. . . sadece anlamak. . .
  73. engin ardıç, sağa sola çekmeden, siyaset-polemik karıştırmadan, bilinmesi gereken yönüyle kendisi hakkında yazmış:

    "hiç de masum değildir

    ortalama türk gazetecisi edebiyattan anlamadığı için, orhan pamuk'a yaklaşımı da hep siyasi oldu: faşistler nefret kustular, liberaller de "liberallik ayağından" dayanışma içine girip körükörüne desteklediler.
    fakat şu son roman, "masumiyet müzesi" onların da ayağını suya erdirmiş galiba.
    "bitiremediklerini" ilk kez itiraf ediyorlar, bunu biz söylediğimiz zaman çok bozulmuşlardı.
    "alışık oldukları olağan türkçe bozukluklarından" sözediyorlar, biz söylediğimiz zaman üstünde durmamışlardı.
    orhan'ın "batı'ya yazdığını", dünya pazarı içinde pek az yer tutan Türkiye'ye ve türk okuruna fazla aldırmadığını nihayet idrak etmişler.
    onun temelde "oryantalist" bir yazar olduğunu, "ecnebi" koktuğunu, Türkiye'ye bakış açısının da ünlü "fransız seyahat yazarlarından" pek farklı olmadığını sonunda anlamışlar. keşke iş orada kalsaydı da, "turistik yazar" düzeyine düşmeseydi.
    "esas olarak ihracata yönelik üretim yapıyor, ihraç fazlasını da iç pazara veriyor" dediğimiz zaman burulmuşlardı. bu açıdan orhan pamuk, tıpkı "anadolu kaplanları" gibi, bir istanbul kaplanıydı.
    orhan'ın bir "üslubu" olmadığını, bunun da bir yazar için en büyük günah sayılması gerektiğini belirttiğimiz zaman aldırmamışlardı.
    çünkü, son derece akıllı, zeki ve kültürlü bir adam olan orhan pamuk, arthur koestler'in "anadili ingilizce, fransızca, almanca hatta ispanyolca gibi büyük dillerden biri olmayan her yazar, daima ve sadece çevirmene çalışır" demiş olduğunu biliyordu.
    dolayısıyla, romanlarını bizim için değil, okul arkadaşı ve çevirmeni maureen freely için yazdı! bizim beğenip beğenmememiz hiç önemli değildi, random house'un ya da faber'in "lektörü" beğenmezse, yanardı! kitabı öncelikle biz değil, yayınevleriyle köprü kuracak "literary agent" satın alacaktı.
    "orhan'ın romanlarını yabancı dilde daha rahat okuyabiliyorum, tadına daha iyi varıyorum" dediğimiz zaman, "orhancılar" bize dudak bükmüşlerdi.
    şimdi onlar da aynı dalga boyuna gelmişler.
    orhan pamuk, büyük bir romancı mıdır? sanmıyorum.

    kendine özgü bir "dünyası" yoktur, anlattığı "heteroklit" bir dünyadır. azıcık eski osmanlı, bir fırt anadolu, üç tutam istanbul. bütün bunları birbirine bağlayan bir "ekseni" de yoktur. sanki "moda" izler gibidir, önce balzac tarzı bir aile tarihi, derken bir joseph losey filmi tadında "entellektüeller arası gerilimler", sonra postmodern fanteziler, daha sonra kürt meselesi, derken gizemli osmanlı egzotizmi, arada elbette "eski istanbul nostaljisi", şimdi de aşk ve ihtiras. bakalım bir savaş romanı ya da "western" ne zaman yazacak? bilimkurguyu da deneyecek mi?
    orhan pamuk, başarılı bir yazar mıdır? kesinlikle evet. ama hangi açıdan?
    "ne yapıp yapıp" nobel almış olmasıdır bizim için önemli olan. bir tabuyu yıkmış, bir eşiği atlamış, "türk yazarı" diye bir canlı türü olduğunu dünyaya kabul ettirmiştir.
    "edebi dikkatleri", joyce'un dublin'i, svevo'nun trieste'si, musil'in viyana'sı, kafka'nın prag'ı gibi, istanbul'a çekmiş midir? onların çapında bir romancı olmasa da, evet, bunu başarmıştır.
    marifet orhan'a kızmak ya da darılmak değil, şimdi bunun arkasını getirmektir.
    varsa ikinci bir babayiğit tabii.
    yoksa, son romanının reklamını yapmak için giriştiği maskaralıklar "nobelli bir yazara" elbette yakışmamıştır, onu geçelim.
    fakat adam yirmi birinci yüzyılda yaşıyor, kafka gibi sigorta şirketinde üç kuruşa çalışıp eserini de çayıra salacak değil!"

    http://www.sabah.com.tr/2008/10/08/haber,BDA0D35F31894D349DD24E8A9AB5BE91.html
    mjordan
    peyami safa-yalnızız

      (09-10-2008 13:39)
  74. cem davran'ın oynadığı avrupalı filmin de müthiş göndermeler yapılmış olayların baş kahramanı.
    ama kahraman değil.
    (bkz.orospu çocuğu)
  75. kendisine süikast düzenlemek için planlar yapan kişi yada kişiler yakalanmıştır. süikastin önceden fark edilerek önlenmesi iyi olmuştur çünkü vatanına ihanet eden ciğeri beş para etmez, satılmış bir köpeğin gebertilmesi ülkemizin gerilemesinden başka bir sonuça yol acmaz.
    aporhan

      (14-10-2008 11:41)
  76. doğup büyüdüğü topraklara küfrettiği kadar var olan . acınılası kişilik fukarası maşa
    bruxizm

      (15-10-2008 13:37)
  77. nobel vakfının verdiği ödüllerin gelir kaynaklarının başında silah şirketlerine yatırım yapmak, sponsor olmalarını sağlamak olduğunu gün itibari ile öğrendiyse barış, demokrasi, edebiyat, sanat, insanlık, savaş hakkında fikirlerini neler olduğunun öğrenilmesi gereken, bu büyük skandal sonrası aldığı ödülde ırak'ta katledilen 1 milyonun insanın kanları olduğunu öğrendiğinde, ödülü geri iade edip etmeyeceği merak edilen yazar, demokrasi ve barış insanı. * * *
  78. nobel ödülünü alıp ülkesine döndüğünde, havaalanında kimselerce karşılanmamış yazar. her halde o an neler olup bittiğini anlamıştır.

    (bkz:ermenilerden özür dilemek)
    www.ozurdiliyoruz.com
  79. şu Türkiye'de biraz yerleşik taşlarla oynamanın, unutulanı şeytanca hatırlatmanın, her türlü art niyetlilere ve sütü bozuklara yol açmanın, bir yerleri cephe edinmenin, uyuyan yılanı uyandırmanın, anadolu insanının konvensiyonel fakat onu mutlu kılan yargılarını deştiğinde kimileri tarafından mutlaka pohpohlanacağı ve kıçına tatlı tatlı şamarlanacağını iyi çözmüş ve tüm bunları harmanlayıp pastasını iyi kotarabilmiş ve bu kotarmayı da meslek haline getirebilmiş, bu mesleği de aydınlık Türkiye ve çağdaş türk aydını adı altında orada burada sunabilmiş bir (y)azar * * *
  80. yazdıkları pekçok kişinin kıçıyla yazabileceği çaptadır.zira çapsız yavşağın tekidir. yazar değil müsveddedir.
    trınıty
    never death 4 us

      (26-10-2009 18:25)
  81. özellikle yeni hayat ve kara kitap adlı kitapları mutlaka okunması gereken yazar.
    dostonunpaltosu

      (02-01-2010 23:50)
  82. tarihçi ve sosyologtur. bu halkın isteklerini her zaman en iyi bilenlerden biridir. geçmişin izlerini süren bir araştırmacıdır. hangi savaşta ne kadar soykırım yapıldı bilir ve açıkca söylemekten geri durmaz. isyankar ve muhaliftir. yazılarında anlaşılır ve akıcı bir dil kullanır. laiklerden demokratlara dindarlardan dincilere kadar tüm toplumun klik noktalarına hakimdir. akil adamdır. akıl danışılandır. bu yazı orhan pamuk'un dilbilgisine uygun cümleleri ve akıcı anlatımı ve tarihi olaylardaki akademik uzmanlığı kadar gerçektir.

    anladın dimi paşam.
  83. > fatih altaylı bombalı saldırıda ölen yazar ahmet taner kışlalı'nın
    > yıllar önce orhan pamuk hakkında yazdığı yazıyı gözler önüne serdi.
    >
    > 20 aralık 2005 salı 13:22
    > kışlalı'nın kaleminden pamuk
    >
    > orhan pamuk'un "ne mal" olduğunu teröristler tarafından katledilen
    > ahmet taner kışlalı'nın 1999'da bütün netliğiyle ortaya koyduğu yazıyı
    > sizlere aktarmayı bir görev bildim:
    >
    > "önce, bir romancımızın son kitabının 50 bin adet basıldığı yazıldı.
    > arkasından kısa sürede 100 binlik bir satışın gerçekleştiği açıklandı.
    > derken, çıktığı günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen
    > gösteren aktüel dergisi, romancıyı Türkiye'nin "bir numaralı aydını"
    > ilan etti.
    > bu romancımızın adı orhan pamuk'tu! ben bu "büyük" (!) yazarımızın bir
    > romanını okumayı denemiştim.
    > başladığım şeyi bitirme konusundaki tüm inatçılığıma karşın,
    > bitirememiştim.
    > ama "kara kitap" basında öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye
    > girişmekten kendimi alamadım. ve o çabamda da, daha yarıya gelmeden
    > havlu atmak durumunda kaldım.
    > tahsin yücel ve emin özdemir gibi, çok saydığım isimlerin bu yazarla
    > ilgili oldukça ağır eleştirilerini anımsadım.
    > ama beğenenlerin de "beğenme hakkı"na saygı duydum.
    > ta ki. bir okurum "kara kitap"ta gizlenmiş bir bölüme dikkatimi
    > çekinceye kadar.
    > "çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir
    > padişah" gibi bir anlatım vardı bu bölümde!
    > prof. çetin yetkin yönetiminde, "müdafaa-i hukuk" adlı çok değerli
    > aylık bir dergi çıkıyor. ilginç bir rastlantı olarak, derginin aralık
    > 1998 sayısında, prof. fahir iz'in bir incelemesi yayımlandı:
    >
    > "o. pamuk'taki Atatürk anlayışı."
    > meğer benim artık okumayı denemediğim kitaplarında daha neler varmış!
    > işte birkaç örnek: "sonra kasaba alanına dolanır. Atatürk heykellerine
    > sıçan güvercinleri ayıplar."
    > "Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet
    > etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu."
    > "Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket
    > olduğunu."
    > "sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasına girdiğimizi
    > hatırlıyoruz."
    > sayın iz, 275 sayfalık bir kitapta, tam sekiz yerde ve "hiç gerekmediği
    > halde" Atatürk'e sataşıldığını saptamış.
    > söyle diyor: "bunlar kitaptan çıkarılsa hiçbir şey değişmez. yalnız
    > yazarın kimi ruhsal gereksinimleri tatmin edilmemiş olur!"
    > kim bilir, belki de orhan pamuk'un "en birinci aydın" ilan edilmesinde,
    > bu incelemenin de büyük katkısı olmuştur!
    > ben, inandıklarını açıkça savunanlara hep saygı duymuşumdur. o
    > düşüncelere karsı olsam bile!
    > ama o yürekliliği gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya alışanlara,
    > oraya buraya "bityeniği" sokuşturanlara, hep tiksinerek bakmışımdır.
    > bunu hep zayıf bir kişiliğin, zavallı bir ruh halinin yansıması olarak
    > görmüşümdür.
    > oyun maskesiz oynanmalıdır! çirkinlikleri gizleyen maskelerin
    > indirilmesini de tüm "gerçek aydınlar" görev saymalıdır!
    > ve de pamuk adlı yazarı, isteyen okumalı, isteyen sevmelidir.
    > ama ne olduğunu, kim olduğunu bilerek! maskenin arkasındaki gerçek yüzü
    > görerek!.
    > a. taner kışlalı
    >
    > alıntı: http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=202216
    >
    > asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden,
    > içerdeki cephenin suskunluğudur.
    > Mustafa Kemal ataturk
    tuva

      (15-01-2010 08:58)
  84. müthiş bir yobazlıkla insanların küfür ettiği, irdelemeden olumsuz eleştiriler yağdırdığı insandır. üstelik bu küfürleri ülkeyi yöneten adamların isimlerinin altına yazsak ya birileri dava açar, ya site yönetenleri silmek zorunda kalır. orhan pamuk'a yönlendirince legal oluyor. ebeveyni tarafından küfretmeye özendirilen cahil çocuklar olduğumuzun farkında bile değiliz ona orospu çocuğu, şerefsiz derken.

    kitabını elime alıp da sayfasını karıştırmışlığım bile yoktur. ne yazar bilmem. duyduğum kadarıyla cümleleri uzun ve karışık olduğundan elime alasım da gelmez. bu benim okumaktan aldığım zevkle alakalı olarak yaptığım seçimdir. onun kitabına 20-25 lira vermektense gider beğeneceğimi düşündüğüm bir başka kitaba veririm parayı. ama okusam ve hatta kitabı korkunç bulsam bile bu denli ağır eleştirmeye yüzüm tutmaz. bir yazar bir kitabı ne kadar iğrenç yazabilir ki? kalıplara, önyargılara takılmamak gerektiğini düşündüğümden kitapların aldıkları ödülleri önemsemem genelde. ancak bu adamın aldığı ödül nobel. Türkiye'de daha önce kimsenin almadığı bir ödül. denir ki türklüğü küçümsediği için nobel verildi. evet, nobel de zaten bir türk, milletini küçümsese de hemen ödülü yapıştırsak diye kapıda hazır beklemek için oluşturulmuş ve bu denli prestij kazanmış bir ödüldü. bizim burda orhan pamuk'u yeterince koyun olmadığı için eleştirmemiz neyse de, nobel'i orhan pamuk kazandı diye eleştirmemiz dışarıdan bakınca komik ötesidir eminim. ödül aldı diye beğenmek zorunda değiliz. ama aşırı milliyetçileri kızdıracak açık tavırlar sergiledi diye de adamın yaptığı işi küçümsemek çok sığ.

    türklüğü küçümsemişmiş. burdan anladığımız şu: bu ülkede yazmak istiyorsan ya türklüğü yücelteceksin, ya da milliyetçiliğe hiç dokunmadan genel yazacaksın. hani eskiden methiyeler yazarmış şairler. padişahları övermiş. bizimki de o hesap. Atatürk'ü öv ya da sus. nerede kaldı bunun özgür düşünce ortamı? nerede kaldı bizim akp'nin sansürcülüğünü eleştiren entel tarafımız? bunun adı sansürcülük değilse ne Allah aşkına? Atatürk'ü putlaştırıp ona taptığını göstermek sonra da göt yayıp oturmakla övünen milliyetçilerin bu adama küfür etme hakkını kendinde bulması ne kadar duyarlı olabilir ki?

    bir tek adamı böylesine bir üslupla saf dışı bırakmaya çabalayan duyarsız bir millet, ermeni soykırımını yapmadığını insanlara kabul ettirse ne değişecek, merak ediyorum doğrusu.

    bana kalırsa bizim biraz sakinleşmemiz gerekiyor. yazarken, eleştirirken kendi insanlığımızı da karşıdakinin insanlığını da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. holiganizmin anca bir görüşü, takımı güçlendirdiğini, koyu taraftarların kendilerinin bundan asla fayda görmeyeceğini unutmamamız gerekiyor.
    eileen

      (16-01-2010 18:15)
  85. tüm dünyanın bizi suçlu göstermek ve mağdur etmek için çabaladığı bir konuda, ülkesinin ve milletinin değil düşmanın saflarında yer almıştır. orospu çocuğudur veya değildir, annesini fazla tanıyamadığımız için bunu bilemeyiz fakat milletine ihanet etmiş bir kişiliksiz olduğu kesindir.
    ruhadam

      (16-01-2010 20:17)
  86. tarihi seyri yukardan itibaren açıklanmış olduğu için edebi niteliğini açıklamaya çalışacağım yazardır.

    efendim orhan pamuk türkçü bilinçaltının bugüne dek söylemiş olduğu gibi akıllı olsun, kahrolsun gibi ön(e)ermelerini bir tarafa bırakırsak ciddi anlamda kof bir yazardır. türk entelijansiyasında taa öteden beri gelen mimetik bir etki vardır ve yaratılan bu ortam sayesinde osmanlıcılığa özenme hali gırla gitmektedir. kendisinin kabalistik kaynaklardan beslendiğini ben değil, yalçın küçük söylemektedir. dolayısıyla aparma ile ilgili söylemler buradan kaynaklanmaktadır. k harfi, ve kar, ka, kırmızı, kars bunlara iyi örneklerdir.

    Türkiye'de her şey siyaset üzerinden dönmektedir ve yapılan her şeyin siyasi bir ayağı vardır. ne yazık ki bu böyledir. en basitinden bakkala ekmek almaya gittiğinizde bile merhaba mı desem selamünaleyküm mü desem diye ikircikli bir durum yaşarsınız. bunu yapmayıp da itü konservatuarına selam diye girecek olursanız "iyi de hacım selam da merhaba da arapça kökenli" diye bir çıkış alırsınız.

    istanbul romanında resim-yazı denilen bir medienkombination kuramına el atmıştır orhan pamuk. bu sayede intermedyal etkileşim ile vauuv diye övgülere layık görülmüştür. öte taraftan kar romanında ise gene günümüz moda akımlarından interkulturalitat konseptine yaklaşmış ve hatta börseblatt dergisinde benim roman kahramanım "bir politik exil" dir demiştir.

    şimdi gelinen nokta itibari ile orhan pamuğun eserleri siyasilik mutlaka barındırmaktadır. eski istanbul fotoğraflarını anlatırken bile. biraz daha açalım; Türkiye öyle bir memlekettir ki; abdullah öcalan hapishane günlüklerini yayınlasa tüm yurtta bestseller olacağı kesindir, o da yetmez hemen nobel felan verirler yurtdışında. fakat bu işin neye hizmet ettiği, altında ne olması gerektiği bilinmelidir önce.

    yakın dostlarından duyduğum kadarıyla zeki felan da değildir ve taraf gazetesi gibi bazı mevzular için elinden geleni elbirliğiyle yapmaktadır. bir toplulukta rahat konuşamaz ve dişlerini gıcırdatarak sıkarmış. bunlar insani yönleri zaten bir şey dediğimiz yoktur efendim.

    ama bir de albert camus gibi bir adam vardır ki, general franco yönetiminde ispanya'nın birleşmiş milletler'e alınmasını duyduğunda unesco'daki yönetici mevkisini terketmiştir. ha demek ki, yazar olabilmek için illa ahlaksız olmak gerekmiyormuş. bu Türkiye'nin siyasi mecraı çok enteresandır. örnek verelim efendim:

    montaigne'nin denemelerinin ilk baskısı yapıldığında içindeki din üzerine adlı makalesi çevrilmemiş ve yayınlanmamıştır. panait istrati nin yalancı ışık adlı sovyet günlüklerini anlattığı kitabı bir kere yaşar nabi nayır tarafından varlık'dan çevrilip bir daha bulunamayacak derecede sırlara karışmıştır ve internette de yoktur bu kitap. nazım hikmet ran'ın memleketimden insan manzaraları kitabındaki bir şiirinde ezan okunması esnasında "şu akif de büyük şair" diye bir mısrası ancak birinci baskısında vardır, diğer hiç bir baskısında yoktur. ve bunu nazım çıkarmamıştır, canımın içi bu değerli insan hapishane ve sürgünde süründürülmüştür.

    diyeceğim odur ki, öyle bir memlekette yaşıyoruz ki, kendi tarihini, coğrafyanın ne kadar kötülersen o kadar revaçta olur ve itibar görürsün. elif şafak yazmış olduğu romanı aşkla yıldız teknik üniversitesi öğrencilerinde "ulan islamiyette homoseksüellik caizmiş" tavrına sebep olmuştur. bu öğrencileri yeremeyiz; yermemeliyiz. bundan 50 sene öncesinde tasavvufi kitap yazılsa adamı içeri tıkarlardı, ama şimdi içeri tıkmıyorlar; çok mu dindar olduk yooo ondan değil, sadece anlatılan mevzular sulandırıldı ve başka şeylere hizmet eder oldu. murat morova diye bir tip vardır şu son zamanlarda, osmanlının meşhur hat tablolarından vav gemisini düzüşen eşcinsellere çevirmiştir. ama günümüzün sanat kuramcısı olarak kabul görmektedir. istanbul bienali koç tarafından desteklenmiştir ve karşı muhalif grup, arkadaşlarımın da içinde olduğu rezistanbul'un muhalafeti anlatamayacağım şekilde elenip gitmiştir. hırvat yönetmenin sahneye koyduğu oyun "sizi gidi liberalist köpekler" tiradı ile kağıt parçasını buruşturup oyun gereği prokolün ilk sırasına atılması sahnesi çıkartılmıştır. kültür bakanı da bunun üzerine Türkiye çok gelişti gerçekten sosyalizm propagandası yapılabiliyor rahatlıkla diyerek açıklama yapmıştır. sistem karşıtı bienal nerde yer almaktadır peki şimdi?

    göründüğü üzere Türkiye'nin asıl sorunu cehalettir, yeterince okumamaktır. okumak gereklimidir peki, hayır; sadece eğer okumak ile ilgili, kültürle ilgili atılıp tutulacaksa gereklidir. ama şu an orhan pamuk iyi ya da kötü "Türkiyemizin yazarı" diye emin olun kars'ın en ücra köyünde bile bilinir. peki o zaman ne diyeceğiz efendim;

    (bkz:orhan pamuk akıllı olsun) *
  87. kendisinden 19 yaş küçük hindistanlı yazar kiran desai ile aşk yaşadığını açıklamış yazar. yaptığı söyleşide "desai benim kız arkadaşım. bu artık bir sır değil. çok güzel, çok zeki bir insan ve harika bir yazar. hindistan onunla gurur duymalı." demiştir fakat o yaştaki birine neden "kız arkadaşım" demiştir anlaşılır gibi değil. desai gerçekten kız ise şaşırtıcıdır.

    bununla yetinmemiş ve 26 kasım 2008'de saldırıya uğrayan ve 101 kişinin hayatını kaybettiği mumbai'deki tac mahal oteli'nde konaklayan pamuk, "burada kalmak sizi rahatsız ediyor mu" sorusunu da "hayır Türkiye'de daha kötülerini gördüm" diye yanıtlamıştır.

    bu olaydan daha kötüsünün gerçekleştiği otel olarak Türkiye'de hangi oteli kastetmiştir, anlaşılamamıştır. *

    masumiyet müzesi'yle ilgili olarak da "akıcı bir kitap yazdığım için kendimi suçlu hissediyorum. birkaç kadın bana 600 sayfalık kitabı iki üç günde bitirdiklerini anlattı" demiş ve bay okurlarla pek arası olmadığını göstermiştir.
  88. postmodern roman örneklerini okumak gibi bir eyleme girmemiş yazarlarımızın hırsızlıkla suçlayacağı yazardır. işin tuhaf tarafı, bu adam yazdığı kitapların zeminini de söylüyor.

    masumiyet müzesi için: bu da benim anna karenina'm.
    christrakyada

      (11-05-2010 19:10)
  89. referandum da oyunu evet olarak kullanacağını açıklamış nobel edebiyat ödüllü yazarımız.
  90. eskiden bazı kişiler için vatan hainiyken, 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu'nda "evet" yönünde oy kullanacağını açıkladıktan sonra, yine bu kişiler tarafından yazın tarihinin en has adamı olmuştur. hem de tek bir evet ile.

Editör Girişi

 Nick

 Şifre


 editör olmak için tıkla
 şifremi unuttum
Sitede Ara

Köşeli Yazarlar
tüm yazılar/yazarlar...
Diğer Şeyler

Bu sitenin hiçbir hakkı saklı değildir. 
İçerik kaynak gösterilmeden kullanılabilir ama kaynak gösterilirse mutlu oluruz.
©2004-2010
Mozilla FireFox ile cillop gibi görünür.

konu :
açıklama :
editör :
184.276
545.904
3.871
Tüm istatistikler
Hızlı Okuma Kursu
1-9 A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  İ  J  K  L  M  N  O  Ö  P  Q  R  S  Ş  T  U  Ü  V  W  X  Y  Z