istanbul

portakalsuyu(08-09-2004 12:19)

  1. Türkiye`nin en büyük şehri.
    portakalsuyu

      (08-09-2004 12:19)
  2. 10 milyon nüfuslu her çeşit insanı barındıran kozmopolit, ne ararsanız bulacağınız, trafiği hiç eksik olmayan, görülmesi, gidilmesi, oturulması gereken süper mekanları olan caanım şehir.
  3. bir plak şirketi adı
  4. avrupa ve asyanın birleştigi en güzel yer. efsane şehir.
    fat_old_sun

      (19-09-2004 12:03)
  5. adına şiirler şarkılar yazılmış eski başkentlerden dünyanın en güzel şehirlerinden birisi.hayır en güzeli.
    akustikcinayet

      (04-12-2004 18:58)
  6. bir yaşar kurt şarkısı.

    istanbul seninle yaşadım yüzyıllar boyu
    beyaz elbiseni çok sevdim esmer tenini
    güzel saçların vardı hiç dokunmadım
    aslında ben seni su perisi sanmıştım istanbul


    vahşi sokakların hep kavga dövüş
    bir de neden hep gecesin ah istanbul
    akustikcinayet

      (31-12-2004 21:34)
  7. bu şehr-i stanbuldur ki bi mislü bahadır
    bir sengine yekpare acem mülkü fedadır
    nedim

    bu istanbul şehrinin emsali yoktur,pahası biçilemez
    onun bir taşına bütün iran (acem) diyarı fedadır
    olvido

      (02-01-2005 00:47)
  8. adı kitaplardan çıkarıldığında türk ve dünya tarihinin yeniden yazılcağı muhteşem kent. ışıkları, çapulcuları, romantizmi, nostaljisi,eğlenceleri,rezaletleri ile insanlık tarihine malolmuş sayılı yerlerdendir

    lamartine diyor ki: istanbul dünyanın başkentidir.

    olay budur baba
    olvido

      (02-01-2005 00:50)
  9. gençliğimin, yavaş yavaş kaybolan heyecanımın, karşılıksız kalmış aşklarımın, reddedilmenin vazgeçilmez ağırlığını yaşamamın tek ve en etkili tesellisi.
    bir istanbul ki herkesin içinde ayrı bir gurbet yaşatır.
    off efkarlandım be!
    olvido

      (02-01-2005 00:54)
  10. bir cahit külebi şiiri.ayrıca yaşar kurt bu şiiri kamyonlar kavun taşır adıyla göndermeler albümünde yorumlamıştır.

    istanbul

    kamyonlar kavun taşır ve ben
    boyuna onu düşünürdüm,
    kamyonlar kavun taşır ve ben
    boyuna onu düşünürdüm,
    niksar`da evimizdeyken
    küçük bir serçe kadar hürdüm.

    sonra alem değişiverdi
    ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
    sonra âlem değişiverdi
    ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
    mevsimler ne çabuk geçiverdi
    unutmak, unutmak, unutmak.

    anladım bu şehir başkadır
    herkes beni aldattı gitti,
    anladım bu şehir başkadır
    herkes beni aldattı gitti,
    yine kamyonlar kavun taşır
    fakat içimde şarkı bitti.
    akustikcinayet

      (02-01-2005 21:28)
  11. bir duman şarkısı

    bu şehir rakıyla yaşar
    bu şehir sigarayı çeker
    bu şehir gündüzü yaşar
    bu şehir her geceyi sever

    bu şehirin adamı söver
    bu şehir kadınını döver
    bu şehir kanımızı emer
    bu şehir için ölmeye değer
    istanbul elinden öper
  12. bu duman şarkısı en güzel nisan 2003 de mimar sinan fındıklı kampüsünde söylenmiştir kaan abinin istanbul derken şehri göstermesi de ayrı bir güzelliktir tabi
    boheme

      (20-01-2005 19:46)
  13. pamelanın çıkış yaptığı şarkı.
    raptor

      (02-03-2005 20:30)
  14. since 1453
    coco
    alır yürür

      (13-03-2005 02:55)
  15. şehir dışına çıkmak zorunda kalındığında iç buruklugğ yaşatan,özleten, ara sıra terk etsem de bir şekilde beni kendine çeken, coğrafyasının özgünlüğü ile dünyada istisnasız bütün metropolleri arkasında bırakan, üniversite hayatımı sürdürdüğüm şehrim
    le paix

      (14-03-2005 14:54)
  16. (bkz:aşık olunası şehirler)
    aaziz

      (14-03-2005 15:03)
  17. orospu şehir. ama aşık eder, o ayrı.
    towaga

      (23-03-2005 02:43)
  18. (bkz:içinden deniz geçen şehir)
    blue
    efendi ol!

      (29-03-2005 00:09)
  19. hayatımı yiyip bitiren yer, bir yandan çekiyor sizi içine sonra bezdiriyor.
    perception

      (29-03-2005 00:52)
  20. bateride bir zil markasi.
    treblinka

      (09-05-2005 16:52)
  21. bateride kendini dünyaya kanıtlamış bir zil markası olsa gerek ki sevgili metallica grubunun bateristi lars urlich de bu zilleri kullanır
  22. yedi tepeli şehir
    tuva

      (09-05-2005 21:19)
  23. nefret`in bir şarkısı.
    papa_ossie

      (09-05-2005 21:26)
  24. travel and leisure dergisine göre dünyanın görülmesi gereken yedinci şehri. ilk on şehir:
    1- sydney
    2- bangkok
    3- roma
    4- floransa
    5- chiang mai, tayland
    6- new york
    7- istanbul
    8- cape town
    9- oaxaca / meksika
    10- san francisco
    raptor

      (13-07-2005 00:14)
  25. bizzat oradayken,"izmir istanbula göre çok steril bir kent" cümlesi duyulduğunda ;ilk etapta buna itiraz etmek istenebilecek, ama sonrasında "hakikaten öyle" denilecek ve bunun çok da kötü bir şey olmadığı farkedilecek şehir.yaşanası,hayran olunası ama korkulası şehir.
    desailless

      (13-07-2005 00:19)
  26. soğuk şehir.
  27. they might be giants isimli grubun not constantinapole isimli şarkılarının rashit tarafından coverlanmış halinin ismi.daha doğrusu müziği kullanılmış ama sözler orjinal.

    istanbul tam bir cehennem
    parlak şehir ışıkları
    geceleri toplar sinekleri
    terketti kendi köylerini
    göç eder hergün binlercesi
    büyükleri neon zehirleri
    yok ediyor hepsini

    ekmek aslanın artık azında
    taşı toprağı altın yalanlarına kanma
    istanbul deprem tehlikesi
    istanbul patlar çöpleri
    mutluyuz bizler yinede
    patlayan şehrimizde
    gülüp geçeriz delicesine

    istanbul piskopat dolu
    istanbul cinnettir sonu
    on milyon insan arasında
    bağ yok nefretten başka
    istanbul cehennemdir aslında
    heryer beton heryer gri
    insan mutlu olabilirmi
    yaşarken bunca sitresi
    istanbul cehennem gibi
    öldürüyor hergün bizleri
    dazzy

      (23-11-2005 19:31)
  28. 9 ayrı dilde on üç farklı ismi olan şehir.şöyleki;
    grekçe`de ``vizantion``, latince`de ``bizantium, antoninya, alma roma, nova roma``, rumca`da ``konstantinopolis, ıstinpolin, megali polis, kalipolis``, slavca`da ``çargrad, konstantingrad``, vikingce`de ``miklagord``, ermenice`de ``vizant, stimbol, esdambol, eskomboli``, arapça`da ``bizantiya, el-mahsura, kustantina el-uzma``, selçuklular`da ``konstantiniyye, mahrusa-i konstantiniyye, stambul`` ve osmanlıca`da ``dersaadet, deraliyye, mahrusa-i saltanat, ıstanbul, ıslambol, darü`s-saltanat-ı aliyye, asitane-i aliyye, darü`l-hilafetü`l aliye, payitaht-ı saltanat, dergah-ı mualla, südde-i saadet`
    (bkz:copy paste)
    dazzy

      (16-01-2006 02:49)
  29. birbirinden kopuk ruhlarin yasadigi sehirdir istanbul.
    dogup buyudugu ortama, insaninin kendine yabancilasmasidir.
    arkasinda biraktiklarina vermis oldugu agitin notalaridir.
    gozyaslariyla donatilan kolyenin bütünüdür.
    kizginligin, hayal kirikliginin koklestigi agactir.
    ruhunun boyalarla bezendigi resimdir.
    fallara bagli gelecegin grisidir.
    anlatilmaz, yasanirdir kendisi.
    tarhana

      (16-01-2006 03:02)
  30. Türkiye`de elde edilen gelirler toplamının 1/3 nü tek başına karşılayan şehir.
    tuva

      (01-02-2006 12:58)
  31. ömer seydi ekinci`in bir şiiri


    bekledim durdum seni boyuna
    gelir şimdilerle avuttum kendimi de
    gelmedin
    sokak sokak arayasım geldi
    şimdi dedim
    gelir şimdi
    yüreğimin sana inanmışlığı
    bekle dedi
    gelir şimdi

    bir güvercin salıverdim
    ıstanbul´a
    yağmura anlattım
    neyim varsa anlattım
    bir çıkar yol dedim.

    ıstanbul şahidim
    şimdi dedim
    gelir şimdi
    ne sen geldin
    ne saldığım güvercin
    ıstanbul şahidim
    dabu
    done all wrong

      (04-02-2006 13:33)
  32. insana mutluluğun yanında bolca da sıkıntı bahşeden şehir.
    ne kadar bok birşey ya hem ait olmak hem de ait olamamak.
    hem bütün sevdiklerin burada anılarının çoğunluğu,
    anlamsallıkların burada.
    ama ben oradayım.
    sadece oradayım.

    (bkz:sıkıntı)
    (bkz:yük)
    saygisiz

      (12-04-2006 04:12)
  33. paris güzel bir salon,londra güzel bir park,berlin güzel bir kışla ama istanbul güzel bir şehir.
    leyla`nın evinden alıntı
    nephthys

      (09-08-2006 22:56)
  34. her ne kadar büyük ve hatta güzel olursa olsun; gerçek bir ankaralıya ankaranın daha güzel olduğunu trafik sorunu, kalabalığı, hayat pahalılığı ile hatırlatan boğazı şişmiş şehir.
    rosenrot

      (10-08-2006 08:22)
  35. (bkz:istanbul türküsü)
    (bkz:istanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı)
    maybe

      (22-09-2006 14:57)
  36. bütün illet özelliklerine rağmen insanın kendini garip bir şekilde huzurlu hissettiği şehrimiz.tarih boyunca hep aşık olunmuştur bu kente.uğruna ciddi kavgalar verilmiş, hep paylaşılamamıştır.dünyanın en güzel şehirleri arasında olmasına hiç şaşmadığımız;her yönüyle hayatın her köşesine dair birşeyler bulabildiğimiz, yaşayanının insan hakkında ister istemez birçok edindiği ülke görünümlü şehir
    rezidüel
    ve mevsimler döner.

      (17-10-2006 20:23)
  37. trafik, kaos, karmaşa, alkol, melankoli ve milyonlarca benzeri kavramı hatırlatan şehir.
  38. kültürün ve teknolojinin yan yana durduğu bir şehir. bir yanda mimar sinan`ın yaptığı camiye bakılırken diğer yandan da dev gökdelenleri görebiliyoruz.
    yawmır

      (17-10-2006 20:26)
  39. an itibarı ile 13.000.000 insanın yaşadığı şehir. her gün gelip geçen insan sayısı 1.500.000 civarındadır. 600.000 süper zengini vardır. bir ucundan bir ucuna 111 kilometre uzunluktadır. iki havalimanı sayısın limanı vardır. 2000 yılı istanbulun raylı taşımasında yeni bir dönüm noktası teşkil etmektedir, sahip olduğu tramvay, hafif metro sistemlerine anadolu yakasında çok kapsamlı yenileri eklenmektedir. 2 köprüsüne çok yakın tarihte bir de tüp geçit eklenecektir. suç oranı yüksektir. en gözde semtleri; taksim, nişantaşı, kadıköy, beşiktaş. kadıköy bölgesinde; hasanpaşa - bahariye - moda ortalama 600.000 insan yaşamaktadır. turistik olarak değerlidir. Türkiyenin sanayi sistemi istanbul endexlidir buna karşın tarımsal faaliyet çok düşüktür.
    bisiklet
    terbiyesiz ali taran

      (18-11-2006 11:26)
  40. sırdan bir insanın hayatını boğarak,ruhunu öldüren şehir.
  41. (bkz:istanbul yolu)
  42. "be quick or be dead" şehri.
    rezidüel
    ve mevsimler döner.

      (27-12-2006 12:33)
  43. `dünya tek bir devlet olsaydı, başkenti istanbul olurdu`

    bir başka tepeden

    sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul!
    görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
    ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
    sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
    lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
    yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
    sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

    (yahya kemal)

    dizelerinde anlatılan taşı toprağı altından şehir.
    micko
    kuzen

      (25-01-2007 11:33)
  44. asitane,dersaadet,islambol olarak da bilinir.
    baccento
    bkz:hoşça bak zatına

      (25-01-2007 11:48)
  45. aşığı çok,sevdiği az şehir.
    musavat
    fuck off!!!

      (25-01-2007 11:50)
  46. plaka numarasını kimse yazmamış galiba 34
    baccento
    bkz:hoşça bak zatına

      (18-02-2007 14:32)
  47. bir kere alışıldı mı artık başka şehirlerde hayatın olmadığına inandıran şehirdir. insanları gürültüye, trafiğe, kapkaça, kavgaya duyarsızlaştıran şehirdir.
    natalia

      (26-02-2007 16:52)
  48. kız kulesi gibi harika bir yere sahip olan fakat buraya gitmek için baya para gereken müthiş tarihi ve manzarası olan benimde ayılıp bayıldığım şehir
    zeez

      (26-02-2007 17:09)
  49. bir tutkudur istanbul, üzgün olduğunuzda sizi bağrına basan bir ana, sevinçli olduğunuzda size gülümseyen ışıltılı gözler, öfkeli olduğunuzda sizinle coşup kabaran hırçın dalgalar, dingin olduğunuzda sizi ağırlayan anlayışlı bir evsahibi gibidir.

    var mıdır böylesine güzel, böylesine alımlı, böylesine çok renkli bir şehir? belki vardır kimilerine göre ama istanbul yine de bizim gözümüzde bir başkadır. nefes alır sokaklarıyla, yaşar tarihiyle, yaşatır güzelliğiyle.
    intheshadows
    münzevî

      (07-03-2007 11:51)
  50. bu şehir rock`ıyla yaşar istanbullllllllllllllllllll....
  51. http://www.youtube.com/watch?v=vsqrkzcytqg

    linkinden çizgi film eşliğinde kontantinapolis`e de laf sokuşturan bir istanbul videosu.
    dr. acula
    bilek medal

      (07-03-2007 12:39)
  52. insanı sevip sevmemek arasında sallantıya uğratan, ancak tepelerini, kokmuş derelerini, bozuk yollarını, şuursuzluk seviyesindeki trafik çilesini. her bir şeyini kendine özgü bir nitelikte sana bana sunan şehir.
    özellikle ankaralıların sıklıkla "amaaan deniz varda sanki giriliyor mu?" yahut, "amaaaan deniz var da sanki boğaz manzaralı evde mi yaşıyon" şeklindeki kıyaslama sorularına rağmen gidilmese de görülmese de orada bir denizin olduğunu bilmek ve o gidilip görülmeyen, yanıbaşında boğaz sefası yapılamayan denize sahip çıkmak tüm istanbul`luların boynunun borcudur.

    ankaralılara eskişehirlilere niğde ve karslılara,yapay göllerinin kenarlarında veya park fıskiyelerinin dibinde çekirdek çıtlatma konusunda kariyer yapan tüüüm karaiklimiinsanlarını buradan selamlar, ellerinden,gözlerinden ve diledikleri herbiryerlerinden ay sen ne şeker şeyysin öyle üslubundaki durdane hanım teyze yavşaklığıyla birer makas alırım.
  53. bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir,
    kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa,
    yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
    o şehirden öc alma vakti gelmiş demektir
  54. dünyaya yön veren en büyük ekonomiye sahip 100 şehir listesine göre ,dünyanın en zengin 34'üncü kenti olarak biliniyor.
  55. 27 haziran 2007 günü, 1911 yılından beri en sıcak gününü geçiren şehir: 41,5 derece.
  56. dünya`nın en güzel şehri derler ki, en güzel kadın olarak karşılığı vardır. bu yüzden tarih boyunca iktidar sahibi erkek kılıklı bir sürü kavim kendisine sahip olmak istemiş, ondan bundan kıskanmıştır. fakat istanbul kendini sadece en çok isteyene verecek kadar aşiftedir. bütün bu özellikleri nedeni ile iki yakası bir araya gelmeyendir. çekiciliği, dehşeti, tutkusu, sevilmesi bu yüzdendir. istanbul`a sahip olan dünya`ya sahip olur.
    eskitara
    dudağının kenarı

      (30-06-2007 11:27)
  57. pamela spence`in adını iyice duyurduğu şehir rehberi albümündeki meşhur şarkısı.
    sözleri:

    bir ortak geçmişimiz var, bir de hep açık yaralar.
    kendine hatırlattığın fazla parlamış anılar
    karşıma her yerde çıkan otuz yaş üstü adamlar,
    "hep seni sevmiştim" diyen, bir şeyler bekler bakışlar

    yerçekimine yenik üstün başın
    bir de hep güzel tınlamış adın, adın!
    cebinde bir tek numaran kalmış artık,
    herkes için bir tadımlık!

    istanbul seni hapsetmiş, eski bir banda kaydetmiş
    yüzlerce binlerce insan, aman Allah, hep bu şarkıyı söylemiş
    istanbul seni kaybetmiş, ilaçlayıp berbat etmiş
    davul gibi gerilen derini, aman Allah, kim bilir kimler inletmiş?

    eğer "sana ihtiyacım var" dersen; her an gelebilirim.
    kendinden bir vazgeçersen eğer; gerçekten sevebilirim
    aşkımı gördüğün zaman, yenilmiş olman farketmez
    sen kendini sevmezsen eğer kimse gerçekten affetmez!
    raptor

      (07-07-2007 05:57)
  58. gezmek, görmek için ideal olan ama yaşamak için fazla kalabalık olan şehirdir. öyleki istanbul denince aklıma hep aşıklar şehri demek gelir, içinde kendisine ait bir gizemi vardır, kimi zaman o gizemde kaybolur insan.. gezmek, görmek, tadını çıkarmak, birçok güzel mekana gidip zaman geçirmek güzeldir, içinde herşeyi yaşar ve görürsünüz ama o kadar kalabalık, o kadar büyüktür ki bir süre sonra sizden ruhunuzu almak ister, adeta herşey onun olsun ister ve sizi içine çekmek ister. işte eğer buna izin vermezseniz mutlu yaşayabilirsiniz istanbulda.
  59. yeditepe olarak da bilinen kimilerine rüya kimilerine kabus olan kent. dünya şehri. bir çok ırktan insanı ve enleri bünyesinde barındıran 7*24 canlı şehir. asya ve avrupanın bağlantı noktası
    trınıty
    never death 4 us

      (09-07-2007 18:25)
  60. mat grubunun yakın zamanda çıkmış ilk albümlerinden bir şarkısı.

    düşlerin paramparça burda
    rüyalar şehrinde
    başın önde yürüyorsun ama
    bir parça altın yok yerde
    kim bilir nereden geldin
    ne fark eder dönmeyeceksin
    yemin etmişsin bir kere
    ömür boyu sürüneceksin

    istanbul kazan sen kepçe
    bulamazsın aradığını
    suç sende değil sadece
    istanbul ağlatır tüm yalnızları

    burası çok kalabalık bir şehir
    yalnızlık daha çok koyar
    insanları seyretmek
    ruhunu siyaha boyar
    kim bilir bir adın var mı
    ne fark eder kimse çağırmaz
    kalbini söküp fırlatsan
    hiç kimse dönüp bakmaz

    istanbul kazan sen kepçe
    bulamazsın aradığını
    suç sende değil sadece
    istanbul ağlatır tüm yalnızları

    istanbul uzak göklere
    yıldızlar görünmüyor
    dertlerin paylaşılmaz ki
    hiç biri bölünmüyor
    kim bilir neden gelmiştin
    ne fark eder şimdi burdasın
    anladım seni kardeşim
    sen yolun başındasın

    istanbul kazan sen kepçe
    bulamazsın aradığını
    suç sende değil sadece
    istanbul ağlatır tüm yalnızları
    raptor

      (23-07-2007 23:51)
  61. avrupa yakasının telefon alan kodu 0212, asya yakasının telefon alan kodu 0216 olan ilimizdir.
    mjordan

      (03-08-2007 10:07)
  62. ilin sakinlerinin sürekli kıtalararası yolculuk yapmasına sebep olan içinden deniz geçen şehir.
    yananmeyve
    yok motto!!!!!!!

      (03-08-2007 10:15)
  63. 77 milletten insanı bir arada tutmayı başarmış bir şehir
  64. yeşiller içinde geçen çocukluğumu, gençliğimi anılarıma gömüp geldiğim, hayatımı grimsi bir renge döndüren, güzelliğine laf söyleyemeyeceğim, içinde aşkı bulduğum ve bana benliğimden birşeyler kaybettiren, alıştığım kahrolasıca şehir.
    narnia
    let's travel to infinity

      (03-08-2007 10:26)
  65. 29 defa kuşatılan ancak ilk olarak m.ö 194 tarihinde roma imparatoru septim severus tarafından feth edilip roma imparatoruna geçen ve m.s 1453 yılında 29. kuşatmasında 29 mayıs günü fatih sultan mehmet tarafından feth edilen ve osmanlı devletine başkent olan şehirdir.
    aclevent

      (14-08-2007 03:51)
  66. "her köy büyütülüp şehir yapılabilir; ama hiçbir köy-kent, ne yaparsanız yapın, asla ve asla istanbul olamaz" önermesini; kendisini her görüşte içten içe tekrarlatan efsunlu şehir.
    pshashejan
    savulun hülen!

      (14-08-2007 03:57)
  67. ilçeleri; adalar, avcılar, bağcılar, bahçelievler, bakırköy, bayrampaşa, beşiktaş, beykoz, beyoğlu, büyükçekmece, çatalca, eminönü, esenler, eyüp, fatih, gaziosmanpaşa, güngören, kadıköy, kağıthane, kartal, küçükçekmece, maltepe, pendik, sarıyer, şile, silivri, şişli, sultanbeyli, tuzla, ümraniye, üsküdar ve zeytinburnu`dur.
    mjordan

      (18-08-2007 16:09)
  68. (bkz:canına yandığımın şehri)
  69. http://youtube.com/watch?v=GNx3Qh8IWN8
    astronotfehmi

      (20-08-2007 19:29)
  70. âşık olunası şehirlerin baş tâcıdır. tüm gürültüsüne ve keşmekeşine rağmen uzak kalınamayan, uzak kalındığında da fazlasıyla özlenen şehirdir. her köşesi ayrı bir güzellik saklar. bunca kalabalığına rağmen en münzevi ruha bile hitap edebilecek bir hoşluğu muhakkakki vardır. hem güvenli bir liman gibidir, hem de her an yeni keşifler yapılabilecek bir sırlar yumağı. tüm kıtalara ulaşmak istercesine yüreğini denizle ikiye bölmüştür. bir tarafıyla geçmişi ağırlar, diğer yanıyla geleceği kucaklar. birbirinden farklı fikirdeki onca insanın hayranlığını kazanması da bu özelliklerinden dolayıdır. hakkında yazılan onca şarkı ve şiir bile anlatmaya yetmez güzelliklerini / özelliklerini. üstad necip fazıl'ın o güzel deyimiyle; " canım istanbul "dur.
    (bkz:istanbul aşkı)
    kripteks
    münzevî

      (29-08-2007 23:18)
  71. yüzölçümü 5.170 km²dir.
    mjordan

      (22-09-2007 16:32)
  72. mavi sakal'ın kan kokusu albümünde bir şarkıya da isim olmuştur. (tabi olumsuz yanlarıyla)

    bugünlerde istanbul şehrinde
    bir insan kaybolmuş
    bugünlerde istanbul şehrinde
    bir ana ağlamış
    bugünlerde istanbul şehrinde
    sevgililer içerde
    bugünlerde istanbul şehrinde
    biz nerede

    görmedi, duymadı
    gazetelerden okudu
    istanbul

    bugünlerde istanbul şehrinde
    çiçekler tutuklu
    bugünlerde istanbul şehrinde
    bir iğne bir tende

    görmedi, duymadı
    gazetelerden okudu
    istanbul

    bugünlerde istanbul şehrinde
    herkes patron
    bugünlerde istanbul şehrinde
    parayla herşey emrinde
    istanbul
    mjordan

      (26-10-2007 12:52)
  73. cumhuriyet hükümetlerinin dertlerine çare bulamadığı, toprak, iş, gelecek veremediği insanlarının göç merkezi. özellikle adnan menderes komutasındaki demokrat parti icraatlarıyla, aç insanların kendilerine gelecek kurmak için sığındıkları ve içine ettikleri kenttir. şu haliyle "yau kötüde olsa idare edelim"şeklinde düşünenlerin başkentidir. giden kendini kaybeder, birine adres sorsanız kesin o da sizin gibi kayıp veya gezgindir. sınırları içinde yaşayanların büyük çoğunluğunun bilmediği kenttirde. fatih sultan mehmet yaşasa, mevcutların çoğunu kovar veya yıkardı. zira resmen köy olup çıkmış kenttir.
    eskitara
    dudağının kenarı

      (28-01-2008 01:00)
  74. yıllardır beklenen marmara depreminde ne yazık ki çoğu yerle bir olacak en büyük şehrimiz.çarpık kentleşmeyi yenilemek için deprem sonrası tüm hazırlıklar yapılmış ve kendi elleriyle yıkıp yeniden yapmanın mğmkğn olmadığı bu şehrin kendi yıkılması beklenmektedir.*
    aclevent

      (28-01-2008 01:14)
  75. attila ilhan'dan çok güzel bir şiiri parsellemiş şehirdir. işte o şiir:

    kanatları parça parça bu ağustos geceleri
    yıldızlar kaynarken
    şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
    sen
    eğer yine istanbul`san
    yine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğim

    pançak pançak şiirler tüküreceğim
    demek yine ben
    limandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor
    kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeler
    yahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkıları
    mavi asfaltlara çökmüş
    diz bağlıyor
    eğer sen yine istanbul`san
    kirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatan
    sirkeci garı`nda tren çığlıklarıyla bıçaklanıp
    intihar dumanlari içindeki haydarpaşa`dan
    anadolu üstlerine bakıp bakıp
    ağlayan
    sen eğer yine istanbul`san
    aldanmıyorsam
    yakaları karanfilli ibneler eğer beni aldatmıyorsa
    kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    yine senin emrindeyim
    utanmasam
    gozlerimi damla damla kadehime damlatarak
    kendimi yani şu bildigin attila ilhan`i
    zehirleyebilirim

    sonbahar karanlıkları tuttu tutacak
    tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor
    imtihan çığlıkları yükseliyor üniversite`den
    tophane iskelesi`nde diesel kamyonları sarhoş
    direksiyonlarının koynuna girmiş bıçkın şoförler
    uykusuz dalgalanıyor

    ulan istanbul sen misin
    senin ellerin mi bu eller
    ulan bu gemiler senin gemilerin mi
    minarelerini kürdan gibi dişlerinin arasında
    liman liman götüren
    ulan bu mazot tüküren bu dövmeli gemiler senin mi
    akşamlar yassıldıkça neden böyle devleşiyorlar
    neden durmaksızın imdat kıvılcımları fışkırıyor
    antenlerinden
    neden
    peki istanbul ya ben
    ya mısralarını dört renkli duvar afişleri gibi boy boy
    gümrük duvarlarına yapıştıran yolcu abbas
    ya benim kahrım
    ya senin ağrın
    ağır kabaralarınla uykularımı ezerek deliksiz yaşattığın
    çaresiz zehirle kusan çılgın bir yılan gibi
    burgu burgu içime boşalttığın
    o senin ağrın
    o senin

    eğer sen yine istanbul`san
    yanılmıyorsam
    koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim
    sicilyalı balıkçılara marsilyalı dok işçilerine
    satır satır okumak istediğim
    sen
    eğer yine istanbul`san
    eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda hissettiğim

    ulan yine sen kazandın istanbul
    sen kazandın ben yenildim
    kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    yine emrindeyim
    ölsem yalnız kalsam cüzdanım kaybolsa
    parasız kalsam tenhalarda kalsam çarpılsam
    hiç bir gün hiçbir postacı kapımı çalmasa
    yanılmıyorsam
    sen eğer yine istanbul`san
    senin ıslıklarınsa kulaklarıma saplanan bu ıslıklar
    gözbebeklerimde gezegenler gibi dönen yalnızlığımdan
    bir tekmede kapılarını kırıp çıktım demektir

    ulan bunu sen de bilirsin istanbul
    kaç kere yazdım kimbilir
    kaç kere kirpiklerimiz kasaturalara dönmüş diken diken
    1949 eylül`ünde birader mırc ve ben
    sokaklarında mohikanlar gibi ateş yaktık
    sana taptık ulan
    unuttun mu
    sana taptık
    ahriman
    .

      (28-01-2008 01:19)
  76. nüfusu neredeyse yunanistan ile aynı olacak olan şehir, sabahları 07:00 - 10:00 akşamları 18:00 - 21:00 arası çoğu ilçesinde özellikle avrupa yakasında beşiktaş, şişli, eyüp olmak üzere trafik derdi aşılamayan, trafik sorununu aşmak için metrobüsleri devreye sokan; lakin metrobüslere dönecek yol ayırmayı akıl edemeyip gene normal trafiği kitleyen bir belediye zihniyetine sahip şehir. . gene, özellikle avrupa yakasında akp li belediyelerin yoğun olduğu yerlerde 'büyükşehir çalışıyor' reklamlarını gözünüze sokan insanlara liderlik vasfı atanmış şehir. avrupa yakasında tek güzel yanı yeraltı metrosu ve taksim - 4.levent arası müzik eşliğinde moda girilen kısa seyahatidir. . zamanı olanlar ve maddiyatı kurtaranlar için ise beyoğlu'nda barlar, ortaköy'de biralar, kumrular, aksaray'da bilimum hayat kadınları, eminönü sahili ve çarşısı vs vs.
  77. imar aflarıyla bir şehrin ırzına nasıl geçilir ,tarihi kent silüeti götdelenlerle nasıl bozulur en büyük kanıtıdır.elleriniz dert görmesin.
    justice
    we were soldiers

      (20-03-2008 01:18)
  78. zamanında yer edinip arsa çevirenlerin şimdilerde akıllılıklarının ödülünü almalarına sebep olan, sonradan gelip bir yer edinen fakat gelişmekte olan bir şehir olmasından dolayı, bulunduğu yerden yavaş yavaş sürülmeye çalışılan insanların olduğu, işçiye, emeğe değer verilmeyen bu yüzden
    yapılan işin kalitesinin de düşmeye başladığı, bu kalitenin düşmesinden doğan maaş durumu. her yeni işe başlayan üniversite mezunu değilse asgari ücretten başlayan ve başladığı gibi devam eden, maaştan yakınınca gözünün yaşına bakılmadan işten çıkarılan, bu yüzden her işe girişte yeniden başa dönen, aile geçimini sağlamaya çalışan için yaşaması zor şehir.

    şu an görünmese de hala göçlerin olduğu, torpil yüzünden okumuş insanların, kalifiye işçilerin, ustaların iş bulamamalarına sebep olan, bu yüzden de başka başka sektörlere, hiç yapmadığı işleri öğrenmeye ve yapmaya çalışan hatta alışan insanların bulunduğu şehir.

    betonlaşma yüzünden bağ bahçe de yetiştirdiği sebzeyi meyveyi yiyemez duruma gelen, pazardan, manavdan, marketlerden aldıkları hormonlu, ilaçlı yiyeceklerle hiç bilinmeyen, hiç duyulmayan hastalıkların oluştuğu şehir.

    gece evinize rahat rahat gidemediğiniz, yolda yürürken birinin yüzüne baktığınız için dayak bile yiyebileceğiniz, telefon bayilerinde satılan hatta üzerine para verip satılan cep telefonunu vermediği için önce dövülüp, sonra trenden atılarak öldürülen insanların oluğu şehir.

    insanların aya çıktığı, marsa çıktığı, uzayda üs kurduğu, uzaya şehir inşa etmeyi düşündüğü bir dünyada, kiremit tozunu kırmızı biberle karıştıran, daha olgunlaşmamış zeytinleri karartmak için kanserojen maddeler kullanan, içinden kıl neyse çamaşır ipi, çorap, hamam böceği, çöp parçaları çıkan ekmeklerin yapıldığı, doğurduğu bebeği bakamıyacağını doğurduktan sonra anlayıp çocuğunu öldürerek çöp konteynerlerine atan insanların bulunduğu şehir.

    açlık sınırının 626 ytl olduğu, yoksulluk sınırının 2040 ytl olduğu, asgari ücretin 435 ytl net olduğu ve asgari ücretle 6 kişilik bir ailenin geçindiği bir şehir.

    sokakta çöp toplayarak geçimini sağlarken bir kaza sonucu elini derin bir şekilde kesen, acil olarak hastaneye götürülen, hastahanede elidikilen fakat hiçbir sosyal güvencesi olmadığından, dolayısıyla parasını ödeyemediği için (nüfus cüzdanı ve nesi varsa rehin bırakmayı önerse de) elindeki dikişleri narkozsuz geri söken (adamın halini düşüün) doktorların olduğu bir şehir.

    güpegündüz, etraf araba, dükkan ve insan doluyken arabanızın camı kırılarak değerli neyiniz varsa (teyp, telefon hatta bozuk para) alabilen, bir şey bulamazsa da arabaya zara veren insanların bulunduğu şehir (bizzat yaşanmış olay).

    ve daha nicelerinin bulunduğu şehir.

    olsun yine de yaşıyoruz, nefes alabiliyoruz, ve gezilecek güzel yerleri olan bir şehir.

    ''istanbul''
  79. avrupa'nın 3. büyük şehridir.
    toplam nüfusu 12,7 milyonken bunun 6,5 milyonu avrupa yakasındaki sınırlar içerisindedir.

    (bkz:istanbul'un adı nerden geliyor)
  80. ilerleyen yıllarda; artık önüne geçilemeyen işsizlik, önlenemeyen nüfus artışı, hala devam eden göç ile birlikte nefes almanın bile zorlaşacağını tahmin ettiğim, sınırları küçük, kalbi kocaman canına yandığımın şehri
    en çok balık ekmeğini özledim der şair dizesinde istanbul için, enteresandır. . farklı bir penceredir, farklı pencerelere gebedir.
  81. yaşanıcak olmasa da ayda bir gidip gezilesi şehir.
    sufisar

      (07-05-2008 04:05)
  82. topkapı surlarından başlayıp, altın boynuzun etrafını bir gecede yaya olarak turlayabileceğiniz güzel şehirdir.
    mjordan

      (07-05-2008 09:06)
  83. fatih sultan mehmet tarafından fethedilen ve bunun üzerinden 555 yıl geçen dünya'nın göz bebeği şehirdir.
    aclevent

      (26-05-2008 21:55)
  84. hakkında bu kadar açıklama girilince öldü sanılan şehirdir(niye ölsün lan?)
    papageno
    .

      (26-05-2008 22:06)
  85. güzel bir yalın şarkısıdır;

    istanbul

    ne güzel geçiniyorduk
    bize ne oldu böyle
    hep beraber ağlıyorduk
    bize ne oldu söyle

    okudum birer birer
    yazdığın notları
    hep ayrılığı söyler
    hep bir kaçış satırları

    istanbul benden büyük
    onla başa çıkamam
    küçücük ellerimle
    seni geri alamam

    sessiz tatsız çaresiz kaldım
    forfulfun

      (29-05-2008 14:27)
  86. içinden deniz geçen tek şehir.

    2. en kalabalık şehirdir ayrıca. tr.wikipedia.org/wiki/dünya'nın_en_kalabalık_şehirleri
    bluesilver

      (02-06-2008 01:02)
  87. Türkiye'de ticaretin kalbinin attığı şehirdir. ekonomik hareketliliği ile adeta tüm Türkiye'yi beslemektedir. 17 ağustos 1999 depreminden sonra adapazarı'nda evini, barkını kaybetmiş bir amcanın söyledikleri aklımdadır hala: "buraları yıkıldı gitti, geride kalanları istanbul besledi. ya istanbul yıkılsaydı biz ne yapardık?" işte budur istanbul. içinde barınan bazı mikroplara ve kendisine mikrop bulaştırmaya çalışanların varlığına rağmen güzel şehirdir.
    mjordan

      (12-09-2008 16:11)
  88. barış manço'nun 2023 adlı parçasından samplelar kullanılan islamic force parçası.my melody'de bulunur.
  89. her bir köşesinin ayrı bir şehire benzediği ama bütünüyle hiç bir şehre benzemeyen uzaktan bakınca korkutucu kaos şehri gibi duran ancak havasının suyunun tadına bakanların bir daha memleketlerini dahi beğenmediği köşesine bucağına peri tozu kaçmış büyülü şehir.sevmek mecburi değildir sadece tanıyanların sevmek dışında başka seçeneği yoktur.* * * *
    mercimekağacı
    ateşböceği

      (12-09-2008 16:25)
  90. formula 1 grand prix takviminde de yer almaktadır.
    (bkz:istanbul park)
    mjordan

      (12-09-2008 16:25)
  91. genelde trafik sıkışıklığından bahsedilen, sorunlarından bahsedilen şehir olmasına karşın, yeşili, doğası, sakin yerleri, düzenli, tertipli, temiz, farklı, dinlenmek ve piknik yapabileceğiniz mesire yerleri olan şehirdir.
    bir polonezköy vardır ki istanbul'un arka bahçesi olarak bilinir.
    (bkz:beykoz)
  92. eski şehirin (bkz:suriçi) yapısı roma şehrine benzemektedir.

    (bkz:yedi tepeli şehir) ile (bkz:yedi tepeli roma).
  93. korularıyla ünlü şehirdir.
    (bkz:beykoz korusu)
    ayazağa korusu
    emirgan korusu
    yıldız parkı korusu
    küçük çamlıca korusu
    fethi paşa korusu
    hidiv ismail paşa korusu
  94. 41° kuzey, 29° doğu koordinatlarında yer alan şehir.
  95. bu başlığın altına yapılmış açıklama sayısı, ankara başlığına yapılmış açıklama sayısına göre oldukça geride bulunmaktadır.
    çok dikkat çeken bu durum ankaralıların kendi şehirlerine daha bağlı olduğunu yanılgısını gösterebilir, nitekim; istanbul ile ilgili açılmış daha çok başlık olması ve istanbul'un semtleri ve özelliklerinden oluşan başlıkların çokluğu ankara'nın ulaşamayacağı niteliktedir.
  96. aşk'ın başkentidir istanbul. istanbul'da nabzı sayılır aşkın, aşıkların. aşk neyse istanbul o'dur. adına yazılmış binlerce şiirden sadece biri. ümit yaşar oğuzcan'ın kaleminden düşmüştür sayfalara;



    evin içinde bir oda, odada istanbul
    odanın içinde bir ayna, aynada istanbul
    adam sigarasını yaktı, bir istanbul dumanı
    kadın çantasını açtı, çantada istanbul
    çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
    çekmeğe başladı, oltada istanbul
    bu ne biçim su, bu nasıl şehir
    şişede istanbul, masada istanbul
    yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
    bir yanda o, bir yanda ben, ortada istanbul
    insan bir kere sevmeye görsün, anladım
    nereye gidersen git, orada istanbul.
  97. birbirinden değerli ve tarihi sarayları barındıran şehir.
    (bkz:dolmabahçe sarayı)
    (bkz:yıldız sarayı)
    (bkz:çırağan sarayı)
    (bkz:topkapı sarayı)
  98. ramazan ayında büyük camilerinin minarelerinin arasına gerilen mahyalarla, geceleri ayrı bir güzellik sunan şehirdir. özellikle sur içinde bu güzelliğin görülmesi gereklidir.
    mjordan

      (12-09-2008 19:32)
  99. hatırası ve özlemi ile yürek burkan şehirdir. en ücra köşesini bile özlersiniz çünkü istanbulun o en ücra köşesi bile hiçbir yere benzemez. ayrı bir tadı vardır orada geçen zamanın.

    bağcılar tramvayında liseli kızların gönül muhabbetini dinlemeyi özlersiniz.
    esenler dörtyol'da minibüs beklerken sağda solda kahkahalarla yamuk yamuk yürüyen kara kuru gençleri seyretmeyi.
    emirgan'da, koru'da sincapların arasında yürümeyi.
    salacak'ta çay içip martı çığlıklarını dinlerken kız kulesi'ni seyretmeyi.
    ortaköy'de seyyar tezgahlardan takı almayı.
    taksim'in herşeyini ama herşeyini!!!
    beyazıt'ın o tarihi durgunluğunu.
    eminönü'nün balık ekmek ve amonyak kokan kalabalık akşamlarını.
    sultanahmet'in japon turistlerini.
    çemberlitaş'ta çorlulu ali paşa medresesi'nde elma çayı içmeyi.
    kapalı çarşı'da gençlerin size laf atmasını.
    kadıköy'den bindiğiniz vapurun nazlı nazlı eminönü'ne yanaşmasını.
    leb-i derya'da kahve içmeyi.
    mona lisa'da fal baktırmayı.

    (bkz:özledim)
    (bkz:ağlatmayın lan adamı)
    pshashejan
    savulun hülen!

      (12-09-2008 19:46)
  100. cumhur müezzinliğinin tarihinde sürekli uygulandığı şehirdir.
    aclevent

      (12-09-2008 19:51)
  101. ibrahim tatlıses gibi olmak isteyen bir cümle hanzoların doğudan göç etmesiyle içine sıçılmış , Türkiye nüfusunun %20'sini bünyesinde barındıran şehir.
    dediklerim yanlış anlaşılmasın.doğu batı diye bir şey yok insanlar eşit vıdı vıdı eyvallah.fakat bu ibrahim tatlıses'e benzemek isteyen hanzolar bu şehre göç edip, işsiz güçsüz kalınca, uyum sağlayamayınca kızlar tek başına minibüse binemez oldu.
  102. şiirlere şarkılara ilham olmuş, büyüsü ile tâ uzaklardaki kişileri bile etkilemiş olan güzide şehir. varsın kalabalık olsun, varsın keşmekeşi gürültüsü bol olsun, varsın garip insanlarla dolup taşsın; o yine eşsizdir ve hepsini ağırlamayı bilir, her bir sâkininin yüreğini okumasını bilir, onları avutmasını bilir; yeter ki biz onun saklı güzelliklerini görmeyi bilelim.
    kripteks
    münzevî

      (12-09-2008 23:22)
  103. öldüğünüzde bile ardınızdan her daim yaşayacağına sizi ikna edebilen veya sizden gelecek duygusal bir katılıma gerek duymadan kendisini sevdirebilen şehir.
    vengo

      (12-09-2008 23:33)
  104. avrupa'nın en büyük otogarı olmakla beraber, dünyanın en büyük 3. otogarı konumunda olan esenler otogarının bulunduğu şehir.
  105. avrupa birliği'nin kültür başkentlerinden biridir de. çarpık yapılaşma ve artan göç her ne kadar tarihi yapsını olumsuz etkilese de, şehrin kendi doğasını koruyan bir ruhu vardır sanki.
    mjordan

      (12-09-2008 23:41)
  106. içinde ender de olsa gerçek istanbullu bulabileceğiniz şehir. istemediğiniz kadar da göçmen bulabileceğiniz şehir. tarihi kuvvetli olsa da boktan şehir.
  107. tarihte bir çok galibiyet sevincine, bir çok kupaya ev sahipliği yapmış, sayısız konserlerin düzenlendiği, sayısız organizasyonların yapıldığı hepsi birbirinden kıymatli, inönü stadyumu, fenerbahçe şükrü saraçoğlu satdyumu, ali samiyen stadyumu'nun bulunduğu şehirdir.
  108. şehirlerin ecesi, suç ve günah şehri.bir çöküşün hikayesi.*
    justice
    we were soldiers

      (12-09-2008 23:59)
  109. tarihi bölgeleri 1985 yılında unesco tarafından dünya miras listesi'ne alınmış şehir.
  110. son zamanlarda bu kadar açıklama yapılınca acaba öldü mü dedirten başlık.*

    1999'dan beri sürekli deprem korkusuyla yaşayan şehirdir nitekim.
  111. devlet okulları olan;-
    -boğaziçi üniversitesi
    -galatasaray üniversitesi
    -istanbul teknik üniversitesi
    -istanbul üniversitesi
    -marmara üniversitesi
    -mimar sinan üniversitesi ve
    -yıldız teknik üniversitesi ile;
    vakıflara ait olan;
    -bahçeşehir üniversitesi
    -beykent üniversitesi
    -doğuş üniversitesi
    -fatih üniversitesi
    -haliç üniversitesi
    -ışık üniversitesi
    -istanbul bilgi üniversitesi
    -istanbul ticaret üniversitesi
    -istanbul kültür üniversitesi
    -kadir has üniversitesi
    -koç üniversitesi
    -maltepe üniversitesi
    -okan üniversitesi
    -özyeğin üniversitesi
    -sabancı üniversitesi
    -yeditepe üniversitesi ve
    -istanbul aydın üniversitesi
    -istanbul arel üniversitesi
    istanbul'da bulunmaktadır. bu haliyle istanbul bir bilim şehridir. *
    mjordan

      (13-09-2008 01:08)
  112. istanbulda bulunan Atatürk olimpiyat stadı, uefa'nın beş yıldızlı stadları arasındadır ve 2005 şampiyonlar ligi finali'ne ev sahipliği yapmıştır.aynı şekilde yine istanbulda bulunan şükrü saraçoğlu stadı'da 2009 uefa kupası finali'ne ev sahipliği yapacaktır.
  113. 29 kez kuşatılmış, 29.sunda fatih sultan mehmet yönetimindeki türklerce ele geçirilmiştir:


    -m.ö 340 makedonya kralı phillippe

    -m.ö 194 roma imparatoru septim severus (başarılı olmuştur.şehir artık romalılara bağlanmıştır).

    -m.s tahmini 445-454 attila önderliğinde avrupa hunları (iki kez)

    -m.s 616 iran hükümdarı keyhüsrev

    -m.s 626 iranlılar ve avar türkleri ortak

    -m.s 672 emevi halifesi muaviye

    -m.s 712 emevi halifesi ı.velid

    -m.s 722 emevi halifesi ı.velid (yalnızca galata limanı alınmış, arap camii inşa edilmiştir).

    -m.s 782 abbasiler (kent haraca bağlanmıştır).

    -m.s 854 abbasi halifesi mütevekkil

    -m.s 864 ruslar

    -m.s 869 abbasiler

    -m.s 936 ruslar

    -m.s 959 macarlar

    -m.s 970 abbasiler (kent haraca bağlanmıştır).

    -m.s 1203 latinler (latinler istanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular).

    -m.s 1302 venedikliler

    -m.s 1348 cenovalılar

    -m.s 1391-1396 osmanlı padişahı ı.beyazid (şehir istanbul'da bir türk mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır).

    -m.s 1412 osmanlı şehzadesi musa çelebi

    -m.s 1422 osmanlı padişahı 2.murat

    -m.s 1437 cenovalılar

    -m.s 1453 osmanlı padişahı ıı.mehmed

    kesin olarak tarihi bilinmemekle;

    -vikingler

    -bulgarlar

    -gotlar

    -avarlar
    mjordan

      (13-09-2008 13:11)
  114. yanındayken bunaltan, uzağındayken özlenen, ne onunla olunabilen ne de vazgeçilebilendir.
  115. (bkz:2010 avrupa kültür başkenti)
    ruhadam

      (13-09-2008 13:22)
  116. kazı çalışması olmayan yeri yoktur, işe giderken kullandığınız yada herhangi bir yere giderken kullandığınız yol, ertesi güne kazı çalışması yapılıyorsa şaşmamak gerek.
    devamlı suretle farklı birimlerin açıp çalışma yapmaları uzun bir süre sıkıntı çektirir halka.igdaş, türk telekom, ayedaş, iski.
  117. tarihi surları hala görülebilir. surların uzunluğu 22 km.dir. haliç surları 5.5 km., kara 6,5km. marmara surları 9 km.dir.
    sokullu

      (13-09-2008 14:03)
  118. türk topraklarında kahvenin ilk kez kullanıldığı şehirdir istanbul. 16. yüzyıla kahvenin adını dahi bilmeyen türkler, bu yüzyılda kahve ile istanbul'da tanışmışlardır. kente ilk kahve 1551 yılında getirilmiş; ancak tophane gümrüğünden içeri sokulmamıştır. ilk kahvehaneler ise 1552 veya 1554 yılında tahtakale'de halepli hakem ile suriyeli şems tarafında açılmıştır. bu ilk kahvehaneler, okur-yazarların, dönemin kibar ve münevver insanlarının devam ettiği birer kültür merkezi olarak, tarihe geçmişlerdir.
    dojo

      (13-09-2008 14:13)
  119. melen çayı projesiyle su sıkıntısından kurtarılacak şehrimiz.
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (13-09-2008 14:16)
  120. beko basketbol liginde beşiktaş cola turka, darüşşafaka cooper tires, galatasaay cafe crown, fenerbahçe ülker ve efes pilsen takımları ile temsil edilmektedir.
    gustavo rodrigez

      (13-09-2008 15:49)
  121. ekim 2011 itibariyle 60 metre derinliği ile, dünyanın en derin batırma tüneli ünvanına sahip olacak marmaray projesinin bulunduğu şehir.
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (13-09-2008 16:15)
  122. (bkz: istanbullu)
    forrest gump

      (13-09-2008 18:17)
  123. osmanlı'dan günümüze yönetim şekilleri de değişiklikler göstermiş şehirdir.şöyle ki;

    osmanlı döneminde istanbul'un yerel yönetimi istanbul'un fethinden tanzimat fermanına kadar geçen zaman içinde kadıların sorumluluğundaydı.hızırbey çelebi'den başlamak üzere kent yönetiminde 422 kadı görev aldı.tanzimat döneminde yeni bir yapılandırma gündeme geldi.1855'te şehremaneti kuruldu.ilk şehremini unvanını pepe salih paşa aldı.13 temmuz 1855'ten 4 kasım 1855'e kadar görev yaptı.ı. meşrutiyet'e kadar uzanan tanzimat döneminde istanbul yerel yönetimi 2'si ihtisap ağası, 18'i şehremini olmak üzere toplam 20 yönetici gördü.

    ı. meşrutiyet'ten (1876) ıı. meşrutiyet'e (1908) kadar bu makamda 10 şehremini bulundu.ıı. meşrutiyet'ten cumhuriyetin ilanı'na kadar da 23 şehremini başa geçti.

    osmanlı dönemi (şehreminler)

    * pepe salih paşa (13 temmuz 1855 - 4 kasım 1855)
    * hacı hüsam efendi (3 kasım 1855 - 23 şubat 1856)
    * osman raşid paşa (24 şubat 1856 - 18 haziran 1858)
    * hüseyin bey (19 haziran 1958 - 1 mayıs 1860)
    * ahmed şükrü bey (12 mayıs 1860 - 14 nisan 1862)
    * hacı ahmed efendi (22 nisan 1862 - 22 haziran 1862)
    * hüseyin bey (22 haziran 1962 - 16 mart 1868)
    * server paşa (7 mart 1868 - 6 temmuz 1870)
    * haydar efendi (18 temmuz 1870 - 30 ağustos 1872)
    * ali rıza bey (21 eylül 1872 - 10 mayıs 1873)
    * besim bey (12 mayıs 1873 - 23 ağustos 1873)
    * ali paşa (23 ağustos 1873 - 12 temmuz 1874)
    * hekim ismail paşa (15 temmuz 1874 - 1 ekim 1874)
    * feyzi bey (2 ekim 1874 - 30 ekim 1874)
    * hekim ismail paşa (30 ekim 1874 - 24 mart 1875)
    * şevket bey (25 mart 1875 - 24 mayıs 1875)
    * ali kabuli paşa (30 mayıs 1875 - 19 temmuz 1875)
    * cenanizade mehmed kadri paşa (19 temmuz 1875 - 10 eylül 1875)
    * halet paşa (10 eylül 1875 - 22 aralık 1875)
    * cenanizade mehmed kadri paşa (24 aralık 1875 - 28 kasım 1876)
    * refik bey (28 kasım 1876 - 14 kasım 1878)
    * galib paşa (20 kasım 1878 - 28 mart 1879)
    * ahmet rasim paşa (30 mart 1879 - 20 nisan 1879)
    * reşid paşa (20 nisan 1879 - 5 ağustos 1879)
    * rıza paşa (6 ağustos 1879 - 29 kasım 1879)
    * mehmed arif paşa (30 kasım 1879 - 2 mart 1880)
    * rıza paşa (4 mart 1880 - 30 mart 1881)
    * mazhar paşa (2 nisan 1881 - 21 eylül 1890)
    * rıdvan paşa (22 eylül 1890 - 10 haziran 1906)
    * reşid mümtaz paşa (14 haziran 1906 - 18 temmuz 1908)
    * rauf paşa (19 temmuz 1908 - 27 temmuz 1908)
    * ziver bey (28 temmuz 1908 - 16 mart 1909)
    * hazım bey (17 mart 1909 - 13 temmuz 1909)
    * halil bey (20 temmuz 1909 - 6 ocak 1910)
    * tevfik bey (8 ocak 1910 - 19 mayıs 1910)
    * subhi bey (25 mayıs 1910 - 26 temmuz 1911)
    * hüseyin kazım bey (21 temmuz 1911 - 27 ağustos 1911)
    * tevfik bey (28 ağustos 1911 - 18 ağustos 1912)
    * cemil topuzlu (18 ağustos 1912 - 7 kasım 1914)
    * ismet bey (8 kasım 1914 - 3 şubat 1915)
    * ismail canbulat (4 şubat 1915 - 29 nisan 1915)
    * bedri bey (30 nisan 1915 - 7 temmuz 1917)
    * sezai bey (8 temmuz 1917 - 17 ağustos 1918)
    * cemil topuzlu (28 ağustos 1918 - 15 aralık 1918)
    * yusuf ziya bey (18 aralık 1918 - 4 mayıs 1919)
    * cemil topuzlu (5 mayıs 1919 - 28 şubat 1920)
    * hayreddin bey (2 mart 1920 - 17 nisan 1920)
    * salim paşa (18 nisan 1920 - 2 aralık 1920)
    * yusuf razi bey (5 aralık 1920 - 23 şubat 1921)
    * mehmed ali bey (24 şubat 1921 - 5 temmuz 1921)
    * celal bey (7 temmuz 1921 - 4 mart 1922)
    * ziya bey (5 mart 1922 - 13 nisan 1923)

    cumhuriyet dönemi

    cumhuriyet ilan edildiğinde istanbul'da yerel yönetici olarak haydar bey (yuluğ) görev yapıyordu.valilikle istanbul kent hizmetlerini birleştiren 1930 tarihli belediye kanunu ile şehremaneti son buldu ve şehremini tabiri de tarihe karıştı.14 ekim 1930'da yerel seçimler yapıldı. istanbul umumi meclisi, vali ve belediye başkanı muhittin üstündağ tarafından 6 kasım 1930'da açıldı. 1 mart 1956'de valilik ile belediye ayrıldı. bu arada imar çalışmaları nedeniyle belediye meclisi tarafından 1 haziran 1957 tarihinde adnan menderes'e ''istanbul fahri belediye reisi'' unvanı verildi.

    27 mayıs 1960 sonrası şehrin yönetiminde bir süre istikrar sağlanamadı. 10 haziran 1960 tarihli bakanlar kurulu kararı ile yeni seçimlere kadar belediye başkanlarının görevlerine son verilerek belediye kanununun 94.maddesi gereğince atama yoluyla başkanlar getirilmesi kararlaştırıldı. istanbul'da üç yılda 7 kez belediye başkanı değişti. 1961 anayasasına göre 27 temmuz 1963 tarihinde çıkartılan yasa ile belediye başkanlarının seçiminde tek dereceli çoğunluk usulü getirildi. 17 kasım 1963'te yerel seçimler yapıldı ve istanbul'un seçimle belirlenen ilk belediye başkanı haşim işcan oldu.

    3030 sayılı yasa ile başlayan büyükşehir belediyesi döneminin 26 mart 1984 tarihinde yapılan ilk seçiminde bedrettin dalan belediye başkanı olarak seçildi.

    27 mayıs 1960 öncesi (valiler)

    * ali haydar yuluğ - (15 nisan 1923 - 8 haziran 1924)
    * emin erkul - (8 haziran 1924 - 12 ekim 1928)
    * muhittin üstündağ - (14 ekim 1928 - 4 aralık 1938)
    * lütfi kırdar - (8 aralık 1938 - 16 ekim 1949)
    * fahrettin kerim gökay - (24 ekim 1949 - 26 ekim 1957)
    * kemal hadımlı - (12 temmuz 1957 - 5 ekim 1957) *
    * mümtaz tarhan - (29 kasım 1957 - 11 mayıs 1958)
    * ethem yetkiner - (14 mayıs 1958 - 24 aralık 1958)
    * kemal aygün - (25 aralık 1958 - 27 mayıs 1960)

    27 mayıs 1960 sonrası (belediye başkanları)

    * refik tulga - (27 mayıs 1960 - 14 haziran 1960)
    * şefik erensü - (14 haziran 1960 - 24 eylül 1960)
    * refik tulga - (24 eylül 1960 - 26 şubat 1962)
    * turan ertuğ - (27 şubat 1962 -16 mart 1962)
    * kadri ilkay - (17 mart 1962 - 30 ocak 1963) *
    * kamuran görgün - (8 haziran 1962 - 22 haziran 1962)
    * niyazi akı - (31 ocak 1963 - 28 şubat 1963) *
    * necdet uğur - (28 şubat 1963 - 9 aralık 1963)
    * haşim işcan - (10 aralık 1963 - 11 mart 1968)
    * faruk ılgaz - (12 mart 1968 - 6 haziran 1968) *
    * fahri atabey - (8 haziran 1968 - 9 aralık 1973)
    * ahmet isvan - (14 aralık 1973 - 11 aralık 1977)
    * aytekin kotil - (14 aralık 1977 - 12 eylül 1980)
    * ismet hakkı akansel - (12 eylül 1980 - 30 ağustos 1981) **
    * ecmel kutay - (30 ağustos 1981 - 24 eylül 1982) **
    * abdullah tırtıl - (24 eylül 1982 - 26 mart 1984) **
    * bedrettin dalan - (26 mart 1984 - 28 mart 1989)
    * nurettin sözen - (28 mart 1989 - 27 mart 1994)
    * recep tayyip erdoğan - (27 mart 1994 - 6 kasım 1998)
    * ali müfit gürtuna - (12 kasım 1998 - 1 nisan 2004)
    * kadir topbaş - (1 nisan 2004 - .)

    (vekaleten) * (atamayla) **
    aclevent

      (13-09-2008 20:05)
  124. içinde bulundurduğu 4 levent, levent ve maslak merkezlerindeki iş kuleleri ve gökdelenleri ile new york'a benzeyen şehir.

    sabancı center
    iş kuleleri
    istanbul sapphire
    maya center
    plaza otel
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (14-09-2008 12:51)
  125. Türkiye'nin uluslararası standartlardaki en büyük deniz feneri istanbul'dadır. bu deniz feneri şile'dedir.
    dojo

      (14-09-2008 16:31)
  126. sezai karakoç'un kısa bir şiirle nasıl yaşandığını anlattığı şehir.aynen de böyledir, anlatılırsa kısa sürer bu şiir gibi, yaşanması gerekir.

    alınyazısı saati (istanbul)

    yeryüzüne ayı indir o bir şehir olsun
    yaklaştıkça büyüyen
    ayrıntıları setleri bahçeleri
    yumuşak çizgileriyle ortaya çıkan

    işte ben o şehri yaşadım yıllarca
    istanbul'da parça parça
    çeşmelerinde ayı yaşadım
    servilerinde ayla birlik bölündüm

    ayla birlik yaralandım
    istanbul mezarlıklarını aydınlatan ayla
    soludum bölük bölük ahiretin
    keskin çizgili özgürlüğünü

    kanlı canlı özgürlüğünü ay kesmesi
    içtim sıcak bir yaz günü içilen buz gibi bir vişne şurubu benzeri
    kutsallığın ballı biberli çilekli çile kevserini
    istanbul'dur bu otuz yıl kana kana yaşadığım

    taşlarına adeta resmim işledi
    ben istanbul'da dağıldım zerre zerre
    istanbul damla damla içimde birikti mermer tozu gelip gelip içimde oluştu bir şehir
    bu yeryüzünden ve gökyüzünden ötedeki şehirdir

    o bir kılıçtır doğudan batıya uzanıp
    çin ipeğinden örülmüş şeytan kozasını bölen
    darbeleriyle batı çeliğini lime lime eden
    o tanrı'nın kılıç halindeki hilali
    islam ruhunun kristalleşmiş heykeli

    içimin sesi rüyamın öfkesi merhametimin şehri
    istanbul'a gel oruç günleri gez gör ve dinle derinden
    taştaki oymalarını incele bir er gözüyle
    semerkant'tan kalkıp gelmiş erlerin gözüyle gör her yeri
    camileri mezarlıkları çeşmeleri ve sebilleri

    git sümbülefendi'ye servilerden sor olan biteni
    merkezefendi'de tüket maddeyi yırt maddeciliğin kefenini
    bağdat'ta ebedi bağı ruhun ve ilahi hikmetlerin
    şam'da son sınırı manevi medeniyetlerin

    kozmik bakış metafizik sezgi
    bağdat'tan dal, şam'dan yaprak diyarbekir'den çizgi
    hep istanbul'da kırık dökük
    parçalanmış silinmiş sönmüş
    hayaletler gibi kaçmış gizliliklere

    loş boşluklara sığınmış kan rengi bir huzur arzusu
    sabah karacaahmet'te öte şafak kırmızısında savaş borusu
    sökün eder her sabah ufkun bir ucundan yeniçeriler
    su şırıltısından gök gürültüsüne değin

    bütün seslere düzen vermiş ebedi mehter
    yok olduysa bu şehir ruhu ruhuma sindi
    ben yaşadıkça o yaşayacak bende
    kimbilir belki o da dirilecek benimle
    islam milletinin dirilişinde

    o yeniden güneşin güneş ayın ay ve dünyanın dünya
    insanın insan olduğu o günde
    ölümün biliyorum ey istanbul diriliş içindir
    öyleyse indir ruhunun teslim bayraklarını indir göm toprağa
    doğrul ve kalk ayağa

    kemiklerinle etin arasında
    sonsuz güç topla korku ve muştuyla mucize muştusuyla
    yüreğim yırtılıyor çınlıyor ağlıyor yüreğim
    fırtına yaprak yaprak dökülüyor
    gecenin tüyleri savruluyor havaya

    ölümümü kutlayan arz oğullarıyla
    mübarek toprağın anlamından bile yoksun
    taşın demirin mermerin ve tozun metafizik kadrine bile düşman
    kabus ruhumu çalmak isteyen hırsız

    madde dönüşür binbir şeye ama ruh kaybolmaz
    altın madeni gibi pırıl pırıl kalır ve solmaz
    ve ben kardan geldim ama denizi üstlendim
    denizi yüklendim adeta denizle evlendim

    denizle yaşadım denizle öldüm
    öldükten sonra denizin gözlerini gördüm
    denizden denize yükseldim
    birliğin şarkısını işittim dinledim derinliklerinde

    sedeflerinden yapılmış istanbul camilerinin taşları
    beyaz güvercin kanadı köpüklerinde kubbelerini gördüm camilerin
    -ama gizleyerek saklayarak itiraf etmeyerek-
    bursa'dan gelen yeşil bu denizi boyadı gökten sonra

    ve trenler şifreli düdükleriyle trajedileri perdelerken
    dönüp bir köşeden ötede kaybolurken ben kayalarını denizin ahenkleştirdiği kıyılarda
    gerçeği koğaladım hayal meyal görünen kelimeler arkasında

    ve derken birden karaya sıçradım ayasofya
    padişah türbeleriyle örtülmüş maskelenmiş şehzade mezarlarıyla
    kayboldu o deniz o kentle birlikte rabbim bildir bana
    olup biteni

    o yeşil ötesi ışığı o güneşi tahlil eden su çizgisini
    ve sen ey avrupa yerin dibine batacaksın bitmez tükenmez suçlarına karşılık
    ve derken ayasofya yüzüme çarpan karanlık

    serin ve kilim nakışlı kızıl gözlü dev bir cam gibi
    ve kılıcımın ucunda ayasofya küçük bir bilya gibi
    uçuyorum göklerin kubbesine bir ikram gibi
    gök sofrasında bir çeşni bir garnitür gibi

    kalk ve kavra ruhum bir kadavra gibi solan bu göksel yapıyı
    bir kartal taşırken yere düşmüş
    ve kalakalmış kaldığı yerde
    sonra karanlıklardan çıkan kartallar tünemiş üstüne

    yemişler ötesini berisini
    ey kozmiğin kemirdiği bir kent gibi yükselen yapı
    ey Allah'a açılan ve kapanan ulu kapı
    bir at gibi soluyorsun kulelerinle

    deniz öfkenin köpükleriyle benekli
    gel barışın köprüsü ol içimizde dışımızda
    yeniden sularından içelim kana kana
    savaşabilirim bugün bütün dünyayla

    gerekirse
    ruhumuzun susadığı hakikat olan
    evrensel islam barışının zaferi için
    aşk için tanrı hakikati aşkı için

    göğe çıkan isa yere insin diye
    -fazla çıkardılar göğe-
    gel ey muhammed ve isa hakikati
    burada sizi bekleyen bütün bir insanlık var

    bulutlar yaralı insanlar zehir saçan fırtınalar
    kara-düşünce fırtınalarıyla yüklü kurşun levha havaları
    savaşırım doğudan daha doğu
    doğrudan daha doğru olanı bulmak için

    zulme karşı savaşabilirim
    insan başı yalnız tanrı önünde eğilecektir
    ebedi hakikat budur
    bunun için savaşırım ben

    bunun için kanım helal olsun
    şehrimin altına özgür tanrı aşkını yazmak
    istanbul'u yeniden tanrı şehri yapmak
    bunun için savaşırım ben

    servi için savaşırım çınar için savaşırım
    tozlanmamış gün doğuşu için
    yıldızlar geceleri yeniden görünsün diye
    tuz deniz damlasında gülsün

    çam denizle gülüşsün
    su tenimizle barışsın
    ruhumuzla ışısın diye
    savaşçıyım ben atalarım gibi

    istanbul için savaşırım
    bağdat'ın dervişlik ortağı
    şam'ın kılıç kardeşi
    olan istanbul için

    benim güneşimden öteye kimse gidemez
    benim güneşimin üstüne doğmadığı hayat hayat değil
    “benim duvarımdan yüksek duvar haraptır”
    gerçek özgürlüktür kölelik değil tanrı'ya kulluk
    istanbul olacak yine gerçek özgürlüğün türküsü
    kıyamete kadar söylenecek türkü

    (bkz:sezai karakoç)
    cihannüma
    yeni miyim ki hala?

      (16-09-2008 23:01)
  127. elizabeth kostova "tarihçi" adlı kitabında der ki: "bütün bir hayatını istanbul üzerine çalışarak geçirmiş meslektaşlarım var, derler ki, burada yaşamamıza rağmen bu şehri tamamen keşfetmeye zaman bulamayacağız."

    bir kitap cümlesidir ama fazlasıyla doğru olan bir tesbittir aslında. bu şehirde doğmuş ve çeyrek asrı çoktaan ardında bırakmış biri olarak her yeni günde ve keşifte bu sözün doğruluğunu tekrar tekrar anlarım.
    kripteks
    münzevî

      (16-09-2008 23:09)
  128. o kadar şiir yazılır ki adına, öyle güzel anlatılır ki şiirlerde, bir istanbullu yaşatır şiirlerde ancak belki bir de istanbulu anlayan.
    onlardan biri de bu şiirdir.
    istanbul

    orda, adamı düşündüren denizler vardır
    ışıltılı ve berrak,
    şurda gemiler durmuş,
    kimbilir,
    zincirleri ne ağırdır.
    sarayburnu,
    kızkulesi,
    haydarpaşa.
    bak işte köprü,
    böyle ayak altında bütün gün.
    işte yollar gıcır gıcır,
    işte sultanahmet meydanı şu gördüğün
    nihayet, ilerde deniz,
    mis gibi balık kokar.
    daha sonra adalar
    ve hep çam ağaçları.
    oranın mehtabı tatlı olurmuş,
    öyle derler,
    rüyadaymış gibi yaşar insan.
    galiba böyle görülür istanbul
    bir kartpostal önünde durup
    iştahla bakarsan.

    a.kadir *
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (16-09-2008 23:24)
  129. en güzel sonbaharların şehridir istanbul. sonbaharda aşkın şehridir. sevdiceğinizi kolunuza takıp dökülen yapraklar altında yıldız, beykoz, mihrabat korularında sevimli yürüyüşler yapıp, yalnızlaşmış görünen istanbulun tepelerine, haliç'ine ve boğazına karşı oturup anadolu kavağında, piyer loti'de, salacak'ta çayınızı yudumlayabilirsiniz. yağacak gibi durup, ama yağmayıp size içten içe ufak çaplı tedirginlikler yaşatan havanın telaşıyla güzel haftasonları yaşatır. arada yüzünü gösterip bulutların arasından, sonra saklanan güneş umuda dair bir işarettir ve içinizi ısıtır.
    giden her sonbaharın ardından, eskisini tutmayan bir sonraki sonbaharda, özlenir eski istanbul sonbaharları.
    dojo

      (17-09-2008 09:17)
  130. divan edebiyatı müzesi (galata mevlevihanesi) (beyoğlu),
    adam mickiewickz müzesi (beyoğlu),
    türk ve islâm eserleri müzesi (ibrahim paşa sarayı) (eminönü),
    topkapı sarayı müzesi (eminönü),
    büyük saray mozaikleri müzesi (eminönü),
    fethiye (pammakaristos manastırı) müzesi (fatih),
    kariye (khora kilisesi) müzesi (fatih),
    aya eireni (st. ırene) (eminönü),
    ayasofya müzesi (eminönü),
    istanbul arkeoloji müzeleri (eminönü) gibi müzeleri bünyesinde barındıran, tarihi yaşayabileceğiniz müzeleri bulunan şehir.
    cihannüma
    yeni miyim ki hala?

      (17-09-2008 12:10)
  131. deprem korkusu yaşamakta olan ilimizdir. tarih boyunca büyük yıkımlara neden olan pek çok depremi yaşamış olması, günümüzde insanları tedirgin etmektedir. bilinen ilk istanbul depremi miladi 358 yılında olmuş. deprem şehirde büyük hasara ve paniğe neden olmuştur. tarihte bilinen istanbul'u etkileyen başlıca deprem tarihleri şunlardır:

    -10 eylül 1509 depremi - 1000 ev yıkıldı ve 4000-5000 kişi hayatını yitirdi.
    -22 mayıs 1766 depremi - binlerce bina yıkılmış 4000-5000 kişi hayatını yitirmiştir.
    -10 temmuz 1894 depremi - tsunami olmuş, sayısı net bilinmemekle binlerce kişi ölmüştür.
    sokullu

      (17-09-2008 20:41)
  132. (bkz:istanbulu sevmezse gönül aşkı ne anlar ?) ya da " istanbul' u sevmezse gönül; aşkı ne anlar? "
  133. istanbul'a farklı isimler veren pek çok dil vardır:

    * rumca: konstantinúpolis (Κωνσταντινούπολη), ıstinpolin, megali polis, kalipolis, vizantion
    * latince: bizantium, constantinopolis, antoninya, alma roma, nova roma
    * slavca: çargrad, konstantingrad
    * ibranice: איסטנבול (is-tan-bul), ortaçağ'da קושטא (kuş-ta)
    * norsca: miklagard
    * ermenice: vizant, stimbol, esdambol, eskomboli, stambol (Ստամբուլ)
    * arapça: bizantiya, el-mahsura, kustantina el-uzma
    * selçuklular zamanında: konstantiniyye, mahrusa-i konstantiniyye, stambul
    * eski rusça: çargrad, vizantiy, konstantinopol, stambul
    * osmanlıcada: dersaadet, deraliyye, mahrusa-i saltanat, ıstanbul, ıslambol, ıslambul, darü's-saltanat-ı aliyye, asitane-i aliyye, darü'l-hilafetü 'l aliye, payitaht-ı saltanat, dergâh-ı mualla, südde-i saadet, kostantiniyye ( قسطنطينيه )
    * fransızca : stamboul
    * ispanyolca : estambul
    * macarca : ısztambul
    * litvanca : stambulas
    * letonyaca : stambula
    * arnavutça : stambolli
    * galce : ıostanbúl
    * loglanca: gonstantinupol
    * lazca: poli
    * ladino: estanbol
    * farsça: estanbol
    * rumence:istambul
    aclevent

      (17-09-2008 21:15)
  134. bazı insanların dua etmektense, çaput bağlamak, mum dikmek vs yaparak istekte bulundukları, bilinen yaklaşık 500 adet türbenin bulunduğu şehir.
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (17-09-2008 21:30)
  135. şehre ilk yerleşimin milattan önce 7000 yıllarına kadar uzandığına dair bulgular mevcuttur. şehir milattan önce 660 yılından 1923 yılına kadar, farklı hakimlerin elinde, başkent olarak kalmıştır. bu da sanırım ayrı bir rekordur.
    dojo

      (19-09-2008 16:29)
  136. metro, tüp geçit (marmaray) ve metrobüslerle ulaşım sorunu çözüldüğünde 3 sorunundan biri çözülmüş olacak.geriye altyapı ve işsizlik sorun olarak kalacak olan şehirdir.
    cihannüma
    yeni miyim ki hala?

      (09-10-2008 18:06)
  137. (bkz:aşık olunası şehir)
    spectacular
    endişeye mahal yok

      (10-10-2008 11:52)
  138. şimdi istanbul'da olmak vardı anasını satayım dedirten şehir.
    tuva

      (10-10-2008 11:54)
  139. dünya'da 52 adet kardeş şehiri bulunan ilimizdir.

    almatı, kazakistan
    amman, ürdün
    atina, yunanistan
    bakü, azerbeycan
    ingiltere, londra
    ispanya, barselona
    beyrut, lübnan
    almanya, berlin
    budapeşte, macaristan
    buenos aires, arjantin
    busan, güney kore
    kahire, mısır
    karakas, venezuela
    chittagong, bangladeş
    almanya, köln
    köstence, romanya
    dubai, birleşik arap emirlikleri
    durres, arnavutluk
    italya, floransa
    havana, küba
    amerika birleşik devletleri houston
    iran, ısfahan
    jakarta, endonezya
    cidde, suudi arabistan
    johor bahru, malezya
    kabil, afganistan
    kazan, rusya
    hartum, sudan
    lahor, pakistan
    ispanya madrid
    mary, turkmenistan
    odessa, ukrayna
    oş, kırgızistan
    plovdiv, bulgaristan
    prag, çek cumhuriyeti
    rabat, fas
    brezilya rio de janeiro, brezilya
    brezilya sao paulo, brezilya
    saint petersburg, rusya
    semerkand, özbekistan
    sarayova, bosna-hersek
    şanghay, çin
    shimonoseki, japonya
    üsküp, makedonya
    stockholm, isveç
    fransa, strazburg
    iran, tebriz
    tiflis, gürcistan
    italya venedik,
    varşova, polonya
    xi'an, çin
  140. salkım salkım tan yelleri estiğinde
    mavi patiskaları yırtan gemilerinle
    uzaktan seni düşünürüm istanbul
    binbir direkli halicinde akşam
    adalarında bahar
    süleymaniyende güneş
    hey sen güzelsin kavgamızın şehri

    ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    bakışlarımda akşam karanlığın
    kulaklarımda sesin istanbul

    ve uzaklardan
    ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    sen şimdi haramilerin elindesin istanbul

    plajlarında karaborsacılar
    yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
    kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
    balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
    meyvesini birlikte devşirirler
    sen şimdi haramilerin elindesin istanbul

    et tereyağı şeker
    padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
    yumurta masalıyla büyütülür çocukların
    hürriyet yok
    ekmek yok
    hak yok
    kolların ardından bağlandı
    kesildi yolbaşların
    haramilerin gayrısına yaşamak yok

    almış dizginleri eline
    bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
    onların kemik yalayan dostları
    onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
    ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
    ve sen
    ve sen haktan bahseden ortaköyün cibalinin işçisi
    seni öldürürler
    seni sürerler
    buhranlar senin sırtından geçiştirilir
    ipek şiltelerin istakozların
    ve ahmak selameti için
    hakkında idam hükümleri verilir

    haktan bahseden namuslu insanları
    yağmurlu bir mart akşamı topladılar
    karanlık mahzenlerinde şehrin
    cellatlara gün doğdu
    kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
    bir kalem yazın vardır
    dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
    söylenmez

    haramiler kesmiş sokak başlarını
    polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
    haramilerin elinde
    ve mahzenlerinde insanlar bekler
    gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
    bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
    can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

    boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
    bulutların ardında damla damla sesler
    gülen çehreleri ve cesaretleriyle
    arkadaşlar çıktı karşıma
    dindi şakalarımın ağrısı

    bir kadın yoldaş tanırdım
    bir kardeş karısı
    hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
    ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
    cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
    gebeliğin dokuzuncu ayında
    aç kurtların varoşlara saldırdığı
    tipili bir gece yarısı
    sırtında çok uzak bir köyden indirdi
    otuzbeş kiloluk sırrımızı
    zafer kanlı zafer kıpkırmızı

    boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul
    bekle bizi
    büyük ve sakin süleymaniyenle bekle
    parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
    mavi denizlerine yaslanmış
    beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
    ve bir kuruşa yenihayat satan
    tophanenin karanlık sokaklarında
    koyunkoyuna yatan
    kirli çocuklarınla bekle bizi
    bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
    bekle dinamiti tarihin
    bekle yumruklarımız
    haramilerin saltanıtını yıksın
    bekle o günler gelsin istanbul bekle
    sen bize layıksın

    vedat türkali

    (bkz:bekle bizi istanbul)
  141. mercan dede'nin "800" albümünde yer alan, istanbul'un o güzelim seslerini melodilerle harmanlayarak kulaklara sunan parça.
    kripteks
    münzevî

      (04-11-2008 23:04)
  142. trafiği ile insanını deli eden güzelim şehir. insanların psikolojik sorunları olduğunu anlayabiliriz ama neden katil olduklarını anlamak istanbul'da yaşanıyorsa hiç de zor değildir. bunun dışında istanbul'da yürümek en güzel şeydir. kulağınızda kulaklık, elinizde sigaranızla yürümeyi sevin. arada beşiktaş sahile inin, midye tava yiyin, kazan'da bira için. . taksim'e çıkın, onca kalabalığın içinde tinerci kardeşlerimizle göz göze gelin. . . istanbul'u keşfe devam edin . .
  143. cennetle cehennemin evlendiği, tanrıyla iblisin müzakereye oturduğu, herkese ait olan ve fakat kimsenin sahip olamadığı bir kutsal fahişedir.
  144. o güzel sokakları, kar'ın o büyülü beyazlığına bürünmüş olan şehir.
    kripteks
    münzevî

      (29-12-2008 21:54)
  145. kendisini 23. dönemde tbmm'de temsil etmekte olan milletvekilleri şunlardır:

    ayşe jale ağırbaş - dsp
    abdülkadir aksu - akp
    meral akşener - mhp
    güldal akşit - akp
    necla arat - chp
    mustafa ataş - akp
    lokman ayva - akp
    egemen bağış - akp
    ayşe nur bahçekapılı - akp
    murat başesgioğlu - akp
    nusret bayraktar - akp
    hüseyin besli - akp
    necat birinci - akp
    fuat bol - akp
    alaattin büyükkaya - akp
    reha çamuroğlu - akp
    nimet çubukçu - akp
    alev dedegil - akp
    mehmet beyazıt denizolgun - akp
    ömer dinçer - akp
    mehmet domaç - akp
    nazım ekren - akp
    şükrü elekdağ - chp
    recep tayyip erdoğan - akp
    idris güllüce - akp
    ertuğrul günay - akp
    irfan gündüz - akp
    algan hacaloğlu - chp
    halide incekara - akp
    ünal kacır - akp
    canan kalsın - akp
    atila kaya - mhp
    birgen keleş - chp
    ilhan kesici - chp
    kemal kılıçdaroğlu - chp
    feyzullah kıyıklık - akp
    recep koral - akp
    esfender korkmaz - chp
    burhan kuzu - akp
    hasan macit - dsp
    mithat melen - mhp
    mesude nursuna memecan - akp
    bayram meral - chp
    hüseyin mert - dsp
    mehmet müezzinoğlu - akp
    şinasi öktem - chp
    mehmet ali özpolat - chp
    mustafa özyürek - chp
    özlem piltanoğlu türköne - akp
    mehmet sekmen - akp
    nur serter - chp
    mehmet sevigen - chp
    çetin soysal - chp
    edibe sözen - akp
    ümit şafak - mhp
    idris naim şahin - akp
    bihlun tamaylıgil - chp
    ahmet tan - dsp
    ali topuz - chp
    durmuşali torlak - mhp
    sabahat tuncel - dtp
    ufuk uras - ödp
    süleyman yağız - dsp
    hasan kemal yardımcı - akp
    hayati yazıcı - akp
    sacid yıldız - chp
    ibrahim yiğit - akp
    mjordan

      (08-01-2009 20:56)
  146. 4.levent - taksim arası yeraltı metrosu artık bir yanda maslak Atatürk oto sanayi'ye, diğer yanda şişhane'ye kadar uzamıştır. yerin dibinde kulağında kulaklık, kafayı da cama dayadın mıydı, 25 dakikada bir uçtan diğer uçtasın normalde 2 saatini bile alabilecek bir yolda. hayırlı olsun.
  147. kişiye isim olarak konulursa da pek muhteşem olacaktır * * *
    mercimekağacı
    ateşböceği

      (19-02-2009 02:18)
  148. avrupa'nın 23 ülkesinin sınırlarından büyük olan şehirdir.
  149. ilk kez bir belediye başkanını 2. kez seçmiş şehirdir.

    (bkz:kadir topbaş)
    aclevent

      (02-04-2009 18:57)
  150. (bkz:istanbul'da hava güzel; sokaklar, boğaz ve istiklal cıvıl cıvılken ankara'da olmak)
  151. (bkz:kargaşa)
  152. kavga, gürültü, karmaşa, trafik, kaotik bir hayat ama bunun yanında muhteşem tarihi, nefes alınacak yerlerin çokluğu, en başta deniz şehri oluşu, iş imkanının fazla oluşu. . . haksız yorumlara maruz kalan canım şehrim, memleketim, hayatım, kişiliğim. . . *
    purple

      (26-04-2009 09:25)
  153. köprü trafiğindeki eziyeti çekmemek için zincirlikuyu'dan hafta içi özellikle 18:00'dan sonra anadolu yakasına metrobüs ile geçmesi insanları eskiden olduğu gibi yeniden fordçuluğa itmektedir. yani ben bunu gördüm diyen insan boşuna demiyor. ki zaten avrupa yakasından o metrobüs ile anadolu yakasına geçmek istemek bugünlerde ölmek istemektir. 50 yaş üzeri insanlarımız aman uzak olmalıdır, şimdi yaz da geldi. benim size tavsiyem, sikseler binmeyin, binmeyi denemeyin. sonra demedi deme olmasın.
  154. ukrayna'lıların kiev'den sonra en çok sevmeye başladığı şehirdir ve bu sevgi durmadan artmaktadır.

    bunun bir çok somut örneği vardır, mesela 2004 yılında ruslana'nın eurovision şarkı yarışması'nı bu şehirde kazanmasıyla ilk uluslararası müzik ödülü almaları ve 20 mayıs 2009 werder bremen - shakhtar donetsk uefa kupası final maçı'yla da ilk uluslararası futbol kupası kazanmaları gibi.
  155. uzak şehir.
    sevgiliden uzakta bırakır seni .
  156. ilber ortaylı'nın tâbiriyle:

    "istanbul, sayfaları çevrilmekle bitmeyen bir kitap, seyrine doyum olmayan bir resimdir."
    kripteks
    münzevî

      (14-07-2009 19:28)
  157. imar, ihale ve cezalar gibi büyük rant sağlayan kalemler dolayısıyla, siyasi partilerin ağzılarının suları akarak, baktıkları şehirdir.* bu şehrin büyükşehir belediyesini kazanan parti, Türkiye'nin anahtarını eline almış olur. bal tutan parmağını yalarsa, bu şehrin belediye başkanlığını kazanan parti bal küpünde gezer, hatta bal denizinde yüzer, belki de bal okyanusunda ufka doğru yelken açar. semirir, semirir ve semirir.*
    mjordan

      (27-07-2009 14:41)
  158. hikmet çiçek'in 16 ağustos 2009 tarihli aydınlık dergisindeki yazısında belirtildiğine göre, somali'deki en yaygın kadın adlarından biri de istanbul'muş.
    andavallı

      (16-08-2009 14:52)
  159. gülü sevip dikenine katlanmaktır istanbul,aşık olunan şehirdir. trafiği de olsa havası da kirlense uzaktayken o kirli havayı o trafiği hatta korna gürültüsünü bile özler insan. kendini sevdirmeyi iyi bilir istanbul, hiç de mütevazi değildir. olmamalıdır hakediyordur.
  160. bir çocuksanız;

    -parklar yerine alışveriş merkezi oyuncakları,
    -sokaklar yerine belki site bahçeleri,
    -sahilde yürürken çekirdek çitletmek yerine kalabalık bir caddede yürürken kaybolmamaya çalışmak,
    -akşam ezanı okunduğunda eve gel diye bağıran bir anne yerine cep telefonuyla arayan bir anne,
    -baba bana sagra special'den şemsiye çikolata al diye yalvarmak yerine starbucks'a götür diye yalvarmak,
    -limandaki mısırcıdan süt mısır almak yerine bir avmnin bardakta mısır standına üşüşmek*


    gibi bir şeydir istanbul. çocuk olmak için güzel değildir.
    eileen

      (18-09-2009 15:42)
  161. delikli şehir, son günlerde her deliğinden su fışkırmaktadır, şişti mi ne.
    bisiklet
    terbiyesiz ali taran

      (24-09-2009 00:21)
  162. adına methiyeler dökülen, şarkılar yazılan, aşk gibi olan, aşk olan şehir. bir insanı her yerde sevmek mümkün, ama beşiktaş sahilde sevmek başka! her patikada yürür insan sevdiğiyle de, gecenin üçünde istiklal'den galataya sarsakça yürümek başka. eminönü'den vapura binip kıtadan kıtaya geçmek burda mümkün. o'nu hem avrupa'da, hem asya'da başka nasıl sevebilirsin? aşkı unutulmaz kılan şehir. aşkı büyüten, insanı histerik yapan şehir.
  163. yar gibi kendini özleten şehirdir vesselam. sayılı dakikalar sonra tekrar sınırları içinde olmak bile heyecan verici. taksim'e bir daha çıkmalı, istiklal caddesi'nden basıp galataya oradan eminönü'ne varılmalı. denizin kokusu tekrar solunmalı. ey canına yandığımın şehri. istanbul.
  164. akşam çöker, sevda yelkenlenir kiremit kokulu istanbul'a, çengelköy'de bir vapur çığlığı bozar, yakar, susatır insanı aşka.

    elinde olmadan kalem tutuşur ellerine, parmaklarına dokunur şiir, oysa sevemediğinde her zaman
    bir vasıta olmuştur kağıt ve üzerinde mum ışıklarından isyanlar, sevgiler, gözyaşları.

    fahişe düşlerinde istanbul edepsiz bir şarkıyı andırır bazen, kaldırımları kandırır süslü beyoğlu,sarhoş eder insanı kadıköy, hep adalar'da boğulacağını sanırsın, sessizlikte, huzurda, sevgisizlikte.

    balkondan baktığında ne görüyorsun? yeşil bir tarih mi? eşsiz bir tarif mi? bozulmuş bir tasnif mi?
    kim derdi istanbul'un istanbul'dan taşınacağını, kim derdi bir gün istanbul'un yutulacağını.

    artık kaç gece çıkılır mehtaba, alacakaranlık kaç gökkuşağına benzetir sabahları, kaç renk, kaç, ses, kaç tebessüm belirir rumeli'den.

    istanbul artık saklar mı bilmem karasevdalarımı?

    yorgunum sadece, ışığın kırıldığı yerden geliyor gözyaşlarım, alık bir halim var, duruyorum, duruyorum,duruyorum, kuruyorum sonbaharları, kafamda bir çok intiharlar kuruyorum,

    göksu'dan hisar'a saçlarımı yüzdürüyorum, çatılarda sakıncalı gevercinler, suskun, geçmişten gelen, geleceğe dair.

    sanrılar başlıyor rüyalarımla, korkularımı sakınıyorum istanbul' dan.

    yine misketler oynamak istiyorum.

    yine aynı uyanış, aynı aynadaki ben, aynı uykulu somurtuşum, aynı adam.

    bir lodosun peşinden sürüklenip gidesim geliyor, ahşap kokulu kandilli sokaklarına karışıp, tüylerim diken diken.

    hayıflanıyorum .

    alışkın olmadığım rüyalar sarılıyor gözlerime, anlaşılmıyor çoğu zaman sözlerim, sevmelerim, sövmelerim.

    saklambaç oynuyorum güneşle, bir dargın bir barışık, biraz sırnaşık bir gülümseme, o bana gülüyor ben ona ağlıyorum.

    bugün bu sabah hiç bana göre değil.


    irili ufaklı çok acıyla süsleyip, bir takım mutluluklarla çekindiğim siyah beyaz resimler. alacalı, bulanık, eski.

    eflatun iliştirilmiş günler ardımda neler bıraktı, neyi bıraktı peşime.

    bugün yeniköy de seni kokluyorum, biraz emirgan soluyorum, soluyorum ilkbaharın ortasında seni.

    düşündükçe biraz soluklanıyorum. tarabya'ya ya süre giden, umarsız biraz, dertsiz, cevapsız.

    söyleyebildiğim son söz "hani." olmasaydı keşke, keşke ben olmadan da beni sevebilseydin.

    sanırım esince anlıyorsun rüzgarın hesapsız dokunuşlarını, bekle ve dur. sakla ve ve sat zamanı. gönlümün hasat zamanı.

    gerçek bir hikaye arıyorum, konusu gerçek başlığı gerçek , adı gerçek, kahramanı gerçek, sevmeler dokunuşlar,terk edişler gerçek.

    ve istanbul dolanıyor yine dudaklarıma.

    titrediğimi hissediyorum yine. önce gözlerimde başlıyor karaltı, yutkunuyorum kalbime doğru. damarlarımda geziyor, ve parmak uçlarım uyuşuyor.

    nefesim kesiliyor sanırım tutamıyorum kendimi.ağzım açık kalıyor sebepsizliklere.

    dalgalarda bir huzur var bugün, elimde olsa çalkalamak geliyor boğazı. silkeleyip bir sıcak kalp arayasım, bulasım, bugün sevesim geliyor.

    offf hain sigara ben seni içime çekerken sen beni öldürüyorsun bu nasıl aşk.


    akrep yelkovanın peşinde, acelesi var sanırım, ne çabuk da tüketiyor ömrümü, silip baştan başlasam hayata çok mu geç acaba?.

    karalama kağıtlarına birkaç satır daha sıkıştırmalı, biraz endişe, biraz sevinç ve belki bir aşk sığar kim bilir.

    şiirlerin ona adanacağı bir melek, bir günlük ömrüne bir ömür, bir asır katacağım bir kelebek.

    sisli gibi sanki ortalık, yada çok puslu bu odanın duvarları, buğuludur belki camlar, bulanmıştır belki aklım.

    karamsar olamamayı seçiyorum, gelip biri açana dek kilitliyorum bütün kelimeleri

    ve şiiri bırakıyorum.

    *
    spleendepsykhe

      (16-11-2009 18:34)
  165. (bkz:isyanbul)
    jubaist
    נυвαιѕт®

      (21-12-2009 12:38)
  166. (bkz:kalabalık sevgili) doğukaradeniz de , uzungöl çevresinde o süperötesi manzarada;çok büyük bir filmde küçük bir rol kapmış figüran gibi bol sevinçli dolaşırken,istanbul geldi yine aklıma.
    iç geçirdim ve özledim yine bu tarifi yapılamayan şehri.yanımda ,Türkiye'nin neredeyse her yerini gezmiş rehperimize sordum laf olsun diye
    bu istanbul'un büyüsü nedir fikriniz varmı?
    ayrılıp nereye giderse gitsin , insanlar deli gibi özlüyorlar bu manyak şehri.
    laf olsun diye cevap vermedi rehper
    -insanlar böyle güzel, böyle ormanlı ,göllü yerlerde yaşayabilmeleri için zoru göze almalılar aslında.güçlü olmalı karakterleri , çünkü istanbul'un kalabalığına karıştığında bir türlü yüzyüze
    gelemiyor insanlar çözülmesi gereken sorunlarıyla.
    istanbul bir kaçış,saklanış şehri.bir sevgili istanbul,koynuna alıp seni erteleyen . .
  167. istanbul büyükşehir belediyesi'nin yaptığı araştırmaya göre olası bir depremde en çok hasar görecek ilçeleri tespit edilmiş şehirdir.belediyeye göre bu ilçeler: büyükçekmece, fatih, bayrampaşa, zeytinburnu, bahçelievler ve güngören'dir.
    bullrunner
    young moula baby^^

      (22-02-2010 07:22)
  168. bir orospunun gülüşü gibidir istanbul.güzel ama ne kadar içten olduğunu anlayamazsın.
  169. sislerin ardındaki kumsuz kum fırtınasıdır istanbul. sen kaçarsın pençeleri peçelerini yırtar. kaldırımlardan ve onun ezelden beri süregelen hikayeleriyle süslenirsin.
    kırık bir saat gibidir. gözlerini çevirdiğinde duruverir, anlamazsın. bir vurur, bir kin kusar, bir boşalır, marmaraya sokar seni, itin götüne sokulur gibi. sinirlenirsin atarsın kendini boğaza, kandilli'den tutar arnavutköy'den çıkarır seni.
    ayakları nasırlanmış bir göçebedir istanbul. çadır hayatlarında taş kaynattırır insana.
    bir yudum rakıdır istanbul. kendini sabaha zor atarsın. kırık bir gitar gibi akortsuz böğürtür insanı.
    bozuk bir la(n) dersin, titrek si(keyim).
    rumeliye sarhoş olan şairin şehridir istanbul. çelik çomak oynar şeytanın papucuyla.
    yine de istanbul bambaşka bir aşktır, ölürsün "beni buraya gömün"dersin, sana gömülen onca şeye rağmen.
    elbruzs

      (02-03-2010 19:15)
  170. haşmet babaoğlu'nun sabah gazetesi'ndeki bugünkü yazısından aynen iktibas edersek: "istanbul'u haritadan ve tarihten çıkarsan yeryüzü "boş" kalır!"
    mjordan

      (08-03-2010 14:48)

Editör Girişi

 Nick

 Şifre


 editör olmak için tıkla
 şifremi unuttum
Kelime Ara
Kelime
 topla gel
 başlıklarda ara
 yazılarda ara
 nicklerde ara
Köşeli Yazarlar
tüm yazılar/yazarlar...
Diğer Şeyler

Bu sitenin hiçbir hakkı saklı değildir. 
İçerik kaynak gösterilmeden kullanılabilir ama kaynak gösterilirse mutlu oluruz.
©2004-2008
Mozilla FireFox ile cillop gibi görünür.

konu :
açıklama :
aktif editör :
180554
522490
4542
Tüm istatistikler
Hızlı Okuma Kursu
1-9 A  B  C  Ç  D  E  F  G  H  I  İ  J  K  L  M  N  O  Ö  P  Q  R  S  Ş  T  U  Ü  V  W  X  Y  Z