efes pilsen
portakalsuyu(03-09-2004 10:03)
- ilk hatırladığım şey beyaz pala bıyıklı bi adamın bira bu kapağın altındadır demesiydi. sonra bira içmeye başladım ve efes`in gerçekten ne kadar güzel bir bira olduğunu anlamam uzun sürmedi. efes pilsen pilsener cins biralar içerisinde dünyada bence bir numara.
- ülkemizin gururu dünyanın 1 numaralı birası. efes extra ise takdir ettiğimiz ürünlerinin basında gelir, insana hoş anlar yaşatır
- ben bira pek içmem ama bildiğim kadarı ile efes bu işte ki en iyilerden biri. arkadaşlar size şunu söyleyeyim tr de efesçilerin bizi kazıkladığını düşünüyorum. tr de şu anda büyük boyu 1milyonun üzerinde satılıyor sanırım ama yurt dışında sadece 0.50 usd den satılıyor yani yaklaşık 750 binlira .
- yurdum birası. yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı . 7-den 70 e herkes :p
- Türkiye`nin en popüler basketbol takımı
- yurtdisindaki türklerin yurt özlemininde etkisiyle her yerde aradigi ama bulamadigi yurdum birasi
- koraç kupasını ilk defa Türkiyeye getiren basketbol takımı
- son maçında galatasaraya 19 beden elbise giydirmiş türk basketbolunun lokomotifi.
- içmeye doyamadım. .
millet bira demez. tıpkı selpak gibi. biranın adı efes olmuştur bi sıralar
"abi iki efes sallasana bana" gibi muhabbetler dönmüştür. - nba de oynayan türk basketbolcular bir dönem bu takımın formasını giymişlerdir. (mirsad, hidayet, mehmet okur, ibrahim)
- benim kanka;)
- Türkiye dışında da çoksatan bira.
- yurt dışında da bulabilirsiniz. fakat üretim lisansı o ülkedeki bir firmaya verildiği için o ülkenin buğdayı alkolü vs. kullanılır. o yüzden Türkiyeki tadı alamazsınız. ama o şişenin asil görüntüsü bile yeter bea
- Türkiyenin bira tüketiminin %68`ine sahip bir isletme
- dünyada hem basketbol klubüyle hem de birasıyla tanınan şirketimiz.ayrıca bu da yetmezmiş gibi koraç kupasını kazanarak tarihimizdeki en büyük başarılardan birine imza atmıştır.
- polonya temsilcisi prokom`u yenerek final four yolunda önemli bir engeli daha aştılar.,; bu iş olacak gibi.,;
- asıl "kanat"landıran içecek kendisidir.
- fıçı birayı şişeye doldurup piyasaya sürdüler.,; öyle güzel bir şişe yapmışlar ki gördüğünüz yerde alıp içmek geliyor içinizden.,;
- tabii ki efes pilsen. yok bir de tuborg mu içecektik. dünyanın en harbi biralarından biridir.
- en alışıdık ve en kaliteli bira üreten markalardan biri.
- çeyrek final`de panathinaikos ile oynayacaklardır.
- yazın manzaraya karşı içilen en güzel alkollü meşrubat
- bilumum sanatsal aktivitenin sponsoru olan sevilesi bira markası.
- bodrumda yazligi olan ingiliz bir adam ile tanismistim. efes birasini dunyanin en guzel birasi olarak goruyor ve her ingiltereye donusunde kasa kasa efes goturuyordu. ki ingiltere biranin guzel oldugu ve en cok tuketildigi yerlerden.vay be demistim zamaninda.ama tabi simdi yas aldi yurudu.desen ki bi daha yaparmisin, derim bilmem.(ne alaka?)
- sistem varsa adı efes pılsen basketbol takımıdır.
bira varsa adı efes pılsen dir.
olay budur.
böyle biline. - avrupa final turuna yükselen ilk basketbol takımımız. (bkz:basketbol)
- yaz mevsiminde, 12li bira alana içinde açacak bulunan efes pilsen logolu şapkayı hediye ederek hayranlarını bir kere daha mutlu etmiş sağlam bira. diğer içkiler yanında türk rakısı ne ise, biralar içinde de efes pilsen o`dur.
- tadım Türkiye kupası`nı sekizinci kez müzesine götürmeyi başaran takım.
- (bkz:bira bu kapağın altındadır)
- işte 2007-2008 sezonu a takım kadrosu:
drew nicholas
ermal kuqo
ender arslan
cenk akyol
andre hutson
kenny gregory
mustafa abi
bora hun paçun
kerem gönlüm
rashad wright
barış hersek
loren woods
emre bayav
serkan erdoğan
işte idari ve teknik ekip
başkan: tuncay özilhan
asbaşkan: çetin çeki
genel menajer engin özerhun
antrenör : david blatt
yardımcı antrenör: ekrem memnun - daniel gutt
takım menajeri: hayri köni
yönetici: turhan akyüz
kondisyoner: yüksel tezel
masör: bahattin tapan
ayrıntılı bilgi için "http://www.efesbasket.org/"
bu ekipten euroleague'de bu yıl final four beklendiğini de eklemeden edemeyeceğim. - yine panathinaikos ile oynayacaklar grup maçında bu sefer.artık yenmeleri temennimiz.
- sonunda yendiler drew nicholas ın 29 sayılık performansı ile.
- 2006 da fenere 4 kere yenilmiş ancak karizması hala cizilmemiş bir takım
- geçen sene ekim ayının 15'inde yazdıklarımıza bakarak, yeni birşeyler ekleştirelim altına başlığın.
yukarıdaki kadrodan beklentiler yüksekti sezon başında. şahsımda, david blatt başlığında da görüleceği üzere, bu beklentiyi, türk oyuncuların kalitesinin yükseltilmesine bağlamıştı. sezon ortasında, tamamen isabetli bir kararla, üç oyuncunun takım ile ilişiği kesildi. bunlardan ikisi, blatt'ın oyun sistemini üzerine kurduğu oyunculardı.(derw nicholas ve loren woods) bu iki oyuncunun gidişi efes pilsen'in saha içi kurgusunu, özellikle hücumda, alt üst etti. serkan erdoğan'ın da sakatlığından ötürü takımdan ayrı kaldığı bu dönemde, efes pilsen arka arkaya aldığı yenilgilerle, hem euroleague'e, hem Türkiye kupasına veda etti, tbl'de de hedeflerinden uzaklaştı. bu kötü gidiş ise blatt'e fatura edildi ve işine son verildi. işte efes pilsen'in bu sezonki durumunun özeti.
bunlar efes'in bahaneleri yada yaşadıklarıdır. bakış açısına göre değişir. efes pilsen, istenmeyen gelişmelerden ötürü, bir sezonunu kaybedebilir. oyuncular sakatlanabilir, ayartılıp takım değiştirebilir, takım kaza geçirip bazı oyuncularını yitirebilir. bunlar yaşamın doğasında var. elbette sporun da. ama efes pilsen'in doğasında olmayan bir şey var: hoca harcamak. david blatt efes pilsen için bir şanstı. tabiki türk basketbolu için de. temposuzlaşmaya, durağanlaşmaya başlayan avrupa basketbolunda, hızlı ve tempolu oyun oynatarak izleyenlerin hoşuna giden basketbolun son uygulayıcılarından biriydi. panathinaikos'lar, cska'lar, barcelona'lar, italyan takımları temposuz oyunları ile tribünleri sıkarken, efes pilsen aldığı istikrarsız skorlara rağmen göz zevki vermiştir. özellikle malaga, panathinaikos ve rytas maçları hala akıllardadır. tam uyum sorununu aşmışken, amerikalı oyuncularının takımı terk etmesi, blatt'in suçu değildir.
blatt'in gönderilmesi ile efes pilsen, küçülme sürecine girdiğini düşünen sevenlerine bunu iyice hissettirmiştir. umarız 15.10.2007'deki gibi yanılırız. biz 1990'ların ortalarında sınırlı bütçesiyle ve kadrosuyla, sahaya sürecek adam gibi 7. oyuncusunun olmadığı günlerde, efes pilsen'e gönül vererek, basketbolu sevmiş ve oynamaya başlamış bir kuşağız. efes pilsen'in yenilmesi değil ama zihniyetini değiştirmesi bizi yıkabilir.
son olarak, 2008 yılını kaybetmiş olan, ancak sonrasını kaybetmemesini dilediğimiz basketbol efsanesidir. - fenerbahçeye olan üstüste yenilgi sayısı bugün itibarıyla 10 maça yükselmiş olan takım 10-0 oldu durum. (bkz:öyleydi değilmi) (bkz:hala çizilmedimi karizmanız)
- 2008-2009 sezonunda euroleague'de d grubunda; cska moskova, partizan, real madrid, aj milano ve panionios ile karşılacak olan efsane basketbol takımımızdır. başarılar diliyoruz.
- kura sonucunda zor bir gruba düşmüş takımımız. ilk bakışta üç veya dördüncülük mücadelesi verecekmiş gibi gözükse de ergin atamanla yeniden bir hamle yapıp eski günlere dönme şansları var. efes zamanında daha zor gruplardan bile çıkmasını bilmiştir.
- david blatt'e yaptığı ayıbı bu sene euroleague'de final four oynayarak kapatmasını ve bize mantalitesinde bir değişme olmadığını göstermesini beklediğimiz basketbol devi. iyi bir yabancı uzun alınmamış hala. keşke sandro nicevic'i alabilselerdi.
- yaptığı son hamleyle kadrosuna preston shumpert'i de katarak, kendisini sevenleri, izleyenleri mutlu etmiş ve umut vermiştir. son olarak avrupa'da adından saygı ile bahsedilen bir uzunu (bkz:center) kadrosuna dahil etmesini bekliyoruz artık.
- beklediğimiz center transferini 28 ağustos 2008'de gerçekleştirmiş ve barcelona'dan mario kasun'u da, 2008-2009 sezonu öncesinde kadrosuna katmıştır.
- 2008-2009 sezonu hazırlıklarını sürdürdüğü italya'nın bormio kentinde, bugün yapılan hazırlık maçında rusya ligi takımlarından spartak vladivostok'u 96-80 yenmiştir. yeni yabancılardan mario kasun ve preston shumpert 19'ar sayı kaydederken, diğer yabancılarda skorda çift hanelere ulaşmışlar; charles smith 17, bootsy thornton 14 ve michalis kakiouzis 12 sayı bulmuştur.
- milli takıma verdiği türk oyuncular, kerem gönlüm, ender aslan, sinan güler, engin atsür ve barış hersek'in milli takımdaki performanslarına bakarsak, bu sezon takım içinde yabancı ve yerliler arasında kıyasıya bir forma rekabeti yaşanacağını söyleyebiliriz. *
- bir nba takımı ile maç yapan ilk ve şu an için tek takımdır. nba'in davetlisi olarak 2006 yılında abd'ye giden efes, 11 ekim 2006'da denver nuggets ile yaptığı hazırlık maçıyla, bir nba takımıyla karşılaşan ilk türk ekibi oldu. efes, nba'deki ikinci hazırlık maçında 13 ekim 2006'da golden state warriors ile oynadı.
- (bkz:nefes alma efes al)**
- avrupa'daki hayal kırıklığı 2008-2009 sezonunda da devam etmektedir. euroleague'de çıkılan 9 maçta 5 yenilgi alınmıştır. kendi evinde yenilemeyen efes pilsen efsanesi sona ermiştir.
2008-2009 sezonunda efes pilsen'in halihazırdaki kadrosu şu isimlerden oluşmaktadır:
bora hun paçun
sinan güler
engin atsür
ender aslan
mario kasun
kaya peker
predrag drobnjak
kerem gönlüm
bootsy thornton
charles smith
cliff hammonds
cenk akyok
preston shumpert
mustafa abi
miloš vujanic
michalis kakiouzis - avrupa'daki hayal kırıklığı 2008-2009 sezonu için artık sona ermiştir. euroleague'deki son maçında* real madrid'e kaybederek, tarihinde ilk kez top 16'nın dışında kalmıştır. ayrıca real madrid'e deplasmanda ilk kez kaybetmiştir. tüm zamanların en pahalı efes pilsen kadrosu çuvallamıştır. bunda sakatlıkların etkisi olsa da, esas neden hatalı transfer politikası ve efes pilsen sisteminin dışına çıkılmış olmasıdır. efes pilsen=istikrar eşitliği bozulduğu için, efes pilsen efsanesi içine girdiği çöküş sürecinde, hızla dibe doğru gitmektedir.
- çok doğru bir kararı, çok geç alarak, kerem tunçeri'yi kadrosuna katmıştır. 2008-2009 sezonunda en sıkıntılı bölgesi olan, guard pozisyonunu bu şekilde takviye etmiş olsa da, avrupa'ya bu yıl için veda etmiş olduğundan dolayı, doğruyu çok geç gördüğünü söyleyebiliriz, transferden sorumlu kişilerin.
- henry domercant tipinde bir guard-forvet daha bulamamıştır. son şampiyonluğunu domercant ile görmüş, domercant'ı gönderdikten sonra yerine aldığı, drew nicholas ile bu başarıyı yakalayamamıştır. bakalım bu sene bootsy thornton ilaç olabilecek mi.
- an itibariyle 2008-2009 teknosa Türkiye kupası sahibidir.
- tipografik olarak t-shirte "efes pilsen, ah bir pilsen, seni ne çok sevdiğimi" tasarımı yaptırtabilen o en güzel şarışın.
anadolu grubunun sahibi olduğu ürünlerin yalnızca biri.
yeni logosu, yeni ambalajlarıyla günümüz popüler içkisi.
göbek yapma aracı.
her derde derman, acıya son, en terketmeyen sevgili. - 2008-2009 sezonunda beko basketbol ligi playoff serilerinde finale yükselmiştir, rakibi yine muhtemelen fenerbahçe ülker olacaktır.
- 2008-2009 sezonunda beko basketbol ligi'nin şampiyonu olmuştur. finalde karşılaştığı fenerbahçe ülker'i 2-0 geri düştüğü seride, peşpeşe dört maç kazanıp 4-2 ile geçerek kupaya ulaşmıştır.
- 13. şampiyonluğunu 3 şampiyonluk yaşamış fenerbahçe'ye karşı kazanmıştır. baştan iki maç vererek olaya heyecan katmayı da ihmal etmemişlerdir. şu anda kupa merasimi yapılmaktadır.
- şampiyonluk kupasını sevinçle değil, korku ile almış takımdır. 17 haziran 2009 fenerbahçe ülker - efes pilsen beko basketbol ligi final serisi altıncı maçı'nın bitmesiyle birlikte fenerbahçe taraftarı'nın yaşattığı korkuyu, 15-16 sene önce aris taraftarı yunan psikopatlar yaşatmamıştır bu takıma. o meşhur aris maçında, bencin altına saklanmaya çalışan ve korkudan ağlayan 18 yaşındaki ufuk sarıca canlanmıştır gözlerimin önünde, tribünden üzerine atlayan taraftarla cebelleşen kaya peker'i görünce.
- şişe tasarımlarını değiştirmiş ve iyi bok yemiş olan kurumdur, şirkettir. o kadar boktan şişeler yapmışlardır ki insanın bira alası gelmemektedir. ama tabi öğrenci milleti mecbur talim etmektedir. *.
- 2009-2010 euroleague ilk turunda b grubunda yer alacaktır. rakipleri biri dışında belli olmuştur:
-olympiacos*
-partizan*
-unicaja malaga*
-lietuvos rytas*
-son takım ise ön eleme turları sonucunda belli olacak. entente orleanaise loiret*-spirou basket* ve benetton*-bk ventspils* eşleşmelerinin galibi, efes pilsen'in bir diğer rakibi olacak. - 1996 yılında koraç kupası'nı kazanan kadrosu şöyleydi:
1996 yılında aldı. o zamanki kadrosu şöyle idi:
-petar naumoski-pg
-conrad mcrae-pf
-ufuk sarıca-sg
-volkan aydın-sf
-tamer oyguç-c
-mirsad türkcan-pf
-murat evliyaoğlu-pg/sg
-Mustafa Kemal bitim-sf/pf
-hüseyin beşok-c
-bora sancar-pg
-alpay öztaş-sf
-erdal bibo-sg
antrenör: aydın örs - 2009-2010 sezonu öncesinde, nba patentli igor rakocevic'ten sonra, yine nba patentli bostjan nachbar'ı da kadrosuna katarak, önümüzdeki sezon hem euroleague'de hem de Türkiye liginde iddialı olduğunu göstermiştir. geçen sezonki kadro tarihin en pahalı efes pilsen kadrosu iken, halihazırdaki kadro onu geride bırakmıştır. umarım yeni bir hayal kırıklığı olmaz.
- 15 ekim 2009 efes pilsen - fenerbahçe ülker basketbol maçı'ndan 81-74 galibiyetle ayrılarak, 2008-2009 sezonu üç kupa kazanarak kapatmıştır. 2008-2009'un hem lig, hem kupa, hem de cumhurbaşkanlığı kupası şampiyonudur.
- malaga sayesinde beklenmedik şekilde kendini son 16'da bulan basketbol takımı.
kadro yapısına baktığımızda; isimler gerçekten kaliteli, bazıları nba deneyimli, bazıları avrupa'da kariyer yapmış oyuncular; ama efes bir takım oyunu sergileyebiliyor mu? cevap: hayır.
santiago, nachbar ununu elemiş eleğini asmış adamlar. son bir iki yılımızı avrupa'da geçirip para kazanalım derdindeler. rakocevic hiçbir zaman beğendiğim bir oyun kurucu olamadı, istatistiklerin onun lehine olması bir şey değiştirmiyor gözümde. sırp milli takımının güç kaybettiği dönemlerde sivrilmeye başladı. djordjevicler, bodirogalar, danilovicler döneminde esamesi okunmayan bir adamdı. schumpert sadece dış şuta endekslenmiş görünüyor. kasun bitiricilikten çok uzak. charles smith bir parlayıp bir sönüyor. bu durumda efes'in yükü kerem ve kaya'nın omuzlarına kalmış görünüyor.
kadro her yerinden yamalanmış vaziyette. bu kadar yabancı oyuncu oynatmanın hiçbir getirisi yok. hepsi çıkıp 5-10 dakikalığına kendi repliğini okuma derdinde. sürekli bir ilk beş ve sağlam iki yedekle çok daha iyisi yapılabilir. Türkiye ligindeki rekabet eksikliği bahane ediliyor; ama bu lig son yıllarda hep böyleydi, yeni bir durum değil. son yılların en kötü olympiakosuna kaybettiler ve daha kötüsü bir karakter ortaya koyamadılar.
şifresiz yayınla eski salon atmosferini yakalamaya çalıştılar ama o günlerden bu yana Türkiye'de basketbola bakış çok şey yitirdi. artık sadece uluslararası turnuvalarda medyanın ciddiye aldığı bir spor dalı var karşımızda. yalnız bu değil, efes takım ruhu da hırsını, kararlılığını yitirmiş görünüyor.
4. torbadan girdiği en iyi 16'da çok şans tanımıyorum kendilerine. yine de bekleyelim, görelim. - 2009-2010 sezonunda, bir kez daha hayal kırıklığı yaratmıştır. elbette Türkiye ligleri henüz bitmedi, hala ligin şampiyonu olma ihtimali var ki, en büyük favori kendisi zaten. bununla birlikte, efes pilsen Türkiye'nin avrupa'ya dönük yüzlerinden biri olduğu için, Türkiye'de sportif manada ne halt yediği pek önemli değildir basketbolseverler açısından. kaldıki Türkiye liglerinde sezonun ilk kupası olan "Türkiye kupası"ndan da elenmiş bulunmakta kendisi.
kendimizce, "neden başarılı olamadı/olamıyor?" sorusuna cevap vermek demeyelim de, yorum yapmaya çalışalım:
eldeki kadro gerçekten çok deneyimli isimlerden oluşuyor. üstelik çok da pahalı. şu anda çeyrek final oynayan takımlardan, maccabi, partizan, caja laboral, prokom gibi ekiplerin bütçesi, efes'in bütçesine yanaşamaz bile. siena, malaga, kaunas, rytas gibi takımlar efes ve fenerbahçe'nin 1/5'i bütçesi ile kurulmuş ekipler. ne dedik, efes'in kadrosunda iyi adamlar var ve efes'te para var. o zaman nedir bu hal?
öncelikle, efes pilsen geçen sezonda içine düştüğü yanlışlığı, bu sezona taşıdı. adamakıllı bir 4 numarası olmadığı için, dört kısa, bir uzunlu bir sistemle mücadele etmeye çalıştı. zira iki pivotla çıkmak, hücumdan savunmaya dönüşlerde büyük sıkıntılara neden olabiliyordu. haliyle seyrettiğimiz, neredeyse bütün maçlarda efes pota altı savunmasında, hücumunda ve ribauntlarda sıkıntılar yaşadı. "çemberi ısıran" bir 4 numarası olmadığı için her maç bu sıkıntıyı yaşadı. varolan uzunların, ribauntçu ya da ribauntta girişken tipler olmaması ise efes'in başına başka iki sorun açtı: fast break atamamak ve fast break'ten kolay sayılar yemek. hücumda, ribaundu alamasa da, ribaundu alan rakip oyuncuya, topu kolay elde edememesi için zorluk çıkaran uzunlar efes'te olmadığı için, rakipler savunmadan, hücuma çok kolay döndüler.
efes'in çok kısalı sisteminin meyvesi ise elbette dış şutlar oldu. zaten ergin ataman da, üçlükle sayı bulmayı seven bir koçtur. top pota altına inmediği için, efes pilsen rakip takımların savunmasını zorlayıp, onlara faul yaptırmak gibi, sonucu faul çizgisinden beleş sayı olacak bir imkanı da yeterince değerlendiremedi. efes'in üç sayı bombardımanına dayalı sisteminin işlediği tek maç, deplasmandaki olympiacos maçı oldu. bu maçta efes gerçekten "deli gibi" üçlük soktu. ancak, hızlı hücum kesmedeki başarısızlığı, pota altında yardımlaşmayı organize edecek 4 numarası ya da uzunu olmadığı için, savunmada çuvalladı. zira olympiacos bourousis, scortsianidis, kleiza gibi uzunlarıyla efes pota altını tarumar etti. 90 sayı attığı maçı, 105 sayı yiyerek kaybetti efes.
dedik ki, kadroda çok iyi oyuncular var. evet öyle. hepsi tecrübeli ve yıldız isimler. ama aynı pozisyondaki yıldız isimler bunlar. bir takımın başarılı olması için bir zidane ve yanında işini bilen oyuncuları mı, yoksa 11 tane zidane'ı mı tercih edersiniz? efes bu hatayı da yaptı. iki ve üç numaralı pozisyonları smith, schumpert, nachbar, thornton, sinan, rakocevic gibi; hepsi birbirinden değerli oyuncularla doldurup, taşırırken; kerem gönlüm'ün de cezası dolasıyla yer alamayacağı 4 numaraya tek oyuncu bir almadı. oyun kurucu mevkisinde güvenilebilir tek isim kerem tunçeri ile başlansa da, kerem'in kronik kendine güven sorunu yaşamaya başlaması ve sıkışıldığında oyun kurucu oynaması beklenen rakocevic'in çok kötü oynaması ile, bu mevkiye alelacele popovic alınmış, ama o da ilaç olamamıştır. ender aslan'dan bahsetmiyorum bile. onun çapı zaten bu kadar. böylece efes, dünyanın parasını harcayarak, bir "kadro zaafiyeti" oluşturmuştur.
bunlara rağmen, efes'in pota altında, savunmada olmasa da, hücumda iyi işler çıkarabilecek bir kalitede olduğunu söylemek mümkün. zira efes kazandığı tüm maçları, pota altına topu inatla indirerek kazandı. mesela bir siena maçının kahramanı kasun'du, mesela rytas'ı bitiren 17 dakikalık performansı ile santiago oldu. kadro zaafiyetine rağmen, efes pota altına top indirmeyi, üç sallamaya tercih etseydi, şuan da final 4'u zorluyor olacaktı. ancak, ya oyuncular topu pota altına indirmeyi beceremediler, ya da üç sallamayı tercih ettiler. zaten kerem tunçeri, oyun kurucu olarak, uzunlarla iyi bir iletişim kuramadı. kenar yönetimin de buna müdahale ettiğini söylememiz zor.
efes, kısalarına güvenerek yoluna devam etti diyebiliriz, ki bu kısalar da gerçekten hem savunmada, hem hücumda yetenekli isimlerdi. ancak, kenar yönetim hepsine süre vermek isteyince, her birinin oynadığı toplam süreler azaldı. mesela çok uzun süreler almaya alışmış rakocevic, bu oyuncu kalabalığı içinde kayboldu gitti. iki şut kaçırınca, kenara alınması ondan faydalanılmasını imkansız hale getirirken, o da iki şut kaçırırsam kenara alınacağım psikolojisi ile sahaya her daim tedirgin girdi. geçen sezon efes'e şampiyonluğu mükemmel savunması, soğukkanlılığı ve paylaşımcılığı ile getiren thornton da, bu kalabalık içinde kayboldu gitti. aslında iyi süreler aldı, ancak efes hücumlarının paylaşımcı değil, kaotik olması onun oyununu göstermesine engel oldu. diğer taraftan geçen sezonu dinamo moskova'da maç başına 17 sayı 7 ribaund gibi harika yüzdelerle tamamlayan nachbar'dan da faydalanılamadı. bunun nedeni, nachbar'ın istanbul'a para için gelmiş, emekli zihniyetli bir adam olması değildi elbette. çok iyi bir 3 numara olmasına karşın, ısrarla 4 numarada denenmesiydi. ince ve güçsüz kaldığı 4 numarada, paylaşımcı olmayan hücumunda etkisiyle başarılı olamadı. milli takımımıza karşı slovenya forması ile çıktığı maçı hatırlayacak olursak: bu maçta o 3 numaradayken milli takımımız 19 sayıyla gerideydi, o dört numaraya geçtikten sonra milli takımımız farkı kapatmış ve maçı almıştı. yani sevmediği ve sevmediğini söylediği bir pozisyonda, bir sezon oynamak zorunda kaldı. zaten sezon başında real madrid'in de 3 numara olarak kendisine talip olmuş olması, onu olumsuz etkilemişti. hücumda kendini gösteremeyince, iş savunmaya kaldıki, üç numara savunmasında charles smith ile rekabet edemezdi. smith, avrupa sezonunu iyi savunma yaparak bitirdi diyebiliriz. istatistiklere baktığımızda, takımın uzunları kadar ribaund aldığını görüyoruz. ancak genelde kendisinden kalıplı üç numaraları savunmak zorunda kalması, onu hem maç içinde, hem sezon içinde yıprattı. zaten bir parlayıp bir sönmesi de bu yüzdendi. fiziği kuvvetli üç numaraları savunduğu maçlarda, yaşına da bağlı olarak, hücumda yetersiz kaldı. oyun kurucular ise efes açısından felaketti. kerem tunçeri'nin akılda kalan yegane performansı, istanbul'daki olympiacos maçı olurken, ender arslan'ın bir kaç maç dışında döküldüğünü gördük. popovic ise takıma uyum sağlayamadan, avrupa defteri kapandı. uzunlardan santiago, eğer doğru yerlerde pası alırsa, rakip pota altını çaresiz bırakacağını rytas maçında gösterdi. zaten adamakıllı pas alabildiği tek maçta o oldu. kenardan geldi, geride olan takımını 17 dakika içinde 10 sayı farkla öne geçirdi, efes öne geçer geçmez, elbette ona pas atmak unutuldu. eğer efes sistemi pivot üzerinden oynamaya dayalı olsaydı, santiago efes'e hücumda büyük katkı sağlayacaktı; elbette savunmada ondan blok dışında birşey beklememek kaydıyla. diğer uzun kasun ise, pota altında boğuşmayı seven bir adam olmadığı için, ona tiplik pozisyonlar ve smaç pozisyonları hazırlamak gerekiyordu ki, efes'in içeri penetre etmekten ziyade, üçlük atmayı öngören oyun anlayışı buna olanak sağlamadı. kasun sırtı dönük oynamaktan ziyade, kısaların uzunları üzerine çekip kendisine küçük bir boşluk yaratmasıyla büyük smaçlar basmayı bilen bir oyuncu. efes bunu maccabi ve siena'ya karşı yapabildi, ki kasun da o maçların en iyi oyuncusu seçildi. kaya peker'in müzmin istikrarsızlığı ve ermal kuqo'nun geçen sezon ispanya'da basketbolu unutmuş olması, türk uzunların katkısını olumsuz etkilemiştir. yine de kaya, iyi maçlar çıkarmıştır diğer uzunlarla kıyaslanınca. kerem gönlüm ise, yaptığı büyük hata ile efes pilsen kenar yönetiminin tüm planlarını altüst etmiştir. bir yerde, 4 kısa 1 uzunlu sistem, kerem gönlüm'ün yüzündendir.
dikkat ettiyseniz sinan güler'den bahsetmedim bile. zira efes için bu sezonki en büyük kayıp sinan'dır. böyle bir yetenek, kadrodaki avrupa'da nam yapmış adamların bolluğundan ötürü, euroleague'de sezonu bençten havlu sallayarak geçirmiştir. ergin ataman ise takımı yönetememiştir. hem taktik olarak, hem de disiplin açısından başarısızdır. kavga edip, kadro dışı bıraktığını açıkladığı rakocevic'i, bu açıklamasından 2 gün sonra fenerbahçe'ye karşı ilk beşte başlatması ile, engin özerhun ile arasında bir sorun olduğu izlenimi uyanmıştır.
işte, kendi izlenimlerime göre efes'in 2009-2010 avrupa kritiği. - tütün ve alkol piyasası düzenleme kurumu'nun (tapdk) hazırladığı taslakla, geleceği tartışmalı hale gelmiş basketbol takımıdır. tütün ve alkol piyasasına yeni düzen getiren taslaktaki en önemli düzenlemelerden birini spor kulüplerinin durumu oluşturuyor. özellikle efes pilsen basketbol kulübü'nü yakından ilgilendiren bu düzenleme ile alkollü içki markalarının spor kulüplerine isim olarak verilmesi engelleniyor. ismin değiştirilmesi için de 1 yıllık süre veriliyor.
efes pilsen spor kulübü, tapdk tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı ile ilgili bir açıklama yaparak, taslak öngörülen biçimde yürürlüğe girerse kulübün varlığını sürdürmesinin imkansız hale geleceğini ve efes pilsen spor kulübü'nün kapanacağını bildirdi.
kaynak:ntvmsnbc
efes pilsen cephesinden gelen açıklama ise şöyle:
"bildiğimiz kadarıyla yönetmelik taslağı alkollü içecek firmalarının spor dahil olmak üzere sponsorluk yapmasını yasaklıyor ve efes pilsen spor kulübü'nün bu adı taşıyamayacağını öngörüyor. taslak bu biçimde yürürlüğe girerse efes pilsen spor kulübü'nün varlığını sürdürmesi imkansız hale gelecek ve efes pilsen spor kulübü kapanacaktır.
söz konusu yönetmelik taslağının yürürlüğe girmesi durumunda ayrıca gençlik ve spor genel müdürlüğü ile kulübümüz arasında ortaklaşa düzenlenen, yurt çapında 31 ilde 15 bin gence eğitim verilen efes pilsen basketbol okulları da kapatılmak zorunda kalınacaktır.
ayrıca bilinmelidir ki dernekler kanunu'na ve gençlik ve spor genel müdürlüğü'nün ilgili mevzuatına göre spor kulüpleri hakkında, karar verme, kurallar koyma, düzenlemeler yapma yetkisi bu konuda bilgi ve birikimi olan içişleri bakanlığı ile gençlik ve spor genel müdürlüğü'ne aittir.
spor kulübümüz 34 yıldan bu yana türk basketbolunun gelişimine yaptığı katkıların yanı sıra markasını türk patent enstitüsü'nde de tescil ettirerek tanınan ve bilinen bir marka olduğunu da ortaya koymuştur. ayrıca markamız toplum tarafından da spor kulübü olarak kabul görmekte ve bu niteliği ile bilinmektedir. efes pilsen, ülkemizde basketbol denilince sporseverlerin aklına ilk gelen kurumdur.
bu nedenle kanuni bir dayanağı olmayan ve gençlik ve spor genel müdürlüğü'nün görev ve yetki alanında bulunan spor kulüpleri ile ilgili bir düzenlemenin tütün ve alkol piyasası düzenleme kurumunca yapılmasının uygun olmadığı kanaatindeyiz.
dünyada da tamamı bira ya da diğer alkollü içecek firmaları tarafından sponsorluk yoluyla desteklenen çok sayıda spor kulübü ve sportif faaliyet mevcuttur.
tütün ve alkol piyasası düzenleme kurumu tarafından hazırlanan yönetmelik taslağının bahse konu olan düzenlemeler arasında kuruluşundan işleyişine kadar, dernekler kanunu, gsgm mevzuatı ile tbf kural ve düzenlemelerine göre faaliyet gösteren spor kulübümüzün isminin alkollü içki markasını çağrıştırması nedeniyle kaldırılmasına dair maddenin hukuki dayanağının olmadığı kanaatindeyiz.
avrupa komisyonu'nun “the european model of sport ” (avrupa spor modeli) ile ilgili olarak hazırladığı üye ülkelere tavsiye niteliğindeki raporunda da sporun geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, halk sağlığı ve sosyal kültürel fonksiyonlarının bir bütün halinde ele alınması ifade edilmektedir. anayasamızın sporun ve sporcuların geliştirilmesine ve desteklenmesine dair ilgili düzenlemesinin de bu kapsamda olduğuna inanmaktayız.
spor kulübümüz yukarıda belirtilen yasal çerçevede uzun yıllardan beri faaliyet göstermekte, kazandığı başarılar ile dünyada ve avrupa'da tanınan, türk basketbolunun tanınmasına önemli katkıları olan çok saygın bir konuma sahiptir.
40 yıla yakın bir zamandan bu yana önceliği hiçbir zaman ticari gaye olmayan kulübümüzün, bahse konu yönetmelik maddesi ile isminin değiştirilmesi, öncelikle akdedilen büyük bütçeli sponsorluk sözleşmelerinin sona erdirilmesine olduğu kadar, aktif olarak üyesi bulunduğumuz uluslararası organizasyonlara (uleb) olan taahhüt ve yükümlülüklerimizin de yerine getirilememesine neden olacaktır. bu durum spor kulübümüz açısından telafisi imkânsız maddi zararların yanında, ülkemiz ve ülkemiz basketbolu adına büyük bir itibar kaybı yaratacaktır.
dünyada ve avrupa'da belirgin bir tanınırlığı olan spor kulübümüzün adından ve markasından vazgeçilmesini getirecek olan ilgili yönetmelik taslağı hükmünün hukukun genel ilkelerine aykırı olduğuna ve herhangi bir kamu yararı da içermediğine inanıyoruz.
bu nedenlerle tapdk tarafından hazırlanan yönetmelik taslağının yeniden gözden geçirilmesini temenni ediyoruz.
efes pilsen spor kulübü'nün kısa tarihçesi:
hatırlanacağı gibi efes pilsen spor kulübü 1976'da ülke sporunun gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş ve basketbolda şimdiye kadar hiçbir türk takımının gerçekleştiremediği başarılara imza atmıştır. 1996 yılında kazandığı avrupa koraç kupası ile türk spor tarihinde ilk kez bir avrupa kupası kazanan basketbol takımı olma unvanını alan efes pilsen spor kulübü, 13 kez Türkiye şampiyonluğu, 8 kez cumhurbaşkanlığı kupası, 9 kere de Türkiye kupası kazanmış, Türkiye'yi yurt dışında defalarca başarıyla temsil etmiştir.
1992 yılında avrupa'nın bir numaralı kupası olan avrupa şampiyonlar ligi final four'unu istanbul abdi ipekçi spor salonu'nda organize eden efes pilsen 1995 yılında da avrupa'nın bir başka önemli kupası olan avrupa kupası finalini türk basketbolseverlerin aynı salonda izlemesine olanak sağlamıştır.
2006 yılında nba ve euroleague'nin davetlisi olarak birleşik amerika'ya giden ve iki maç oynayan efes pilsen, bir yıl sonra da bir nba takımını istanbul'da konuk etmiş ve abdi ipekçi spor salonu'nda yıllarca unutulmayacak bir atmosferde minnesota timberwolves ile karşılaşarak bu alanda da türk basketbolunda bir ilke imza atmıştır.
türk basketboluna yeni yetenekler kazandırmak amacıyla alt yapı çalışmalarına çok büyük önem veren efes pilsen'den yetişmiş bir çok oyuncu milli takımlarda yer almaktadır. ülkemizden nba'e giden oyuncuların neredeyse tamamı efes pilsen'de yetişmiştir. basketbol liglerinde yer alan takımların hemen hemen tümünde efes pilsen alt yapısından yetişmiş en az bir oyuncu bulunmaktadır.
2009-2010 sezonunda efes pilsen alt yapısında yüzlerce sporcu yer almaktadır. efes pilsen alt yapı takımları üç altyapı kategorisinde de Türkiye şampiyonaları'nın final grubuna her yıl olduğu gibi bu yıl da katılma hakkını elde etmiştir ve yine şampiyonluk hedefi ile mücadele vermektedir. efes pilsen, geçen sezon üç kategorinin birinde Türkiye şampiyonu olmuş ve birinde de final oynama başarısını göstermiştir.
efes pilsen basketbol kulübü'nün gençlik ve spor genel müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlediği basketbol okulları, 31 ilde 33 merkezde yaklaşık 15 bin gence ücretsiz basketbol eğitimi vermektedir. “efes ile ilk adım” adı verilen bu proje kapsamında birçok ilimizde basketbol okulları açılmış, malzeme ve eğitici desteği verilerek çok sayıda sporcunun yetiştirilmesi ve çocuklarımızın fiziki, sosyal gelişim kazanmaları sağlanmıştır. bu faaliyetler halen yoğun bir biçimde sürmektedir.
efes pilsen spor kulübü, varlığını sürdürebildiği son güne kadar türk sporuna katkıda bulunmaya devam edecektir."
kaynak: efesbasket.org
tapdk'nın söz konusu taslağı, ilgili kamu kuruluşlarıyla, sivil toplum örgütlerinden gelecek görüşler doğrultusunda yeniden kurul'da ele alacağı ve daha sonra son şeklini vererek başbakanlığa gönderilecek. umarım efes pilsen'in durumu gözardı edilmez. - tütün ve alkol piyasası düzenleme kurumu (tapdk) başkanı mehmet küçük, taslakta alkollü içki markalarının spor kulüplerine isim olarak verilememesini içeren hükümden mevcut kulüplerin muaf tutulması talepleriyle ilgili de şu değerlendirmeyi yapmıştır:
"taslakta böyle bir muafiyet yok. ancak taslakla ilgili süreçte kurulumuz gelen görüşleri değerlendirecek. ama dünyada böyle bir örnek yok. diğer ülkelerde de bu alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlar var. arkadaşlarımız, dünyadaki uygulamaları epey bir taradı. ancak alkollü içki firmalarının isimleri bu tür spor faaliyetlerinde kullanılmıyor."
anlaşılan odur ki, efes pilsen basketbol takımının kalemi kırılmıştır. başkan "dünyada böyle" dedikten sonra, bize de fazla umutlu olmamak kalıyor. artık top efes pilsen yöneticilerinde. yani bize, yeni bir isim ve logo ile devam etme kararı almalarını umut etmek kalıyor. - beko basketbol ligi 2009-2010 final serisi 6. ve son maçında fenerbahçe ülkere yenilerek şampiyonluğa ve belki de bir kulüp olmaya veda eden takımdır. belki de kaybetmesinin sebeplerinden biri kapatılacak olmasıdır kim bilir?
- 2009-2010 sezonunun hem avrupa'da, hem Türkiye'de tam bir hayal kırıklığı olmasının faturasını, son yıllarda alışkanlık haline getirdiği üzere, koça kesmiş ve ergin ataman ile yeni sezon öncesinde sözleşme yenilememiştir. şayet basketbol kulübü yeni sezon öncesinde kapatılmazsa, başında ataman olmayacaktır. koç adayı olarak, erman kunter ile görüşmeler yapıldığı söylenmektedir.
- bir zamanlar,petar naumoski, vasili karasev ,ufuk sarıca ,volkan aydın ,tamer oyguç ,murat evliyaoğlu gibi yıldızların oynadığı ve o günleri mumla aratan basketbol takımı.
- 2009-2010 sezonunda yaşadığı hayal kırıklığından sonra, 2010-2011 sezonu öncesinde çok agresif bir transfer politikası sürdürmektedir. yıllardır sıkıntı çektiği guard mevkisini, avrupa'nın en iyisi olarak gösterilen terrell mcintyre ile takviye etmek istemekte, yerli uzun için fenerbahçe ülker'den oğuz savaş ile anlaşmaya çalışmaktadır. bu iki isim de, efes'e katkı sağlayacaktır. mcintyre otuzu çoktan devirmiş olmasaydı, daha farklı şeyler de yazabilirdik elbette.
bununla birlikte, efes pilsen 2010-2011 sezonunda takımı koç olarak, hırvatların efsane oyuncularından velimir perasović'e emanet etmiştir ki, bu kocaman bir soru işaretidir. biz ettore messina yada o klasmanda bir koç beklerken, efes tercihini koçluk geçmişi başarılarla dolu olan değil, "gelecek vaad eden" bir koçtan yana kullanmıştır. - 2010-2011 sezonunda, euroleague d grubunda mücadele edecektir. gruptaki rakipleri şunlardır:
cska moskova
panathinaikos
power electronic valencia
armani jeans milano
union olimpija ljubljana - menajer engin özerhun, lawrence roberts transferi ile yabancı oyuncu transferini kapattıklarını söylemiştir. geçtiğimiz iki yılın tantanalı transferlerinden sonra, 2010-2011 sezonu öncesi transfer süreci çok sönük geçmiştir.

