hayat
OtoPorto(19-12-2004 14:30)
- doğumla ölüm arasında geçen süre.!
- yaşam`ın arapçası
- coca colaya göre sokakta olan şey.
- çok güzel sözlere sahip mor ve ötesi şarkısı.
uğraş didin farklı şeyler yapmak için
üç kişi ya da beş kişi anlar
ve zaman, ve zaman farklı yüzlerle
bazen yanında bazen arkanda
yalan diye bir şey yok
gördük ama konuşmadık
ve hayat her şey yolundayken dur dedi artık
ve hayat herkes evindeyken dur dedi artık
ve hayat -ki canına tak etmişti- sus dedi artık
ve hayat
kırık düşler, aynı yalnızlık
öyle azaldık ve yıprandık ki
kafamız karışık, değişmek zor
dünya yıkılsa anlamazlar - orta çağda savaşlar ve hastalıklar nedeniyle en fazla 35 yıl olan günümüzde ise ortalama 75 olan ve insanoğlunun açgözlülüğü nedeniyle hiç bitmemesi (ölümsüzlük) istenecek kadar güzel olan.nefse hakim olunsun diye dünyadasınız insanoğluu.
- beklentiler , çabalar ve bunun gibi konuları bünyesinde konuşması aslında çok keyifli ve yapıcı olan.
- şu anda olmaktan usandığım yer.
- bir içme suyu markası.
- size sorulmadan gönderildiğiniz yer.
- içine girdikren sonra çıkmak istediğiniz ama gene de başaramadığınız mekan.
- yönettiğimizi zannettiğimiz aslında bizi yöneten şey.
- köy ve kasaba evlerinde üstü kapalı,önü avluya bakan,bir ya da birkaç yanı açık sofa.eski yunan evlerinin aula`sı,roma evlerinin atrium`u,şam evlerinin eyvan`ı ve iran evlerinin talar`ına karşılık gelen sözcük.
- direc-t`in olympos albümünden güzel parçaları.
dün çocuktum
bugün büyüdüm
dün genç adamdım
bugün ihtiyarım
mutlu mutsuz yıllar
seninle beraber
paylaştım
ömür uzun sandım
aldandım
ve şimdi kendimi aynada görünce donakaldım
yapayalnız kaldım
söylemek istediğim
gölgeler kımıldıyor
havada parıldıyor
hep ateş böcekleri
yorgun kır çiçekleri
fakat bunlar değil ki
söylemek istediğim
yalnız geçecek günler
ve sebepsiz hüzünler
rüya gibi boş bir yaz
zihnim dağınık biraz
gözüm uzağa daldı
yine içimde kaldı
söylemek istediğim - Türkiyede pek değeri olmayan olgu.
- pamuk ipliğine bağlı şey. (bkz:intihar)
- http://www.bozzetto.com/flash/life.htm
- değişen,bazen yoran,bazen doruklara çıkartan, şımartan,inişli çıkışlı istanbul gibi,aromatik, bazı kekremsi,aşk gibi her gün şaşırtan ve bir gün ansızın bitiveren belki de doyamadan. her şeye rağmen güzel şey yaşamak.
- başlarken seçim yapamadığımız ancak başladıktan sonra bazı seçimlere hakkımız olan ve bu seçimlerle ilerlediğimiz yol.
- voltaire'ın “zadig” adlı eserinde; zadig'e sorulan 2. bilmecenin cevabı.
bilmece şu : “ hiç teşekkür edilmeden alınan, gelişi güzel kullanılan, ne yapıldığı farkında olmadan başkalarına verilen ve hiç farkında olmadan kaybedilen şey” nedir?
1. bilmece (bkz:zaman) - eninde sonunda ölüme converge eden (yakınsayan) şey. bütün insanlık bunu bildiği halde tecahül-i arifin kralını yaparak yaşar, çalışır hatta mutlu falan olur. tarih big bangten itibaren başlayarak değerlendirilse bir insanın hayatını geçtim bütün insanlık tarihi bir impulse'tan ibaret olur herhalde. tuhaf.
- (bkz:rüya)
- hayat kişisel bir tasarımdır.
- içine anlam katılmaya çalışılan, büyük ölçüde rastgele cereyan eden bir deneyim bütünüdür. ölüm de olmasa hiç çekilmez.
- kimisi çok sık kullanır bu lafı, kendisine söylenen her şeyi "hayat da öyle değil midir zaten" diye yorumlar. misal;
- aaa, saçmalıyosun bertunç!
- hayat da saçma değil midir zaten?
- bana oyun oynadın mülayim!
- hayat zaten bir oyundur bidenem.
- çok komiksin bergül.
- hayat komik dostum.
(bkz: hayat bir) - kaderci anlayışa göre hayat; duvarları çoktan örülmüştür ve biz de sadece o sınırlar dahilinde geçip gideriz hayattan.kaderci miyiz,yolumuzu kendimiz mi çiziyoruz?şüpheli.
- kontrol albümünden bir 110 şarkısı.
ölürsem ben
sessizce giderim
oralardan duyulmaz
ayak seslerim
küsersem ben
sonbaharı beklerim
ruhun mevsime uysun
solsun tüm renklerin
hayat dediğin tadı dilimde bir burukluk
kimler geldi kimler geçti
bizi de unutur
susarsam ben
şarkıları dinlerim
ben sustukça
konuşur hayallerim
ağlarsam ben
yağmurlara gizlerim
hiç kimse bilmesin
gizli kalsın yüreğim - "ruh, hayatın bağrına saplanan hayattır"
(bkz:friedrich wilhelm nietzsche) - her çaylağın ilk zamanlarında hayat bir yoldur kıvamında benzetmelerle açıklamaya çalıştığı mevhum.
- bundan daha kötü olamaz denilip, daha kötüsünün olabileceği görülen ve hatta yaşanan süreçtir.
- hayat masal gibi bir varmış bir yokmuş.
kara kara / feridun düzağaç. - madem ki bir başlangıcı ve sonu var, o zaman hayat bir doğru parçasıdır. ama doğrunun bir parçası değil.
madem ki başlangıcını belirleyemiyoruz bari nasıl biteceğine biz karar verebilsek. elimizde değil. - geleneksel türk evlerinde odaların arasında, bir yüzü bahçeye açık olarak düzenlenen büyük mekan. avlu anlamında da kullanılır.
"hayatları değirmi
şu gelen yar değil mi
sakıplar'dan üç güzel
biri eşref değil mi" - seyduna türkülerinden mükemmel parça
kaçağım, eşkiya aşklar yaşarım durmadan
kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın isterler defnelerim, küçücük saksılarına.
yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti istenir,
ya katlim, ya ihanetim.
bilmezler bir başka yolu olduğunu.
yani ben, eşkıya her yanı pusu.
gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
o zaman keyif çatarım silah diye
sevdanın doruğuna.
buzullar erir nehirler yatak değiştirir
sevdalarını ışıklarında yıkarlar
sonra da yürekleri seslerinde
gürül gürül akarlar
çıplak suretleri dağ başlarını resmeder
o dem iklim değişir, hüzün olur.
yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur,
kaçaklıktır.
hadi gel şahrud'um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
yoksa vuracak beni hasretim bir tenhada
yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?
hayat denen sonsuzluğun
karşısında bir çocuğuz
düşe - kalka büyürken
kalkamayız birçoğumuz
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur
ama bitmez yolculuklar
belki biraz canın yanar
düştüğün yerde doğrulup
başlar yine ilk adımlar
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim ne olacak belli mi olur - "ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
aslında yokum ben bu oyunda
ömrüm beni yok saysın"
yılmaz odabaşı/ey hayat - bazen taze sütlaç kıvamında; yumuşak ve leziz.
bazen de bayat ekmek gibi; tercih edilmeyen cinsten. - ne kadar iyi yaşanırsa yaşansın, ölüme giden süreçtir. her geçen günle ölüme biraz daha yaklaşmaktır.
- istesende bakire kalamazsın önce hayat bozar dedirten başlık
- çözmeye çalıştıkça daha çok düğümlenen bilmece.
- "bir gün var bir gün yokuz, kiralıkmış hayatlar."
perdeler ~ şebnem ferah - manevralarıyla ünlü, kendi bildiğini okuyan acıması olmayan sürecin adı. güzel şeylerin bedelini beklemediğiniz anlarda sizi yere çalmakla ödeten ve bu bedeli bir yerde yanlış yaptığınızdan aldığını savunduğundan, suçlanmaktan kendini sıyırmış olan. doğduğu andan itibaren bazılarını güldürmek onun kitabında haramdır sanki.
- kimine adil, kimine zalim davranandır.
- "ördek çükü gibi bir şey bu hayat
tuhaflığı ölümden geliyor
daha doğrusu doğmaktan."
can yücel - (bkz:garip ama gerçek)
- yıldızeli taraflarında "mabeyin" olarak adlandırılan yer. tohat'ın köylerinde ahırla ev arasındaki boşluğun yahut koridorun adıdır. türkmencede "haaýat" olarak geçer.
- cinsel yolla bulaşan ölümcül bir hastalıktır.
