müzik
lazergum(25-08-2004 16:43)
- ruhu bir masaya oturtur omlet stilinde peynir eritilerek hazırlanmıs müziği ruha sunarız.
- ruhun gıdasıdır ama her gıda gibi fazlası zehirlenmelere yol açabilir.doktor kontrolünde alanlar da vardır
- (bkz:olmazsa olmaz)
- (bkz:ölüme sebep olan gıdalar)
- kulaktan kana karışır kimisi.
- verdiği hissin tarifi tanımsız,sonsuz ve sınırsız olan.belki de bu yüzden hakkında dünyalarca saat konuşulabilir.
- notalardan oluşan bir dinleti
- - müziğin ve sesin var olması için 3 temel etmene ihtiyaç vardır;
1 - çıkan bir ses
2 - duymak için kulak
3 - sesin yayılabilmesi için gerekli ortam (hava, su gibi)
bu 3 ü varsa ses var demektir. her ses bir müzik olabilir.
müziği insan yaratır. sesi ise sadece insan yaratmaz. hayvanlar, bitkiler, doğa olaylarıda ses yaratabilir. insan hangi sesi yada sesleri müzik olarak kabul ederse, yada ettirirse o bir müziktir. (bazı parcalarda fon olarak efekt seslerin kullanılması, bomba sesi, kuş sesi, kalabalık ortam seslerinin kullanılması vb. bunların hepsi müziğe dahildir, müzisyen bunu bize müziğin bir parçası olarak kabul ettirir)
tek belirleyici birinci tekil şahıs ben dir. bazı insanlara "metal müzik" bir müzik değildir, bazılarına "türksanat müziği", bazılarına "arabesk" vs. bu coğaltılabilir.
sonuç itibarı ile kişi hangi sesi müzik yapmak isterse müzik odur. müziği kendisi yaratır. bazen bir motor sesini, kedi miyavlamasını, yürüyüş adımlarınızı, kısacası herşeyi müzik olarak duymak istediğiniz sürece müziktir. çünkü onu siz yarattınız. - (bkz:dancer in the dark)
- legal uyuşturucu.
uyarıcı.
algı açıcı, kapayıcı. - duygu ve düşünceleri seslerle (notalarla) anlatma sanatıdır.
- duyguların en yakın arkadaşıdır, bazen de en acımasız düşmanı.mutluluğunuzu pekiştirebildiği gibi üzüntülerinizi daha da derinleştirebilir. iyi bir ruh halindeyken içinizi parçalayabilir, dünyadan kopmuş bir haldeyken size yeniden hayat verebilir.
ruh hali üzerindeki olulu etkileri psikolojik tedavide kullanılır. hastalara daha iyi bir ruh haline kavuşmaları,sakinleşmeleri ve doğallığı yakalamaları için belirli saatlerde müzik dinlettirilir.elbette çalınan müziklerin melodileri ve sözleri dikkate alınarak seçilir. - kendini kaybediş / buluş, sığınak, sessiz kalmak istenildiğinde söz yerine koyuş, hisleri ifade ediş, öfke, sevinç, hüzün, hayat.
- hayat kanunlarından birisidir müzik.insanın kulağına her zaman gereklidir.sıkıntısını yok eder, üfürür,uçurur .insanın canı sıkılınca şöyle kulağına bir iki tıngırdı gelsin ister.küçük bir melodi bile onu mutlu eder.bütün bunların kökü:"müziksiz yaşanılamaz"dır.
- canın mı sıkıldı? hemen bir şarkı söylersin bağıra çağıra, istediğin gibi. kalmaz sıkıntıdan eser. en güzellerini dinlerken dinlenir beynin, bedenin. dedikleri gibi gıdasıdır ruhunun. olmazsa olmazdır. sevincini, hüznünü, kederini, aşkını ve de şaşkınlıklarını evrensel tek bir dilde anlatabilirsin. barış manço`nun japonya`da onlarla yakaladığı frekans gibi. evrensel tek dildir müzik.
- ölümde, yaşamda, uykuda, hayatın her anında, kimi zaman içinde kelebekler uçmasına, kimi zaman paramparça olmaya sebep olan, kana en hızlı karışan, aklı en çabuk etkileyen, göz bulandıran, beyin aydınlatan bir tanrı hediyesi. hediyelerin en güzeli.
- nilüfer şarkısı;
bir şarkı bir türkü ister ninni
yeter ki bir müzik olsun
bir yanda flütler çalsın
bir yanda gitar
henüz kemanlar coşmadan
davullar güm güm vursun
bir şarkı bir türkü ister ninni
yeter ki bir müzik olsun
bir yanda flütler çalsın
bir yanda gitar
henüz kemanlar coşmadan
davullar güm güm vursun - müzik deşifre oldu. insanoğlu, müziği deşifre etti ve bir kenara koydu, insanın bugün yeni bir müzik yaratabilmesi için, gerçekten yaratma kabiliyetinin olması gerekir. ama gerçek anlamda yaratma. yani insani bir özellikle buraya ulaşılamaz artık. söylenecek olan çoktan söylenmiş. onun dışında biz müziği keşfediyoruz, yaratmıyoruz. çünkü müzik, tabiatta vardır. olan bir şeyi yaratamazsınız, icat edemezsiniz; keşfedersiniz. tabiatta var olanı, olduğumuz yere taşıyoruz; keşfediyoruz. o orada duruyordu. onu sen yaratmadın. onu sen keşfettin.
aslında müzik ruhun gıdası değildir. tam tersine acı, doğum sancısı, yürek çarpıntınsı gibi bir şey. ama arada saniyelik güzel bir şeyler oluyor, hoş bir şeyler yapmışsınız, güzel olmuş, ama öyle saniyelik bir şeyler ki. benim için bir kere her şey. sürekli iç tüketim var, çok enerji kaybediyorsunuz. o yüzden müzikle yaşamak zor. - umman.
sonsuz umman.
ne kadar çok kitap var diye dertlenirsiniz, bitiremem ki hepsini okuyamam ki, durun biraz yazmayın biraz ilerleyeyim, boğulucam dersiniz.
işte müzik de aynısını yapar size.kıyıdan uzaklaştıkça mutlu eder, ama 'git git bitmez'liğinde doyumsuzlaştırır sizi hep.
keşfedecek ne çok şey var. - yaşamın tüm zorluklarına karşı insanoğlunun geliştirdiği feryattır. bu şekilde varolduğunu tüm içtenliği ile bağırır. dile getirenlerin samimiyetsizlik ve yeteneksizlikleri hemen kendini belli eder. ruhun dışarı çıkıp dolaşması onun sayesindedir. dil olaraksa, yer yüzünün tek hakimidir. öyle bir dildir ki, hemen hemen herkes anlar ve bir şekilde konusur. yeri geldiğinde ritim tutar, yeri geldiğinde iki damla yaş akıtırken çıkardığı sesler ona dönüşür. belkide evrenin sesidir ve dile getirme işini insanlar yerine getirmektedir.
- "dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günlerde annelerimizin ninnileriyle, bilincine varmadan müzikle tanışmış oluruz. daha sonra duyduğumuz şarkıları, sözlerinin anlamını kavramadan tekrarlar, melodisini yakalamaya çalışırız. bir tencere ya da masaya vurarak ilk kez kendi kendimize müzik yapmanın tadına varırız. ilkokul çağında mandolin ya da flüt gibi gerçek bir müzik aleti çalmaya başlamak başlı başına bir mutluluktur. müzikle tanışıklığımız arttıkça, müziğin coşku, sevinç, korku ve keder gibi duyguların anlatımındaki gücünü keşfederiz. aynı zamanda flüt, piyano ve keman gibi müzik aletlerini çalabilmenin, yeteneğin yanı sıra sıkı ve düzenli bir çalışma gerektirdiğini de öğreniriz.
müzik en basit melodiden en karmaşık parçalara kadar çok çeşitli türleri kapsar. biçimi ne olursa olsun, her türlü müzik kendine özgü, değişik bir etki yaratır. müzik türleri arasında yapılan seçim tamamen kişisel zevke dayanır.
müziğin resim ve heykel sanatıyla ortak yönleri vardır. ressam yapıtını yaratırken boya, fırça ve tuval; heykelci taş, çekiç ya da alçı kullanırken, besteci de sesleri ve sesleri simgeleyen nota sistemini kullanır. bestecinin yarattığı ürüne müzik yapıtı, kompozisyon ya da beste denir. müzik temelde seslerden oluştuğu için din, dil ve kültür farklılıklarından bağımsız olarak herkesçe duyumsanabilir. bu bakımdan sanatlar içinde en evrensel olanıdır." - bir durum anlatım biçimi enstrüman vardır bir hal hava vardır
- bütün sanatların birgün onun ihtişamına kavuşmayı bekledikleri sanat dalı.
