izmir
anadolurock(09-09-2004 20:44)
- 9 eylül`de yunanlıların elinden kurtulan ,erkin koray,atilla ilhan,sezen aksu gibi birçok sanatçıya ev sahipliği yapmış, çeşme ve foça gibi turistik ilçeleri bünyesinde bulunduran ilimiz.
- saat kulesi ve kızları pek unludur. yaşadıgım yerdir.
- "şehir güzel,kızlar güzel,cantlar neden güzel olmasın" sloganıyla yola çıkan reklamı yapan şahsiyetin ilham kaynağı olan şehir.
- beşincisi tamamlanan "Türkiye sorunlarına çözüm konferansı" sonuçlarına göre Türkiye`nin "en gelişmiş ili" ızmir. altıncı sırada yer alan ıstanbul ise ankara, eskişehir, kocaeli ve bursa`nın gerisinde. son sırada ise hakkari var.araştırmada illerin gelişmişlik ortalamaları, nüfus, okur-yazarlık, okullaşma, kişi başına gelir, kentleşme oranı, il dogumlu olanlar/il nufusu, bebek ölüm hızı, kadın başına düşen çocuk oranı, yüksek öğretimdeki öğrenci sayısı,yatak başına hasta, doktor başına hasta sayısı, işsizlerin iş gücüne oranı, milli hasıla gelişme hızı gibi verilere göre saptandı.
- temizlenmek için körfezinde yıkanacagım şehir.
- eğer istanbul`dan geliyorsanız, adımınızı attığınız anda kendinizi güvende hissedeceğiniz, `bu kentte kötü hiçbir şey olamaz` duygusu yaratan şehir.
- her şeyden önemlisi insanların mutlu olduğu bir şehir olmasıdır.ankara`da suratı asık insanları görünce bir garip oluyor insan.
- cok yakinda üniversite oyunlarina ev sahipligi yapacak olan güzide sehir. bu oyunlarla reklamini en iyi sekilde yapacagini düsünüyorum. simdiden hazirliklar tamamlandi. oyunlar icin hersey hazir. ayrica izmirin, Türkiyede yapilan ve avrupaya hitap eden organizasyonlari istanbulun tekelinden almasida sevindirici bi durum.
- Türkiye`nin avrupaya açılan penceresi
- bu güzelim kentten kalkıp da başka bir kente, hele hele istanbul`a gelenlerin akıl hastanesine gönderilmesi gerektiği tezini yaratmamı sağlamış olan şehir.
- kesinlikle bu ülkenin en huzurlu şehri. gecenin 4`ünde donunuzla sokaklarda dolaşsanız (bkz:bostanlı) kimsenin düdüklemeye kalkmayacağı, gecenin 2`sinde sahilinde frizbi oynarken yerlere yatabileceğiniz, çim sulama zımbırtılarının arasında koşa koşa saatlerce oynayabileceğiniz, sabahın 5`inde tek başınıza bir kız olarak rahat rahat ellerinizde ayakkabılarınız yürürken etraftaki sevgililerin garip garip bakmadığı garip bir kent burası.
hayatmımda kendimi ait hissedebileceğim tek yer. aşk. - pek bir sisli sanki; ama her hali güzel.
- anlatılmaz yaşanır.
- ramazan`da en son iftar yapan illerden. yanlış hatırlamıyorsam en son yapanı.
- izmirin kızı deniz
denizi kız kokar
sokakları hem kız hem deniz kokar
. - siteden ayrılırken paramı isteyeceğimden, ve bu yüzden telif ücretimin artmasını istediğimden copy-paste ettiğim bir "izmir", "izmir`li" tarifi.
hepsi gerçektir.
insanlar size sanki birer düsman gibi bakmiyorsa;
her yil 9 eylül`de türk yildizlari`ni canli izliyorsaniz;
hayatinizin önemli bir bolumu belediye otobüslerinde geçiyorsa;
nisan - ekim aylari arasinda hafta sonlarini güzelbahçe, urla,
seferihisar, çesme, inciralti, sahilevleri, mordogan, karaburun, gümüldür,kusadasi, dikili,
foça vb.nde geçiriyorsaniz;
çocukken kemeraltı`nda kaybolduysaniz;
babaniz "biz çocukken konak`ta denize girerdik" hikayeleri anlatiyorsa;
etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu,küpeli erkekler görmek dikkatinizi çekmiyorsa;
kordon`un eski halini hatirliyorsaniz
saat kulesi`nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;
pizzaniza ketçap ve/veya mayonez dokuyorsaniz;
bir kere bile ykm`nin önünde bulusup sinemaya gittiyseniz;
en az bir yabanci dil biliyorsaniz ve günlük yasaminizda turistlere alisiksaniz;
kampus denilince akliniza sadece ege üniversitesi`nin kampusu geliyorsa;
cüzdaninizda en az bir tane kentkart varsa;
çevrenizde birilerinin karşıyaka ve izmir`in geri kalanini karsilastirdigini duyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;
izmir`in çevresindeki yazlik beldelerde biyikli ve göbekli ankarali ve istanbullulari görmek sizi rahatsiz ediyorsa;
mahzun kirmizigül ile alisan`i ayirt edemiyorsaniz;
en son gittiginiz milli maçin tarihini hatirlamiyorsaniz;
basketbolu futboldan daha çok seviyorsaniz;
yaya geçidi kavramindan habersizseniz;
kusadasi`na ada diyorsaniz;
uğrak ve bahane`nin yerini biliyorsaniz;
izmir`de sadece iki mcdonald`s olan zamanlari hatirliyorsaniz;
montrö ve lozan, size avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;
toplumsal sevinçlerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek bir bulusma yeri geliyorsa;
otobüste size biletini yada kentkartini veren kisi karsiliginda para almamakta israr ediyorsa;
her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle sevgi yolu`na gidiyorsaniz;
yolda biriyle çarpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarak gülümseyip özür diliyorsaniz;
trafikte 34 plakali sürücülerden sikayetçiyseniz;
yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;
konak meydanı`nda vapura giden yoldaki çesmeden bir kez bile su içmisseniz;
ortaokula giden kizinizin erkek arkadasi olmasi sizi rahatsiz etmiyorsa;
"bi yer" denilince gerçekten akliniza belli bir yer geliyorsa;
kordon`da günesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu düsünüyorsaniz;
okulu asmak" yada "okulu kirmak" yerine "okulu ekmek" diyorsaniz;
fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;
size dogru yaklasan bir kamera ile mikrofon görünce hizli adimlarla yolunuzu degistiriyorsaniz;
evinize en fazla 100 m uzaklikta bir tansaş magazasi varsa;
baska bir sehre gittiginizde orada yasayanlara aciyorsaniz;
her piyasa yapmaya çikisinizda akliniza gidilecek 1-2 semt geliyorsa;
göztepe, çankaya, bahçelievler isimlerinin sadece izmir`de kullanildigini saniyorsaniz;
uzaktayken "ahh simdi izmir`de olsaydim." diyorsaniz;
gevrek, boyoz ve hatta çiğdem dendiginde akliniza yiyecek maddeler geliyorsa
siz izmirlisiniz. - son günlerde beşikteki bebekten farkı olmayan sehir
(bkz:21 ekim 2005 izmir depremi) - insanı kendinden alıp götüren,avrupaya girmeyi hak eden,istatistiklere göre en gelişmiş Türkiye ili.
- Türkiyenin en çok kar elde eden belediyesine sahip ili.
ulaşım konusunu çözmüş,bu konuda örnek alınası il. - dostu az, düşmanı çok kent. izmir!.
fuar şehirleri kupası vardı bir zamanlar. avrupa`nın fuar kentlerinin takımları arasında oynanırdı. izmir dünyaca ünlü bir fuar kentiydi. izmir`in en iyi takımı katılırdı her yıl kupaya.
peki bugün izmir fuar kenti mi?. güldürmeyin beni. fuar izmir`de bir parkın adı artık. istanbul hızla gelişen fuar ve kongre alanları ve de luxe otelleri ile ulusal, uluslar arası fuarları toparlayıp götüren kent oldu.
izmir nereye gitti peki?.
fuar, özellikle de "enternasyonal fuar" demek, dışardan gelen binlerce konuk demek. nerede kalacak bu konuklar?.
izmir`de otel bırakmadılar.
efes harap. kapalı. mercür harap. kapalı. yerlerine yenisi yapılmıyor. yapılanlar aleyhine de yığınla dava. kapatma kararları çıkıyor. işte ege palas. işte dünyanın en güzel otellerinden inciraltı`ndaki özdilekler`in oteli.
hilton`un karşısında bir harabe var. özgörkeyler otel yapacak. kent hem bir leşten kurtulacak, hem de dev bir ihtiyaca bir çözüm daha. hayır. ona da izin yok. ona da bir yığın dava.
izmir`in dostu olduklarını iddia edenler, izmir`i geliştirecek her, ama her şeye karşı çıkıp, dava üstüne dava açıyorlar.
inanılır gibi değil.
9 eylül kapısı yanında dev, ama nasıl bir dev çukur. arkeolojik kazı arazisi sanki. "eski yunandan mı kalma" dedim. "hayır, yüksel çakmur`dan" dediler. izmir`in en çok ihtiyacı olan şey, kent merkezinde bir alışveriş merkezi. onun için kazmışlar temel çukurunu. çakmur durdurmuş. duruş o duruş. bari doldur, bari park falan yap. hayır. o utanç çukuru orada duruyor yıllardır.
bu kente oteller, bu kente kongre salonları yapılsa, izmir avrupa`nın en işlek, en hareketli kentlerinden biri olur. kente dünyanın parası kalır, binlerce insana iş alanı açılır.
ama hayır. bir yanda halkçı belediyeler. bir yanda, izmir dostları (!).
yapmam. yaptırmam.
dünya güzeli izmir olacağının yüzde biri olmadan yok oluyor!.
ağabeyim öcal, yıllardır izmirli. ondan rica ettim. yapılanları, yaptırılmayanları. bir liste gönderdi. utanç listesi.
bakın ne önemli işler durdurulurken, ne lüzumsuz işlere trilyonlar gömülmüş.
bu bir ibret listesidir. meclis`teki izmir milletvekilleri için ibret listesi.
izmir`in modern bir kent olması yolunda atılan ama önleri "istemezükçüler" tarafından kesilen, idare mahkemelerinde süründürülen, yapımı geciktirilerek "bire çıkacakların maliyeti ona yükseltilen", kentin ortasında çirkinlik abideleri olarak bırakılan ya da hâlâ kapatılma, yıkılma tehdidi altında tutulan yatırımlardan ilk akla gelenler şunlar:
* izmir trafiğini çok rahatlatacak liman ve konak viyadükleri ve onlara bağlı projeler (yüz milyonlarca dolar harcandı, sit ve idare mahkemesi kararlarıyla durduruldu.)
* dünya ticaret merkezi (40-50 milyon dolar harcandı şimdi utanç çukuru olarak şehrin ortasında kültür park`ın karşısında duruyor)
* konak`ta yüzlerce dükkân ve yüzlerce ev "sit olduğu için" çivi çakılamadan boş halde gün be gün çürüyor, yıkılıyor, tinercilerin, berduşların pislik ve suç yuvası halinde!.
* inciraltı`nda hüseyin özdilek`in oteli, alsancak`ta mazhar zorlu`nun (ki, rahmetli o yaşta, bu otel sebebiyle hapislerde yattı) otelleri hâlâ "risk ve tehdit altında!.
* büyük efes oteli kapatıldı, hâlâ açılamıyor, merkür oteli kapatıldı, satıldı, hâlâ öyle duruyor ve izmir`e fuarlara katılmak için gelenler, taa çeşme`lerde, manisa`larda gecelemek zorunda kalıyor!.
* konak pier`in başına getirilenleri bilmeyen kalmadı.
* metro inşaatının bir yerinde "510 tane kemik çıktı" diye "makinelerle çalışmalar durdurulsun, kazma kürekle çalışmalar sürdürülsün" diye karar çıkarıldı.
* burhan özfatura`nın "1900`lü yılların alsancak`ını geri getirerek" nostaljik ve harika projesi tamamen ideolojik ve siyasi sebeplerle çöpe atıldı.
"dünya kenti" dediğimiz ve 5 bin yaşında olması ile övündüğümüz izmir`in 21`inci asrın başında bir kongre salonu, doğru dürüst bir konser salonu, bir opera bale salonu yokken, caddeleri, bulvarları yer yer köstebek yuvasına dönmüşken vilayet binasından 50 kilometrelik bir daire çizen "pergel yasası ile" 2004`te büyük şehir belediyesi şemsiyesi altına alınan ilçelere ve beldelere büyükşehir`in götürmesi gereken hizmetlerin h`si bile parasızlık sebebiyle götürülemezken bakın nerelere ne paralar gömüldü.
* demirperde`nin yıkılması ile ne sportif, ne medyatik, ne tanıtım bakımından bir önemi kalmayan üniversite oyunları`na belediyelerin kendi bütçelerinden, kendi imkânları ile harcadıkları da katılırsa 400 trilyon liradan fazla para harcandı!.
* izmir`in bugünün salon sporlarına seyirci bakımından bol bol yetecek kapasitede birkaç salonu varken, tutuldu; Atatürk stadı kompleksi içine 12 bin kişilik yeni salon yapıldı. "yetişsin" diye üstelik yetkililerce kabul de edilerek "pahalı" ihale edildi!.
* karşıyaka örnekköy`de, gecekondu mahallesinin ortasına bireysel en pahalı spor dallarından biri olan tenis için 16 kortlu, 5 bin seyirci kapasiteli tenis stadı yapıldı!!! rahmetli ahmet piriştina`nın, g.kore`ye medyatik kafilelerle gidip aldığı bu oyunların organizasyonunda yatırım bakımından en gerekli ve en ucuz tesislerin dışında hiçbir şeyin yapılmaması gerekirken, çok uzun yıllar boş kalacak ve bir iki uluslararası organizasyon dışında dolmayacak tesislere akıtılan trilyonlar, izmirlinin beklediği altyapı yatırımlarına harcanamaz mıydı?.
07/04/2006 - hıncal uluç`un yazsısından tam alıntıdır. - ilk görüşte aşktır.hayatın sonraki kısmı "bi gün oraya taşınacağım" hayaliyle geçer.
- aşkıyla,vazgeçilmezliğiyle,görece uzun bir süre ayrı kalınca özleminden ağlatan şehir.
- (bkz:aşk)
(bkz:cennet)
(bkz:hayat) - bir gün çocuğum olursa onun da benim gibi bu kentte büyümesini ve en güzel günlerini yaşamasını istediğim tek ve yek şehir.
- Türkiye`de son 6 aya göre yapılan araştırmada en çok organ bağışı yapılmış olan il.onu sırasıyla bursa ve antalya takip etmiştir.
son 6 ayda hiç organ bağışlanmayan iller içerisinde istanbul`un olması şaşırtıcı ve üzücüdür. - gerek insanlarının hayat anlayışıyla gerekse siyasi duruşuyla hatta tüm yönleriyle Türkiye den ayrılan şehir.yaşanacak yer
- şiir yazmayan adamı şair yapan,güneşin batışının izlenmesinin ayrı bir zevk olduğu,kendini içinde dönen tatlı,göz yaşı kadar pak kalmayı deneyen şehir izmir.bostanlı`da sahile çöküp giden biralar,alsancak`ta kışın kıbrıs şehitleri caddesi`nde ağızdan çıkan buhar,saat kulesi`nin yalnız başına ben bu şehrim diyen duruşu izmir.
geleni kültürüyle kucaklayan,insana insan denilen,sıcaklığıyla yüzlere tebessüm vermeyi kendine ödev edinmiş,seveni de sevmeyine de bol şehir izmir.kordona git,otur sahile karşı al eline gevreğini ye,istersen değişik yap bu sefer ve arkadaşlarınla bir külah çiğdem al ve onları çitlet.gül,her şeye gül,nedenin izmir olsun bu sefer,bu şehir olsun.
sıcak yüzlü insanıyla neden aramadan konuşmayı dene,çekinme bil ki izmiri`i sindirmişse seni sıcak yüzüyle karşılayacaktır o insan.korkma zarar gelmez ondan izmir`dir o.
yağmur mu yağıyor.eziyet etme kendine,boşver yağsın çekme kendini kenara,ıslan sadece ıslan ve şehrin ezgisini dinle,ve o tebessüm oluşacaktır yine yüzünde.zor değil sadece bırak kendini symrna`nın kollarına.
mutlaka gör teleferiği ama akşama doğru gitmeyi tercih et,küçük paris`in ışıklarını görmelisin.
yaşanacak yerdesin,yardımı esirgeme symrna`dan uzat elini, o sana zaten uzanmış bir elle bakıyor olacak.kirletmelerine izin verme,çünkü izmir kırılgandır küstürme onu.
tarih mi istiyorsun?tarihin kendisi izmir.eğer vaktin varsa efes`e git bir kere.ya da mücadeleyi mi görmek istiyosun,sessizce ama içinde binbir anlam taşıyan ilk kurşun anıtına bak bir süre.
gözlerini kapa,dinle sadece dinle izmir`in o muhteşem tınısını.denizin kokusu geliyor duyuyor musun?.
ve gözümden yine döktün yaşı.geri geliyorum sana izmir. - izmir`e gelmemiş, boyozundan, gevreğinden, kumrusundan yememiş, kordonda oturup güneşin batışını izlememiş kimsenin anlayamayacağı bir yerdir. izmir bir yaşam biçimidir. (evet budur!)
- bilyeye meşe,ayçiçeği çekirdeğine çiğdem,simite gevrek diyenlerin,boyozu pek bir sevip,kumruyu çok matah bir şey zannedenlerin memleketi.
(bkz:gavur izmir) - cevheri asla kirlenmeyecek olan cennet.
- yağmur yağdığında makyajı akan şehir.
- yaz sıcağında sokaklarında şortla veya etekle özgürce dolaşılabilen, sokaktaki insanların sabah birbirine günaydın dediği, dolmuştan inerken teşekkür edince insanların size uzaydan gelmişsiniz gibi bakmadığı, ucuz, trafik sorunu olmayan, artık temiz bir körfezi olan, neşeli ve rahat insanlara sahip, kumrusu, boyozu, çiğdemi, gevreği, kordon boyu sohbetleri, karşıyaka çarşısı, vapur sefalarıyla her daim özlenen şehir.
- il plaka kodu 35`dir.
- bazılarına göre gavur,bazılarına göre çok gelişmiş,valla benim yaşadığım şehir olduğu için her halini her gün görmekteyim,bütün iller gibi her çeşit insan burada da mevcut,hiç merak etmeyin.gelişmişlik konusunda ise şunu söyleyebilirim,3-5 sosyetik semtle gelişip,çağdaş olunmuyor.parkların genelev gibi kullanılması,yolların belediye çukurlarıyla yol olmaktan çıkması,bombok bir trafiğin bulunması,mal mal insanlarla dolup taşması,yeri geldiğinde en yobaz tiplerin bile buradan çıkmasıyla gelişmiş olunuyorsa yemişim ben gelişmişliği.
- gevrek,boyoz ,kumru,çiğdem dediğinizde aklınıza yiyecek bir şey geliyorsa,radika -arap saçı-bakla-deniz börülcesi ve ısırgan otu yemeyi seviyorsanız,meşe nin yuvarlak cam bir oyuncak olduğunu biliyorsanız ,kullandığınız bir çok kelimenin sonuna -ki eki koyuyorsanız ,yüklemi cümlenin en başında kullanıyorsanız -şahsım gibi-izmirlisiniz demektir
- ahh ahhh izmirrr.. dedirten başlık
herşeyiyle farklı cennetimsi bir il.
oralı olup da terk edenin, orda yaşama imkanı olup da yaşamayanın akli dengesinden şüphe edilir. - telefon alan kodu 0232 olan ilimizdir.
- ilçeleri; aliağa, balçova, bayındır, bergama, beydağ, bornova, buca, çeşme, çiğli, dikili, foça,
gaziemir, güzelbahçe, karaburun, karşıyaka, kemalpaşa, kınık, kiraz, konak, menderes, menemen, narlıdere, ödemiş, seferihisar, selçuk, tire, torbalı ve urla`dır. - uzaktaysanız ahh ahh dedirtebilecek şehr-i şahane.
- istanbuldaki karışıklığın ankaradaki bürokrasinin olmadığı güzelim şehirdir insanları sıcakkanlı kızları da güzeldir
- yüzölçümü 11.811 km²dir.
- istanbul gibi bir yerde olmayan,gece yarısından sabaha kadar ulaşım hizmeti vardır.
24 saat çalışan otobüs hatları koyularak, gece yarısından sonra toplu taşıma araçları ile ulaşım olanağı sağlanmıştır.
tüm toplu taşıma araçlarında bilet yerine geçen kentkart adlı elektronik bir kart izmir ulaşımının bütünlüğünü sağladığı gibi ulaşımı hızlandırmaktadır. - izmir, ege'nin incisi şehir. aklı bir karış havada bir çocuk. bazen hoyrat, bazen durgun.her sokağı denize varan şehir. gevrek kokusuyla, boyozuyla bütünleşmiş şehir.aşık olanın aşık olunanın en güzel mekanı olan şehir. güneşin en güzel parladığı, gökyüzünün en güzel göründüğü, denizin en güzel renginin olduğu şehir. insanı güzel kendisi daha da güzel olan şehir. gittiyseniz aklınızın kaldığı, izmirliyseniz ayrı kalmanın acı verdiği şehir…
- izmir ülke içinde ayrı bir ülke. farklı bir boyut, farklı bir mekan. her şeyden önce rahat bir şehir. ege nin en güzeli ve en özeli. izmir de öyle eteğinizin boyutuna falan karışmaz kimse. çimlerde tek başınıza otursanız bile öyle rahatsızlık veren kimseler falan olmaz. izmir de kordon dan geçmek gerek, sonra güneşin batışını izlemek gerek ve bir şekilde yolunuz izmir den geçmişse, izmir e tekrardan gidilecek zamanları sabırsızlıkla beklemek gerek ve izmir de ikamet edenleri, izmir li olanları kıskanmak gerek.
- alsancağında, kordonunda hatunların ve travestilerin fenerbahçeli erkeklere laf attığı şehir. 90'lı yıllarda bornova istikametinden şehire girdiğinizde, uyuyor dahi olsanız gelen pis kokudan izmire geldiğinizi anlardınız. atık su ve lağımlarını uzun süre körfeze pompalamışların şehri. son zamanlarda biraz daha düzelmiştir. *
- istanbulda dolaştıkdan sonra kafa toplamak için musati bir ev.
- yeni bir hayata başlamak için pılı prtı toplanıp gidilirken kendisi hakkında büyük umutlar beslenen şehir. terketmeye sayılı günler kala ne melek insanları görülmüş ne de o muhteşem havası koklanmıştır. izmir'de yaşıyorsanız hele de buraya sonradan geldiyseniz bu şehir sizi kabullenmez yolda yürürken, yemek yerken, sinemada orda burda mutlaka hissettirir yabancılığınızı misafirliğinizi. sanki hep reddeder. belki de umutla gelen kişinin koskoca 6 yıl boyunca hep mutsuzluk yaşaması sadece anlık heyecanlar yaşaması yüzünden bütün suçu izmire atmasıdır bütün bunlar.
- zamanında attila ilhan'ın başyazarlığını yaptığı demokrat izmir gazetesi'nin çıkarıldığı şehirdir. gazete mükemmeldir ve 60'lı yıllarda bir yerel gazete olarak 100.000'in üzerinde satmış ve izmir halkının aydınlık yüzü olmuştur. beğenmeyenler tarafından kızıl bir gazete olarak lanse edilmiştir ancak; takipçisi olan büyük kitle Atatürk'çü olduğunda hemfikir'dir. daha güzeli ise demokrat izmir yeniden yayınına başlamıştır. internet üzerinden yayın hayatına başlayan gazete henüz çok yenidir, editörlerinin söylediğine göre yakın zamanda yenilenecek ve izmir'in bir numaralı haber portalı olacaktır. herşeyden daha güzel olanı ise, demokrat kelimesinin izmir kelimesi ile yanyana çok güzel durmasıdır. insanın gazeteye her bakışında "maaşallah ne kadar da yakışmışlar!" diyesi gelmektedir.
demokrat izmir'in yeni adresi www.demokratizmir.com 'dur. - nerede yaşanılırsa yaşansın özlenilen, yaşlanmak istediğim şehir.
(bkz:kalbim ege'de kaldı) - kendini her daim özletebilen şehir. memleketi izmir olanlar kendini başka bir yerde huzurlu hissedemez. *
- konaktaki köprünün üzerine çakılan tahtalar biraz aralık olup kadınların topuklu ayakkabılarıyla oradan geçerken yürüme zorluğu çektiklerini söylemelerinin üzerine hemen köprünün tabanındaki tahtalar sıklaştırılmış,kadınını şımartan,kızlarıyla gurur duyan,oralı olmayanı bile güzelliği ve sakinliği ile kendine alıştırıp izmirli yapan şehir.
- konak'tan vapur ile karşıyaka'ya geçmek için önce midyecileri aştığım şehir. her on metrede bir karşımda bir midyeci. bir de karşıyaka kıyısında vapurdan indikten sonra minibüslere ulaşmak için bir 5-10 dakika yol yürümek, bizim istanbul'un küçük istiklal caddesi gibi bir caddeden geçmek gerekiyordu. halbuki bak kadıköy'e, ne güzel indi bindi.
- yaz mevsiminde çekilmesi zor şehir.tamamen yaşlılarla dolup taşıyor.
- internet sitesi http://www.izmir.gov.tr olan ilimiz.
- henüz ayrılığın üstünden birkaç ay geçmesine rağmen kendini özleten şehir.* hatırlandığında yüzde ufak bir gülümseme bırakır ki bu şehirden midir geçen yıllardan mıdır bilinmez?*
- efeleriyle, denize dökülen yunanlılarıyla ve foça komando okulu ile ünlü kutlu bir şehirimizdir.
- hakkında en çok önyargı ve peşin kabul olan enteresan şehrimiz. son gittiğimde dağa taşa bina dikildiğini görüp üzüldüğüm , kordonu, karşısı, bucası, gaziemiri ile hatırlayacağım güzel ülkemin güzel şehri. lakin ankara'yı ne kadar sevemedimse izmir'i de o kadar sevememişimdir. sanırım ki bunda da izmir ve ankara'dan ziyade bu iki şehrimizi de cezaevi ya da asker koğuşu benzeri yapılandıran zamanın belediye ve şehircilik anlayışına atmak gerekir suçu. istanbul'un canlılığı boğazdan, bursa'daki tarih, yeşil ve uludağ'dan, eskişehir'inki ise porsuktan kaynaklanırken bir ankara, bir izmir niye kendisine can verecek hususiyetlerini saklar ve gizler anlamam.
- neredeyse her yıl en gelişmiş il çıkan, şu dönemlerde susuzlukla boğuşan, sadece merkezinin değil köylerinin de, bucaklarının da görülmesi gereken nadide inci; memleketim.
- gün itibariyle dağları hafiften karlı olan en bir güzel memleket.
- kendisini 23. dönemde tbmm'de temsil eden milletvekilleri şunlardır:
taha aksoy
kemal anadol
canan arıtman
mehmet aydın
selçuk ayhan
şenol bal
bülent baratalı
recai birgün
ahmet ersin
abdurrezzak erten
vecdi gönül
ibrahim hasgür
fatma seniha nükhet hotar göksel
erdal kalkan
ismail katmerci
güldal mumcu
oğuz oyan
harun öztürk
kamil erdal sipahi
mehmet ali susam
ahmet kenan tanrıkulu
mehmet sayım tekelioğlu
oktay vural
tuğrul yemişci - şuanda havanın 11 derece olduğu git gide ısınmaya başlayan şehir.
- il genel meclisini, "12 eylül" ve "evrenpaşa" okullarının adlarının değiştirilmesi yönünde aldığı tavsiye kararından ötürü takdir ettiğim ildir.
- haluk levent'in 2004 çıkışlı aç pencerini albümünde yer alan şarkılarından birinin de adıdır:
her yerinde gözyaşlarım var bu kentin
körfezinde martılar denize aşık
güz gelince yalnızlık sarar bu şehri
yollarında yapraklar dala hasret
ben onu burda bildim burda yitirdim
bir çıkmazın içinde kalmış gibiydim
kaç kere inandığım boşa çıktı sevincim
yırtılmış kara kalem resimler gibiydim
ya aşkımı ver geri
ya da denizinde boğ beni
razıyım izmir öldür beni
onu bana ver geri
ya da denizinde boğ beni
razıyım izmir öldür beni
kış gelince yalnızlık sarar bu şehri
vedalaşan gözler yağmura yolcu
ben onu burda bildim burda yitirdim
yırtılmış kara kalem resimler gibiydim
ya aşkımı ver geri
ya da denizinde boğ beni
razıyım izmir öldür beni
onu bana ver geri
ya da denizinde boğ beni
razıyım izmir öldür beni - az önce hafif hafif sallanmıştır. *
not: çandarlı körfezi, 3.9 imiş. - an itibari ile sallantının "bostanlı" ( tansaş cıvarı) dolaylarında pek az hissedildiği bilgisine ulaşmakla rahatlatmış ildir.(ayrıca "kan_mevsimi dostumuza geçmiş olsundur)
- her daim kendini oraya ait belleyenin kaçacağı liman, huzurun karşılığı. aşağıdaki yazı yılmaz özdil'in hürriyet'teki bugünkü yazısının kopyala-yapıştır halidir.
izmir
simite gevrek
deriz biz.
çekirdeğe çiğdem.
kordon elektrik
aleti değildir.
kumru da kuş değildir
bizim için.
yengen'i yeriz.
sen sigorta dersin.
biz asfalya deriz.
uzatmayız.
gidiyom geliyom deriz.
domates dediğin, domat işte.
evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. hıdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. bir oturuşta 60'ar 80'er midye yeriz, istifno severiz, cibez'e bayılırız; gece 3-4 gibi boyoz'a dalmazsak, kan şekerimiz düşer! boş lafa karnımız toktur bu arada, tırışkadan teyyare gibi atasözlerimiz vardır.
*
paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da tavlayamazsın ha. canı çekerse, o seni tavlar! liseye giden kızının erkek arkadaşının olması kasmaz babaları; kendilerinin de kız arkadaşı vardı lisede. bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense, izmirli kadınlar alır kupayı. erkekleriyle kahveye giderler çünkü. şaşırdın di mi? al buna da şaşır, nargile içerler. askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bir çakar, bir de duvardan yersin. gönül yazar'ız, sezen aksu'yuz; bir gül takıp da saçlarına, çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, karantinalı despina'yız. sensin varoş! biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz.
*
erkeklerimiz de fena değildir hani. detaya girmeyeyim, ayhan ışık, metin oktay, mustafa denizli mesela, bir fikir verir sana. ertuğrul özkök'ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış. ayıptır söylemesi, mahsun kırmızıgül'le alişan'ı ayırt edemeyiz biz.
*
gülümseriz.
*
enginarın başkentidir; izmirlidir incir. kazandibi hemşeri. 78 çeşit köftemiz olduğu için, mcdonald's'ın bunalıma girdiği tek şehirdir. zeytinyağı severiz, dünyanın en boktan durumuna bile düşsek, zeytinyağı gibi üste çıkmayı daha çok severiz. sana ne birader, keyfimizin káhyasıyız, yazlıklara gitmek için 8 şeritli otoyol yaptık; güzelbahçe, seferihisar, urla, karaburun, çeşme, öbür tarafta dikili, foça, çipurayız. pak bahadur'u özleriz. durup dururken faytona bineriz, bir yere gitmeyiz aslında, öööle turlarız. hava güzel, daralırız, okulu ekeriz. mezun olduktan sonra öğretmeniyle kadeh tokuşturmayan öğrenciyi zor bulursun izmir'de.
*
siz sembol diyorsunuz ama, saat kaç diye saat kulesi'ne bakanı bulamazsın, altında buluşanlar bile zahmet edip kafasını kaldırmaz, birbirine sorar saati! rahatızdır. çocukları kemeraltı'da kaybederiz, alışverişe devam ederiz, esnaftan biri bulup getirir, çıkışta kemeraltı karakolu'ndan alırız. ağlayıp zırlamak bir yana, çoğu dondurmayı bitirmediği için ayrılmak istemez karakoldan, iyi mi. aceleye gelemeyiz! bir sene önceden duyurmaya başla, de ki, 22 ağustos saat 20'de tiyatro başlıyor. 20.30'da geliriz. sanatçılar da izmirliyse, tiyatro zaten 21'de filan başlar. uçak 6 saat rötar yapsın, istifimizi bozmayız, bizim için ekstra bira içme vesilesidir bu. kuyruk olmaz, çünkü kuyruk varsa, izmirli sıkılır, gider. pratiktir. 201 sokağı bulduysan, yanındaki 202'dir. tek tek isim vermeye üşeniriz.
*
35'imiz var.
35 buçuğumuz da var.
34 plaka gördük mü, kapışırız. arkadan sirenleriyle isterse cumhurbaşkanı gelsin, bana mı sordu, tarladan gitsin, makam arabasına yol vermeyiz.
*
özetle, arızayız!
*
erkek çocuklarına en çok "efe" adı konulan şehirdir orası. zeybek duyduğumuzda, içimiz cız eder, kalkar oynarız. hasan tahsin orada, kubilay orada, latife hanım orada, zübeyde hanım bize emanet, bize. Mustafa Kemal de, ağlar kadınlarımız. sokak sokak, bulvar bulvar, milli mücadele müzesi'dir. istanbul'daki gibi birinci ahmet çeşmesi falan yoktur orada. ankara'daki gibi cinnah caddesi, arjantin caddesi de bulamazsın pek. recep tayyip erdoğan kavşağı'nı teklif etmez hiç kimse.
.
bakın, tayyip erdoğan dedim, aklıma geldi. bugün izmir'de miting yapacakmış başbakan.
*
kendisine ev sahibi olarak, ayla dikmen'in kordon'da üstü açık otomobille gezerken söylediği ve Türkiye'nin anca yıllar sonra keşfettiği parçasını armağan ediyorum: "ben söylerken gülmedin mi? falımızda ayrılık var demedim mi? anlamazdın, anlamazdın."
yılmaz özdil(hürriyet) - bütün dünya benim olsa yine de izmir'de yaşarım dedirten şehir*
- gerçekten de kahvelere bayanların girebildiği ve kimsenin de ne işin var senin lan burda demediği şehir.
- 29 mart 2009 yerel seçimleri'nde akp'nin sandığa gömüldüğü il olmuştur. en başta "arsenikli su" durumu ortaya çıktığında bunu seçime alet etmek için izmir büyükşehir belediyesi'ne yardım etmeyenlere; üstüne destek olacağına köstek olmaya devam edenlere en güzel cevap vermiştir Türkiye'nin incisi. gavur izmir'den(!) yine havalarını almışlardır bazıları. üstüne akp izmir'în 30 belediyesinden 1 tanesini bile alamamıştır. 29 tanesi chp'ye gitmiş; 1 tanesini de dp- o da aday sayesinde- alabilmiştir. yani akp'nin esamesi okunmamıştır bu yerel seçimde.
- artık akpden kurtulduğu kesinleşen şehir
- güzel ve yalnız ülkemizin en aydın şehri. kendimle gurur duyuyom havasını soluduğum, arsenikli suyunu içtiğim için.
- 29 mart yerel seçimlerinde tire * hariç tüm belediyelerini chp' nin kazandığı ülkemin aydın demokrat insanlarının yaşadığı cennet şehrimiz.
- ampule florasan sokan fosfuruklu fosfuruklu parlatan yegane şehir.
- 29 mart 2009 yerel seçimleri sonrasında, sokaklarında "biz gavur izmir'iz, adamı ya denize dökeriz ya da sandığa gömeriz! arseniği de sek içeriz, yine de izmir'i vermeyiz!" sloganı duyulmuş güneşin kızı. kapak(!) güzeli. izmirim.
- 4 mevsim güzel olan şehirdir. diğerleri gibi arada güzel olmaz.
- tapılası şehir.
çiğdem çitlediğimiz sokaklarında,
gevrek yediğimiz ,kumrunun kuş dışında birşey olduğunu bilmemiz.
farkının farkında olduğumuz şehirdir. - vakti zamanında 2.abdülhamit'in yaptırdığı saat kulesiyle ünlü olan şehir
- 4. mevsimi olmayan şehir.*
(bkz:kış)
aylara göre yıllık ortalama sıcaklıkları şu şekildedir:
ock. 12
şbt. 13
mrt. 16
nis. 20
mys. 26
hzr. 32
tmz. 35
ağs. 35
eyl. 30
ekm. 24
ksm. 18
arl. 13 - az evvel hafif hafif sallanmış en bir güzel memleket.
not: sisam adası, 5.0 imiş. - ayşe arman "araştırmasının"*bir kısmına izmir de devam etmiş ve köşesine de aktarmıştır ;
izmir.
güzel izmir.
alaycı izmir.
baştan çıkarıcı izmir.
ben öyle izmir filan bilmezdim.anlatırlar, hikâye gibi tatlı tatlı dinlerdim.hep iş için gitmiş, içinden şöyle hızlıca geçmiş ya da sadece yemek yemiştim.
işte şimdi, gözlerimle görüyorum.
“en iyi intikam, iyi yaşamaktır” lafının canlı örneği burası. sokaklar, pastaneler, insanlar cıvıl cıvıl.
kadınlar güzel, erkekler çapkın.
müthiş bir hafifffflik söz konusu.
güneş batmak üzere.
gökyüzü şahane. kafamızı kaldırıyoruz, izmirli balkonunda oturuyor. kafelerde oturuyor. mis gibi rüzgâr esiyor. kadınların etekleri uçuşuyor. yaz, işte bu, hafiflik, muziplik, neşe. kimse kimseyi rahatsız etmiyor. ama erkekler çapkın çapkın bakıyor. güzel bakan bir erkekten daha hoş ne var?
izmir'de insan, oh be, kendini tekrar kadın gibi hissediyor. şehir de, dişi bir şehir. kordon,yaşıyor. biralar, rakılar içiliyor. şöyle buzzz gibi bir bira ne iyi giderdi şimdi. insanlar, köpeklerini gezdiriyor. şortlu kızlar, askılı tişörtlü kızlar, yanık kızlar, güzel kızlar.
yargılamayan, kızmayan erkekler.
komplekssiz insanlar. gülüyorlar, kıkırdıyorlar, birbirlerine dokunuyorlar. izmir, görüntü olarak da his olarak da bir avrupa şehri. tüm kalbimle, Türkiye'nin her yerinin bir gün“gâvur izmir” gibi olmasını isteyenlerdenim ben de.
merve diretti.
“madem bu işe kalkıştınız, izmir'e gitmemek olmaz” dedi,“ak parti'nin bileğini bükemediği şehir.”
birtakım yerler de söyledi.
alsancak'taki reyhan pastanesi ve bonjour.
ver elini izmir.
tekbir kıyafetlerimizle buradayız.yakıyorlar. ve izmir'e ters düşüyorlar. olsun, reyhan'da sakızlı muhallebi olayına girdik, şahane. kimse kafamıza çürük yumurta filan atmıyor.
bir tek emekli öğretmen tipli kadınlar bakıp bakıp, “allah allaaaaah.” diyorlar o kadar. evet, itiraf ediyorum, biraz alaycı bakıyorlar. böyle bir hali var izmir'in. sonra bonjour'a gidiyoruz, biraz da orada takılıyoruz, orada da bir hamburger götürüyoruz. yine pek bir şey olmuyor. tam kalkmak üzereyken, elinde patates kızartması olan yaşlıca bir hanım yaklaşıyor,“evladım, siz bunu niye giyiyorsunuz bu sıcakta?” diyor.
dan diye. bu kadar direkt. o kadar tatlıydı ki. “allah aşkı için” desek. “o nasıl laf öyle! ben dinsiz miyim?” diyecek. belli ki bizimle sohbet etmek istiyor, anlamak istiyor.
ama ışık kaçıyor!
“çok özür dileriz, başka bir zaman sohbet ederiz, acelemiz var!” diyoruz.gerçekten de ışık kaçmadan kordon'da olmamız lazım.
hızlıca üzerimizi değiştiriyoruz. çarşaflarımızı giyiyoruz. ama sizi uyarıyorum, bunlar dubai usulü çarşaf, yani “abaya”, fatih ismail ağa çarşafı değil, daha şıklar. bir kaftan gibi üzerimizden dökülüyorlar.incecik bir pardösü. öyle göğüsten büzgülü filan değil, önden çıtçıtlı.
dubai'deki kadınlar, altına mutlaka çok topuklu taşlı ayakkabılar giyiyorlar, biz de öyle yapıyoruz. onlar başörtülerini de farklı bağlıyorlar, saçları hafif görünüyor. tabii ki ne oluyor?osmanlı gravürlerindeki kadınlara benziyorlar. bizde maalesef, böyle bir şey olamıyor. “örtünme”nin felsefesine aykırı.
oysa, dünyada örtünerek de estetik olmayı başarabilenler var.
işte kordon'dayız. başladık yürümeye. hayret! ıslık yiyoruz. bayağı bir tezahürat yapılıyor. yanlış anlaşılmasın, kırıcı değil ama. “vay, vay, vayyyy” filan diyorlar hafiften dalgalarını geçerek, “ayakkabılara bak.”
kendi aralarında tartışıyorlar. bir kısmı “fena olmamış” diyor. bir kısmı “hadi be!” diye karşılık veriyor.
ama en güzel tepki şuydu:
“bu ne ya! altı kaval, üstü şişhane.”
bir izmirliden mektup
varsın edep yerlerim yansın.
“geçen gün yayınladığınız 10 farklı türban bağlama şekline baktım. hepsi de şaka gibi! sizi,izmir sokaklarında kısa kesim havalı saçlarınızla görsem, dönüp dönüp bakarım. ama 10 değil 100 ayrı şekil de olsa, türbanlar içindeki o halinize asla bakmam. bir insan, kendine bu hainliği nasıl yapar? kordon'da gezerken rüzgâr, saçlarımı okşamazsa, boğaz'da mohito'yubacardi ile içemezsem, neyleyim ben dünya hayatını. artık yeter! sizin bu yazınızla, güzel ve bakımlı bir kadının bile o türbanın altında ne kadar yaşlı ve kendinden uzak göründüğünün farkına vardık. varsın cehennemde vücudumun bütün açık edep yerleri yansın ama söylüyorum işte: hiç mi göz yok bu insanlarda? hiç mi hasret değiller, birilerinin onlara bakıp, ne kadar güzel olduklarını kibarca belli etmesine? bu arada belirtmek isterim ki, ben dinden imandan uzak bir adam değilim. orucumu tutarım, kurbanı mı keserim, namaz kılarım. ama artık birileri bu sahte cemaatlere bir dur demeli! lütfen gelin siz de bizimle yaşayın, hem bizim katlanmanız gereken ismail ağa gibi bir meydanımız da yok.!” (özgür k.) - güzelliğine benzetme bulmak zor olan şehirdir. insanı kendine aşık eder ve gidilen her yerde geri dönüşü özletir. komplekssizdir, hümanisttir. azıcık içinde yaşayanı da kendine benzetir.
- http://www.demokratizmir.com/
- hayatın tadını çıkarmayı bilen** kızlarının bakışlarıyla, her şeyinizi emanet edebileceğiniz dostların varlığıyla, çiğli tepelerinden**** görülen, insanın hayatında en az bir kere izlemesi gereken mest edci manzarasıyla ve güneşin altında 58 dereceyi bulan sıcağıyla* insanı eriten muhteşem şehirdir.
- saat kulesiyle ünlü olmasına rağmen yapının yakınlarındaki her izmirlinin kendi saatine baktığı yerdir.
- bugün tekel işçilerine verdiği tam destekle gözümü yaşartan memleketimin en güzel köşesi, akp'nin el atamamasıyla temizliğini korumaya devam etmektedir, tayyipin en tırstığı ildir.
emekli olup sahil kasabalarından bir yere yerleşmeyi planladığım, çocukluğumun da geçmiş olduğu güzel il.
(bkz:hep böyle kal) - yaşadığınız süre boyunca size bir şey katmayan ve katmayacak şehrimizdir. ne büyürsün ne küçülürsün, çamaşır ipinde duran bir mandal gibi sadece asılı kalırsın.
- havasından olsa gerek insanların iletişim kurmaktan çekinmediği, kızlarının güzelliği ,kordon ve alsancağının havası ve kültür seviyesinin yüksekliğine hayran kalınacak memleket.
- 15 mart tarihininde hamile köpeğin ırzına geçildiği şehir:
http://www.milliyet.com.tr/hamile-kopege-tecavuz/turkiye/sondakika/15.03.2010/1211557/default.htm?ver=75
(bkz:vurmayın lan izmir'e)
(bkz:hayvan her yerde hayvandır)
(bkz:tamam köpek de hayvan zaten) - 26 mart 2010 tarihi itibari ile 4.7 büyüklüğünde ardından 2.9, 2.8, 3.4 ve 4.2 büyüklüğünde beş ayrı depremle sarsılan ilimiz.

